Toprak kaşlarını çatmış , elleri belinde biraz da sinirle Eylül'den gelecek cevabı bekliyordu. Gerçekten haftalardır hasretini çektiği kadına şimdi sinirleniyor muydu? Eylül gözlerini Toprak'ın gözlerine kilitledi. Ağzından tek bir kelime çıktı. "Topraak" Toprak daha da ciddileşip. Onaylarcasına başını salladı. Evet dinliyorum demekti bu. "Toprak. Ben çok açım ya. İlk önce yemek yesek. Sonra konuşsak." Eylül annesine yalvaran bir çocuk gibi. Toprak'ın koluna girmiş. Başını biraz eğmiş. Gözlerini kırpıştırıyordu. Ve yine yine o bakış. Bu bakış Toprak'a neler yaptırmaz ki. Toprak'ın gergin suratı yerini belli belirsiz bir gülümsemeye bıraktı. 'Çok tatlı lann. Çok tatlı oğlum' diye geçirdi içinden. 'Ulan bi kız koluma girmiş. Burnunu çeke çeke , gözlerini kırpa kırpa bende

