Provaya gideceğim sabah Eren önce babasının mezarını ziyaret edeceğini söylemişti. Hiç düşünmeden Richard'a hediye alıp kargolayacağım bahanesini uydurup gazetede yazdığı gibi Narlıdere Mezarlığı'nda aldım soluğu. Neresine gideceğimi de bilmez halde bakınırken bir taksi durdu önümde, Eren zorlukla indi arabadan ve ayakta durabilmek için kullandığı koltuk değneklerine asıldı. O'nu böyle görünce içimde iyileşmeye yüz tutmuş yaram yine kanamaya başladı. O'na doğru adımlarımı hızlandırdım. Beni görünce şaşırmış ama aynı zamanda sevinmiş bir ifade ile baktı. "Sen.. sen neden geldin?" diye sorabildi güçlükle. "İkimiz aynı lanetin parçalarıyız farkındaysan. Bu yapbozun parçaları eksildiğinde ikimizden de eksiliyor" dedim. Koltuk değneklerinin düşmesine aldırmadan sımsıkı sarıldı bana. Yaraların

