Adar: Ve sonunda o gün geldi. Dilan mezuniyet cübbesinin içinde öyle güzel görünüyordu ki… Sanki aylardır tanıdığım o deli dolu kız, bir anda büyümüş ve gözümün önünde hayatımın kadınına dönüşmüştü. Sahneye çıkışını izlerken ellerim buz kesti. Kalbim göğsümden fırlayacak gibiydi. “Sakin ol Adar,” dedim kendime. “Sen dağ gibi adamdın, ne bu titreme?” Ama faydası olmadı. Dizlerim titrese bile, yüzüğün kutusu ellerimde sağlamdı. Tören bitti. Kutlamalar başladı. Her şey planladığımız gibi gidiyordu. Kardelen yengem, tüm detaylarla ilgilenmişti. Küçük bahçe süslenmiş, ışıklar yakılmış, arkadaşlarımız sessizce yerlerini almıştı. Ve Dilan hiçbir şeyden habersiz, kalabalığın arasında fotoğraf çektiriyordu. Kardelen yenge (gülümseyerek yanıma yanaştı): “Hazır mısın damat bey?” Adar: “Hazı

