Defne tavla oynadıktan sonra yatmaya gittiğinde o gece kabus görmedi. Ben duymadım en azından. Daha sık sosyal hayata karışmalıydı. Uzman değildim; ama tecrübe etmiştim. Sabah ilk iş yine ona bakıp Kemal ve Mustafa gelir gelmez de evden çıkıp en yakın polis karakoluna geldim. Herkes bugünü beklemiş sanırım birbirinden şikayetçi olmak için. Bu ne kalabalık? Komiserin odasına doğru giderken iyi ki; yine komiser olan Kemal'in babasının arkadaşının arkadaşı diye düşündüm. Yoksa akşama kadar çıkamazdım buradan. Kapıyı çalıp girdiğimde odası doluydu. Kendimi tanıttım ve birazdan alınacağımı öğrendim. 'Birazdan' karakollarda farklı zaman dilimleriyle çalışıyordu. Bir saat zaman geçti. Çağıran yok. Saat dokuz buçuk oldu neredeyse. Kemal'i aradım. Defne ile konuştum. Bir de üstüne aptal insanları

