Keyifli okumalar dilerim... Sabah saatlerinde Haşim Ağa davul zurnacıyla anlaştı. Artık dünürü öleli üç günü geçmişti. Durması için yeteri kadar zaman geçmişti. Şimdi durma zamanı değil; coşma zamanıydı. Sultan Hanım oğlunu engellemedi. Ama kızmaktan da geri durmadı. "Yavrum kem göz değer! Mezarda yatanların yarısı ecelinden, yarısı gözden yatar derler bilmez misin sen!?" Haşim Ağa aklına koymuştu bir kere. Zaten faydasız Cemil zamansız ölmüş, hevesini kursağında bırakmıştı! "Bir şey olmaz ana! Bizim içimiz temiz! Gözü olanın gözü çıksın da, götüne girsin inşallah ne diyeyim daha! Bu yaşta baba olacam, davul zurna çaldırmazsam, gözüm açık giderim haa!" Sultan Hanım sabır çekip oğluna baktı. "O zaman Hoca efendi de gelsin, dua etsin yemek dağıtılırken!" Haşim ağa anasını demeden çağı

