YÜZBAŞI KURT 🐺

1774 Words
KARAN ALACALI " Uzman çavuş Ali tosun İzmir emret komutanım " " Söyle çavuş " " Komutanım İsmail Albayım sizi odasına çağırıyor , acil gelsin dedi. " " Tamam sen git " diyerek gönderdiğim çavuşla son mekiği çekip ayaklandım time doğru dönüp eğitimin bittiğini söyledim. "KURT timi kalk , rahat herkes 15 dakika içinde kamuflajlarını giyip yemekhanede olsun " dediğimde aldığım " EMREDERSİNİZ KOMUTANIM " cümlesiyle önce odama gidip kamuflajımı değiştirdim acil gitmem gerektiğinden duş almaya fırsatım yoktu bunu biliyordum o yüzden her zaman kinden biraz fazla deodorant sıkıp Albayın odasına yürüdüm . Burası Hakkari Yüksek Ova Jandarma komutanlığıydı normalde tim olarak görev yerimiz Dağlı caydı ama henüz iki gün önce 4 aylık bir görevden dönmüştük .6 kişilik timimden şehidimiz yoktu çok şükür ama 2 yaralımız vardı hayati tehlikesi yoktu ikisinin de ama birisi kolundan , diğeri karın boşluğundan yaralıydı ve iyileşmeleri 1 ayı bulacaktı bu da demek oluyordu ki bir süre avda değil kızakta olacaktık . Ama acil olarak Albay tarafından çağrıldığıma göre demek ki kurt için özel görev vardı allah be dedim içimden 1 ay taburda kalsam delirirdim kesin ... Albayın odasının önüne gelince kalemi kalkıp selam verdi önce sonra da içeriye girip geldiğimi haber verdi Albay İsmail'in yüksek çıkan sesi " Gel Yüzbaşım " demesiyle içeriye girdim. " Yüzbaşı Karan Alacalı Gazi Antep EMREDİN KOMUTANIM " bana " Gel aslanım geç otur " derken kaleminden de iki çay istedi . Çay içerek konuşmak istediğine göre kesin olan iki şey belirdi kafamda birincisi bireysel özel bir görev , ikincisi de asla hoşlanmayacağım bir görev yeriydi yani şehir içinde tabi ki ülkemin neresinde bana ihtiyaç varsa orada görev yapmaktan asla gocunmazdım ama dağlar mı ? Şehir mi ? Diye tercih hakkı verilse düşünmeden bir saniye de dağlar derdim . Şehir hayatından artık pek hazzetmiyordum . İnsanları yalancı ve çıkarcıydı lar ve güvenilmez tam 9 yıldır şehre ayak basmam bile sayılıydı 3-4 ayda bir merkeze git başına bela olmayacak bir kadınla bir gece geçir ve yine işinin başına dön . Ama bu kez istediğim olmayacaktı anlaşılan bunu karşımdaki Albay konuşunca daha iyi anlamış oldum . " Özel görev Yüzbaşım ilk etapta tek olacaksın senden iki hafta sonra timin de yanına gelecek ama bu kez görev dağda değil şehirde oldukça kalabalık bir şehirde üstelik bilirim sen şehirleri pek sevmezsin ama görev başarılı olursa 200 den fazla çocuk ve kadın kurtulacak " dediğinde kafamda beliren bir den fazla cümle vardı İnsan kaçakçılığı , fuhuş , organ ticareti hepsi boktan bir durumdu ama yapacak bir şey yoktu görev sorgulanmazdı , emir gelirdi ve sen görevini vatanına layık olmak için canın pahasına yerine getirirdin . " Dosya burada görev yerin İstanbul adamımız Salih Tanrı verdi 55 yaşında karısı şevval Tanrı verdi 52 yaşında diş hekimi ancak hiç çalışmamış adamın dış görünüşünden her şey normal başarılı bir iş adamı S&T taşımacılık şirketinin hem kurucusu hemde yönetim kurulu başkanı ama gerçekte bir kadın ve çocuk taciri, fuhuş , kara para aklama terör örgütlerine finansal destek ne ararsan var , üç kız ve bir erkek çocuğu var kızların birisi 24 yaşında moda tasarım okuyor isviçre de oğlu 22 yaşında finans yönetimi okuyor diğer iki kız ikiz 11 yaşındalar sende bugünden itibaren Yüzbaşı Karan Alacalı değil Baybars tekstilin sahibi Emre Baybars'sın uzun ve zorlu bir görev olacak hazır mısın evlat ? " . " Vatanım için her zaman ve her yerde daima hazırım komutanım " " O halde yolun açık olsun Yüzbaşım bir an evvel yola çık " . Konuşmanın bittiğini anlayınca selam verip odadan çıktım ve komutanlığa gelince verilen odama dönüp birkaç parça olan kıyafetimi aldım sırt çantama koydum ve üzerimi değiştirip kamuflajımı da çantadaki kıyafetlerin üst kısmına bıraktım . Cebimden çıkardığım