Somurtarak yeniden bir bakış attı Eylül çardağa doğru. Toprak elindeki kitaba pür dikkat odaklanmış başını bile kaldırmıyordu. Sonra gözleri hemen çardağın yanına, kilim sermiş evcilik oynayan kızlara kaydı. Başka yer yokmuş gibi gelip burada oynuyorlardı. Onların binasında da vardı aynı çardaktan. Niye oraya gitmiyorlardı ki? Bir de elbise giyip saçlarını da yapmışlardı. Hıh! Eylül'ün az önce diz kapağını yırttığı pantolonu daha güzledi bir kere. Bozulan morali ile onlardan çekti bakışlarını. Az ilerisinde yeni attığı golün sevincini yaşayan Melih abisine baktı. Kendisine defansı bırakmışlardı. "Ben oynamıycam artık!" diye bağırdı ortaya. Herkes bir isyan nidası çıkartırken oğlanların biri gelip Eylül'ün önüne dikildi. "Mızıkçılık yapma oğlum!" dedi kaşlarını çatarak. Elini terli sa

