Derin bir nefes alarak sakin kalmaya çalıştım. Ne yapmış, ne etmiş kendisini bir kahve içmeye davet ettirmişti işte! Yiğit ise yapabileceği en iyi şeyi yapmış, işleri olduğunu söyleyerek kendisini çalışma odasına kapatmıştı. Birde gözümün önünde, hayran hayran sevgilime bakarak yaptığı saygısızlığı çekemeyecektim çünkü. "Eee canım, sen evine geçmeyi düşünmüyor musun?" İrkilerek yüzüne baktım! Beni, kendi sevgilimin evinden mi kovuyordu? "Pardon?" "Yani... Rahat edebiliyor musun diye düşündüm de... Sonuçta, kendi evin ve düzenin var değil mi?" "Yiğit'in olduğu her yerde rahat ederim ben. Merak etme." "Ne güzel! Yiğit'in şu meşhur motor gezilerine de rahat rahat katılıyorsundur o zaman. Ay ben hiç yapamazdım... Günlerce, saatlerce bir motorun üstünde, ucuz otellerde filan... Hiç benli

