Devran Dilşah’la yola çıktık, yol boyunca hiç konuşmadık. Akşama doğru konağa vardığımızda arabadan indi. Konağın kapısından içeri girerken onu gördüm; gözleri kırmızı, altları mor olmuş. Onu o kadar özlemişim ki görünce anladım ve dayanamadım, gidip sarıldım. Onun kokusu olmadan nasıl durmuşum? Sonra akşam yemeği yedik. Rojin de zayıflamış, belli oluyor. Sonra Polat’la çalışma odasına geçtik ama olanları anlatınca elim yumruk oldu. Rojda nasıl bir insan? İyi ki babaannem Rojin'i istemiş; kalbi kötü olan evime bereket değil huzursuzluk getirirdi. Ama Rojin... Onun nasıl yanında olamam diye kendi kendime kızdım. Sonra Polat’la iş konuştuk, saat geç olunca "Yarın şirkette devam ederiz," dedik ve odalarımıza geçtik. Odaya girince onun kokusunu o kadar özlemişim ki... Baktım uyumuş, ben

