Keyifli okumalar dilerim... Mehmet sabah gözlerini açtığında kapı dövülüyordu. Tüm gece sinirden evin içinde dört dönmüş, sonunda salondaki koltuğun üstünde uyuyakalmıştı. Dimyata pirince giderken, evdeki bulgurdan olmuştu. Artık ne koynuna girip sapık isteklerini yerine getirecek bir karısı vardı. Ne de her işini gören, önünde bir hizmetçi gibi dört dönen anası vardı. Cevriye de kafese girecekken kaçan bir kuş gibi uçup gitmiş, yetmezmiş gibi de başka bir kafese girmişti... Neyse ki dolapta yemek vardı da, gece onu yiyip yatmıştı. Yoksa açlıktan bayılmak üzereydi. Karnı doyunca sorunları yeniden hortlamış, öfkeden kudurmuştu. Gözlerini açtığında göz kapağı acıdı. Kapı hala dövülmeye devam ederken, başı zonklamaya başladı. Lanet kapı! "Patlama geliyoooommm!" diyerek duvara asılı pas

