KUMRU Şaşkınca kafamı kaldırdım, baktım. Keşke hiç kaldırmasaydım iyiydi. Çarptığım kaya değil, adammış. Hem de dağ gibi bir adam. Tam özür dileyecekken, sert ve tok bir sesle "Yola telefona bakarsanız, gerçek yolda birine çarpmamanız kaçınılmaz zaten." dedi. O utangaçlığı, o mahcubiyeti attım üzerimden hemen. Ordu'nun deli kızı oldum. "Siz de bana diyeceğinize, kendiniz niye bakmadınız yola? Hadi ben yola telefondan bakıyorum da, siz uzaydan bakıyorsunuz galiba, boy da malum." İlk başta biraz kızdı. Kaşları çatıldı, yüzündeki ifade sertleşti. "Bak kızım, çekil yolumdan. Sabah sabah belanı benden bulma." Ben durur muyum? Durmam tabii. "Sen kimsin ki bana artistlik yapıyorsun?" "Sen hayırdır? Ne bu afralar tafralar? Gören de buranın ağası sanır." Kaşlarını kaldırıp dikkatli dikkat

