Yavaş yavaş yazın sonuna geliyorduk. Haliyle adadaki kalabalık azalmış ve adayı gerçek sakinlerine bırakmaya başlamıştı. Efe'nin yanıma gelişinin üzerinden ise neredeyse iki hafta geçmişti. İkimiz de ilk günkü konuşmanın ardından bir daha geri dönüş üzerine konuşmamış ve adanın gerçek sakiniymiş gibi buradaki yaşama yavaş yavaş ayak uydurmaya başlamıştık. Bana kalırsa, onunla burada bir hayat kurmak isterdim. Ama biliyordum ki Hüseyin Gedikli'nin bu gidişata el atması uzun sürmeyecekti. Neredeyse evimin tamamı kadar olan verandayı yıkıyordum şimdi. Çiftlikteki evin küçük balkonunu yıkadığım günler aklıma geldi. Zaten son zamanlarda Urla'daki anılar tek tek başıma üşüşüyor ve burnumun direğinde keskin bir sızı bırakıyordu. Urla'ya dönsem bile çiftliğe hiçbir şey olmamış gibi girmem olanak

