Kısa süreli, düşüncelerin zihnimde cirit attığı ve içimi delip geçtiği bir yürüyüşün ardından eve geldiğimde korumalar göz ucuyla bana bakmış ardından önlerine dönmüşlerdi. Kapıyı çalıp açılmasının ardından içeri girdim ve yardımcının hoş geldin demesine sadece başımı salladım. Salondan sesler geliyordu. Annem güzel bir kahvaltı hazırlamıştı. Fırat’ın arkadaşları buradaydı. Gıcık olduğum Mert’te dahil. Kendime kızarmış ekmek yaparken ekmekleri yaktığım için somurttum. “Cidden ondan öğreneceğin çok şey var.” Dedi Mert istenmeyen ot gibi burnumun dibinde biterken. Gözleriyle annemi işaret ediyordu. “Senin de öğreneceğin çok şey var, mesela bana bulaşmamak. Nasıl fikir?” Gözlerini devirip sırıttığında ona aşağılayıcı bir bakış attım. Cidden uyuzun tekiydi ve tahammülsüz bir varlıktı. Onun

