Peyton'dan Bir haftadan fazla süredir hücre gibi bir yerde tutuluyorum. O pislik yanıma günde iki kez uğruyor yemekleri mi yediğime emin olmak için. İlk günler yemek yemediğim için başımda nöbet tutmaya başlamıştı. Onu görünce sadece nefret duyuyorum, elimden gelse onu boğazlarım o kadar nefret doluyum. Nolan öldü mü yoksa yaşıyor mu haberim yok. Öldüğüne inanmıyorum, yada inanmak istemiyorum. Yine kapı kurcalanınca sinirli bir soluk bıraktım. Çöktüğüm tek kişilik yatağın dibinden hiç kıpırdamadım. İçeriye girdi, bana yaklaştı. "Ne zaman depresyondan çıkacaksın? Sıkılmadın mı?" "Sen geberince çıkacağım" "Fazla hayal kurmanı önermem. Bana çok şey borçlusun, senin yüzünden bacağımın üzerinde yürüyemiyorum" Koltuk değneği ile geziyordu pislik. "Keşke bıçağı bacağına sokmak yerine

