4.Bölüm

1750 Words

Zile basmamla, sanki kapıda beni bekliyormuş gibi, hızla açtı kapıyı Sibel. Ağlamam durmuştu ama yüzümün, gözümün şiştiğine emindim. "Zuhal, bu halin ne senin? Hemen gir içeri!" İçeri girerken, biraz utanç hissettim. Kızın başka derdi yokmuş gibi sürekli benimle uğraşmasına neden oluyordum. İç çektim. "Kusura bakma ne olur Sibel. Seni yine rahatsız ediyorum. Ama aklıma başka kimse gelmedi." "Ben gelsem sen kapını açmayacak mısın?" "Olur mu öyle şey? Başımın üstünde yerin var, her zaman." "O zaman kusura bakacağım bir şey yok. Hadi sen otur. Ben de papatya çayı yapayım sana. Biraz rahatlatır." "Teşekkürler." Gülümseyerek içeri gitti. Çok sürmeden elinde iki kupayla birlikte geldi. Bitki çaylarının tatlı kokusu şimdiden rahatlatmaya başlamıştı beni. "Anlat bakalım şimdi. Neler oldu?

Free reading for new users
Scan code to download app
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Writer
  • chap_listContents
  • likeADD