telefonumu açıp ilk iş olarak şimdilik sadece gidiş için bir uçak bileti aldım . Sonra da tugay dan çıkmadan yemekhaneye gittim içeriye girdiğim de timimi en arka sıralarda bulunan bir masada benim için de yemek almış ama başlamadan beklerken buldum ama ilginç olan yanı kendi aralarında tam bir boş boğaz olan timim sessiz ve dik bir şekilde sadece karşıya bakıyorlardı bakışları sert duruşları çelik gibiydi buna yaralı olan askerlerim de dahil. Onlara yaklaşınca" Kurt timi " diyerek yüksek sesle konuşunca aynı anda ayağa kalkıp " EMREDİN KOMUTANIM " diyerek selam durdular .Etraftaki normal erlerin çoğu onlara hayran hayran bakıyorlardı şerefsiz herifler şimdi belli olmuştu karın ağrıları acemilere caka satıyorlardı . Hey allahım ne günlere kaldım sen sabır ver . Diyerek söylendim içimden ... " 5 dakika sonra odamda olun " diyerek arkamı döndüm ve geldiğim yolu tekrar yürüdüm odama girdikten sonra yedek silahımı 4 adet yedek şarjörü de çantaya koyup kapattım . Tam o anda kapı çaldı " Gel " diyerek yeniden işime döndüm. Gelen benim aylaklarım dı selam verip sessizce onlara dönmemi bekliyorlar dı son olarak beylik silahımı belime takıp kimliğimi de arka cebime koydum işim bitince yeniden Kurt timine döndüm . " Süresi belirsiz bir görev emri var önce gidecek olan benim 2 hafta sonra da siz geliyorsunuz . Bu kez dağda değil şehirde çakal avlayacağız görevimiz bir terör yanlısı iş adamını yakalamak adama doğrudan saldırmak yok karşısına onun gibi çıkacağız dağdaki kurallarla değil şehirde ki kurallarımızla görevin sizinle ilgili olan kısmındaki detayları tam olarak belirli değil bir hafta içinde Albay sizinle görüşüp detayları ve hangi görevde olduğunuzu söyleyecek sizde aynı gün çıkıp İstanbul a geleceksiniz . Anlaşılayan bir şey varmı .." Hep bir ağızdan " YOK KOMUTANIM " dediklerinde gitmeden son kez konuştum . "Üsteğmenim " "Üsteğmen Alparslan Kara Gazi Antep Emredin komutanım ." " Yanıma gelene kadar yetki sende bu iki haftayı iyi değerlendirin yaralı olanları 15 gün sonra sadece izi kalmış olarak göreceğim hata istemiyorum ." " Emredersiniz Komutanım . " " Kurt timi Tekmil Ver " diye yeniden konuştum. " Üsteğmen Alparslan Kara Gazi Antep Emret Komutanım ." "Teğmen Onur Görgülü Manisa Emret Komutanım ." " Teğmen Erdem Şanlı Bursa Emret Komutanım ." " Asteğmen Ela Yitmez İzmir Emret Komutanım. " Asteğmen Murat Delice Edirne Emret Komutanım ." "Çıkabilirsiniz ." Diyerek konuşmayı bitirdim selam vererek odayı boşalttıklarında bende çantayı omzuma atıp son olarakta telefonumu alıp çıktım .Onca zaman sonra nasıl kalacaktım şehirde acaba. Sabır oğlum , Allah yardımcın olsun dedim kendi kendime ama sonra bu şehrin İstanbul olduğunu hatırlayınca yeniden sabırdan daha fazlası lazım diye düşündüm . Hızlıca önce havaalanı na geçtim belimde ve çantada silah olunca güvenlik kontrolüne girmeden müdürle görüşüp askeri kimliğimi ve Genel Kurmay Bakanlığından onaylı izin belgesini göstererek direk bilet kontrol noktasına geçip çek-in yaptırarak uçağa bindim . Yaklaşık 2. 5 saat sonra uçaktan inerek direk taksiye bindim daha şimdiden kafam kazan gibi olmuştu bile bu gürültüden bir an evvel eve gidip duş almalı ve uyumalıydım . Apartmanın önünde inince bugün ilk kez aklıma abim Mert geldi . Oda aynı apartmanda oturuyordu ve arayıp İstanbul a geliyorum dememiştim şimdi karşılaşırsak kafamı sikecekti iki saat of ulan of , söylene söylene yıllardır kullanmadığım ama hep çantanın bir köşesinde duran anahtarı çıkarıp kapıya soktum ve açıp içeri girdim kapıyı kapatayım derken her zaman ki elimin ağır oluşu burada da kendini belli etti . Kapı birden sert şekilde yerine oturdu . Hay sikeyim senide kapı gibi adamı arayıp geldim dememişken şimdi bu sese mutlaka kalkıp bakardı . Tüm bunları düşünürken asansör de gelmemişti sanki bana uzaydan geliyordu amına