Sabah, İstanbul'a pırıl pırıl bir güneşle uyandı. Boğaz'ın suları cam gibi parlıyor, martılar neşeyle çığlık atıyordu. Sanki şehir, uzun süren karanlık günlerin ardından yeniden doğmuştu. Arda, gözlerini açtığında Leyla'yı yanında buldu. Uyuyordu, yüzü huzurluydu, dudaklarında hafif bir gülümseme vardı. Saçları dağılmış, yastığa yayılmıştı. Arda, bir an onu izledi, nefes alışını, göğsünün inip kalkışını... İçini tarifsiz bir huzur kapladı. Onu kurtarabildiği için, ona kavuşabildiği için şükrediyordu. Leyla, gözlerini açtı, Arda'ya baktı. Gülümsedi, uykulu gözlerle. "Günaydın," dedi, sesi hâlâ uyku mahmuru. Arda, ona sarıldı, sımsıkı. "Günaydın aşkım. İyi uyudun mu?" Leyla, başını göğsüne yasladı, Arda'nın kalp atışlarını dinledi. "Senin yanında hep iyi uyuyorum. Güvende hissediyorum ke

