Yiğit* Saat, öğleden sonra iki buçuğa yaklaşırken ben Ağır Ceza Mahkemesi kaleminde oturmuş, sıramı beklerken, katip arkadaşlarla çay içiyordum. Aslında pek önemli bir duruşma değildi. Hatta taraflar bile bu celseye gelmeye tenezzül etmemişlerdi. Ancak boş vaktim vardı ve ofise gitmek istemiyordum. Akşam güzel sevgilime bir sürpriz yapasım vardı ve adliyeden, ajansa geçmek çok daha kolay olacaktı. Eren Bey'i yolcu edeli iki hafta kadar oluyordu. Gitmeden, son anda buzları eritmiş ve kız kardeşinin üzülmesini istemediğini, biraz tehditkar, biraz kibarca, biraz da şaka yolla bir şekilde ifade etmişti. Zuhal hayatımda olduğu müddetçe, tek amacım onu mutlu etmek olacaktı zaten. Zira kendisi mutlu olmayan bir insanın karşısındakini mutlu edemeyeceğini, tecrübelerim, çok net bir şekilde öğretmi