koyduğumun yerinde , küfür ede ede merdivenlere yöneldim söylene söylene yukarı çıkıyordum ki ikinci katın son basamağına adım attığım anda ara ışığı olan lamba söndü daha kafamı kaldıramadan bir anda kendimi duvara yaslanmış halde buldum dahası saniye kaybetmeden dudaklarımda yumuşak bir baskı oldu ve bahar gelmiş gibi taze çiçek kokusuyla tatlı vanilya kokusu burnuma doldu . Başka bir zaman olsa beynim anında tehlikeyi sezer ve savunmaya geçerdi ve bana böyle yaklaşmaya çalışan her kim olursa olsun eli bile ulaşamazdı. Siktir dudaklarımdaki baskı ve alt dudağımı süpüren dilin tadı yüzünden boğazımın derinliklerinden gelen kontrolsüz bir hırıltı çıktı dudaklarımdan . Tamda o anda ışıklar yandı ve dudaklarımdaki baskı yok oldu karşımdaki manzarayı görünce aynı anda üç farklı sesten ve dudaklardan SİKTİR kelimesi çıktı . Karşımda ki kadının arkasında duran adam birden " ALİN " derken ben " NOLUYOR LAN "dedim kadın da bir adım arkaya atıp hem mahcup olmuş gibi bakıp hemde beni süzdü . Sadece 2 veya üç saniye içinde hemde dışarıdan bakan birisi olsa anlamazdı bu yaptığını ama bir bordo bereli anlardı . Karşımdaki adam kadının adını söyleyip sonra da hemen onu arkasına aldı birden sikeyim üzerinde seksi bir gecelik olan yarı çıplak bir kadın onun hemen önünde bir adam muhtemelen beklediği adam oydu ama yine de emin olmak için sordum . " Bana bu durumu açıklayın hemen " diye sert bir şekilde söyledim. Kadın " Çok üzgünüm ben karanlıktan kim olduğunu göremedim alt kapıyı senin gibi açınca sen sandım . Doğan o yüzden öyle bir anda öptüm kusura bakmayın ne olur " derken yanındaki lavuk utanmasa kahkaha atacaktı gözlerim direk kısıldı bunu gören o lavuk ta kızın böyle birisi olmadığını falan söyledi ikidir Alin dediğine göre kızın adı buydu demek ki . Hay ben şansımı sikeyim bu ne boktan bir durumdu . Sesim o lavuk konuşunca daha yüksek çıktı . " Ne sikimden bahsediyorsunuz ulan siz " dediğimde kız yerinden sıçradı . O lavuk kız sıçrayınca onu iyice kendine çekti bu kez kız uykuyla ilgili birey söylerken lavuk onunla göz göze gelmek için ona doğru döndü tam yan döndüğü o bir saniyede gözlerim karşımdaki afeti süzdü tepeden tırnağa ve bakışlarım iyice koyulaştı. O üzerindeki memelerini saran kısmın tamamen transparan dantelden oluşması kalçasını zor örten kısmın saten kumaşının parlaklığı kusursuz vücut hatları siktir ne yapıyordum ben böyle kız başkasının sevgilisiydi . Üstelik üzerindekini de o lavuk için giyinmişti . Onlar birbirine baktığı anda sessizce yukarı tırmandım bir an evvel eve gitmeliydim . Tam dairemin önüne ulaşmıştım ki aynı anda inleme sesi duydum sesler birbirine karışmıştı ve sonra o lavuk yeniden konuştu. " Sikeyim Alin o adamı nasıl ben zannedersin " bencede beni nasıl o o lavukla karıştırmıştı . Ben o kavuktan en az 20 santim daha uzundum ve daha iri çok geçmeden ela gözlü dilber bildiği kadarı ile ona bilmediği kadarıyla ikimize de cevap vermişti. " karanlık yüzünden salak mısın Doğan bina da benden başka kimse yok ve gel diye 10 dakika önce seni aramışım nereden bileyim karşıma başkası çıkacak adamı daha önce görmemişim bile " dedi . O lavuk Doğan da " Mantıklı " diyerek onu onayladı . " Yalnız adam ateş ediyor " dediğini duydum ela gözlü dilberin en son sonrada yeniden öpüşmelerini kadın beni 5 dakikada serseme çevirmişti . Kapıyı açıp çantayı vestiyere bıraktığım gibi yeniden çıktım . Daha bir dakika önce çıktığım merdivenleri seri bir şekilde yeniden indim .Apartman kapısını kapatırken çoktan telefonumdan istediğim numarayı çevirmiştim bile , telefon daha ilk çalışta açıldığı anda hızlıca konuştum . " Hazırlan 15 dakikaya sendeyim siyah kısa ve seksi bir gecelik giy. "
Free reading for new users
Scan code to download app
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Writer
  • chap_listContents
  • likeADD