İçindeki gel gitle boğuşuyordu Burak. Diyemezdi. Sevdiği kadının kalbini ikinci defa kırıp parçalara ayıramazdı. Nasıl sevdim bu kadar dedi içinden. Kendi geçmişindeki acılardan kurtulmayı becerememişken, nasıl derya deniz bir şeye yelken açmıştı? "Burak, dinliyorum." Hande'nin onu uyarmasıyla düşünce aleminden çıkıp zor da olsa gülümsedi. "Bence biz çabucak evlenelim. Sana kavuşamadan gitmek istemiyorum." Hande başından kaynar sular dökülmüş gibi vücudunun yandığını hissetti. Ne diyordu bu? Gitmek mi? Elini Burak'ın sol tarafına, kalbine getirdi. Kalp atışlarının hızının normalden çok daha fazla olduğunu hissedebiliyordu. "Sakın bahsetme. Ne ölmekten, ne gitmekten, ne de bizim geçmediğimiz başka bir şeyden. Anladın mı?" Burak bir an içinin sızladığını hissetti. Az önce düşündüğü

