2.Bölüm

905 Words
Rojin Birkaç Gün Sonra Kaç gündür yerde miyim gökte miyim bilmiyorum. Yengem birkaç kere sordu ama şu an anlatacak halim olmadığından biraz zaman istedim. Yengem ağabeyime hasta olduğumu söyledi ve bu sayede odamdan çıkmadım. Rojda ablam bir kere geldi, hastayım dedim; geçmiş olsun dedi ve gitti, bir daha gelmedi. Yengem odama geldi. “Rojin, artık anlatır mısın ne olduğunu? Bana anlatmazsan sana yardımcı olamam,” dedi. Gözlerim doldu ve gördüklerimi anlattım. “Sen ne diyorsun Rojin, emin misin Rojda olduğuna?” dedi sinirle ve odada volta atmaya başladı. “Yenge gözlerimle gördüm,” dedim ağlayarak. “İnanamıyorum, ne oldu bu kıza? Altı ayda değişti,” dedi hem sinirle hem şaşkınlıkla. “Peki, ne yapmayı düşünüyorsun Rojin?” diye merakla sordu. “Ben de bilmiyorum yenge ama bu duyulursa iyi olmaz, üstelik Rojda beni bile suçlu çıkarır yenge,” dedim umutsuzca. “Bazen inanamıyorum yenge, ne zaman benden bu kadar nefret eder oldu, bana karşı neden böyle anlamıyorum,” dedim üzülerek. “Rojin, Rojda’yla yüzleşecek misin?” diye sordu merakla. “Bilmiyorum yenge ama şu an düşünmüyorum,” dedim. Gerçekten şu an yüzleşmek istediğimden emin değildim. “Artık seni idare edemem Rojin, kaç gün oldu; artık yemeklere inmen lazım,” dedi. “Tamam, yenge ama kimseye bir şey belli etme ne olur,” dedim. “Tamam, belli etmem ama bu iş nasıl çözülecek bilmiyorum,” dedi düşünceli bir sesle ve odadan çıktı. Ben de yataktan kalkıp aynanın karşısına geçtim. Saçım başım dağılmış, gözlerim kırmızı, gözaltlarım mosmor. “Sen bu değilsin Rojin, kendine gel. Annen ve baban öldüğünde bile bu kadar kendini bırakmadın,” dedim kendi kendime. Banyoya girip yıkandım, bakımlarımı yaptım ve güzelce akşam yemeği için hazırlandım. Aşağı, mutfağa indim. “Yardım lazım mı Ayşe abla?” diye sordum. “Yok, Rojin kızım, her şey hazır; şimdi masayı kuracağız,” dedi. “Tamam, abla, ben de yardım edeyim,” dedim ve salonda masayı kurmaya başladık. “Ooo Rojin, seni yenilenmiş görüyorum,” dedi yengem mutlu bir sesle. “Evet, yenge, bundan sonra böyle,” dedim ve hep birlikte masayı kurduk. Ağabeyim gelince masaya oturduk, o arada Rojda da geldi. Hiç utanmadan yüzüme bakabiliyordu; acaba her şeyden haberimin olduğunu bilse ne yapardı? Yemeklerimiz bitince tam sofrayı kaldıracaktık ki "Sizinle konuşmam gereken bir şey var, oturun sonra toparlarsınız," dedi Yengem. "Hayırdır Hanım, ne oldu?" diye sordu ağabey. "Bugün Hazeran aşiretinden Senem Hanım ağa aradı, yarın hayırlı bir iş için geleceklermiş," dedi. Rojda telaşla, "Kime geleceklermiş yenge? Ben evlenmek istemiyorum," dedi panik hâlde. Yengem ve ben birbirimize baktık. "Neden Rojda? Evlenme çağına geldiniz, tabii ki görücüler gelecek," dedi ablam. "Ama ben daha evlenmek istemiyorum, hem daha erken," dedi artık iyice hızlı ve panik hâlde. Yengem sakin bir sesle, "Devran'a mı kız isteyecekler?" diye sordu ağabeyim, "Evet," dedi yengem. "Peki kimi isteyecekler?" diye sordu ağabeyim merakla. "Bilmiyorum, onu sormak aklıma gelmedi," dedi. "Yarın öğreniriz nasıl olsa. Rojda fikrini söyledi, sen ne düşünüyorsun Rojin?" diye sordu merakla. Bir an ne diyeceğimi bilemedim. "Hiç düşünmedim ağabey," dedim; aklım karışmıştı. Yengem, "Yarın olsun, kimi isteyecekler öğrenelim, ona göre yeniden konuşuruz," dedi ve oturma odasına geçip hep birlikte çay içtik. Rojda elinde telefon, panik hâlde mesajlaşıyordu; ağabeyim farkında değildi ama ben ve yengem anlamıştık. Saat geç olunca herkes odasına geçti. Ben de odamda üstümü değiştirdim, tam yatacakken kapım çaldı. "Kim o?" dedim merakla. "Benim, Rojda, müsait misin?" dedi. Bir an ne tepki vereceğimi bilemedim. "Müsaitim, gel," dedim biraz kekeleyerek. Rojda içeri girdi. "Konuşmamız gerek," dedi çekingen bir sesle. "Ne konuşacağız merak ettim?" dedim sahte bir merakla. "Sen ne düşünüyorsun bu isteme konusunda?" dedi; sanki anlamadım benden laf almak istediğini. "Neyi merak ediyorsun Rojda, açık konuş," dedim; artık sabrım kalmadı. "Sen Aziz'le bu konuyu konuştun mu merak ettim?" diye sordu merakla. "Bu seni neden ilgilendiriyor Rojda?" dedim. "Sen benim kardeşimsin Rojin, sana bir şey anlatmam lazım; seni istemeye gelirlerse hemen reddetme," dedi sakin bir sesle. "Neden reddetmeyeyim Rojda?" dedim merakla; bunun altından ne çıkacak merak ettim. "Sana söylemek istemedim ama ben geçen bir şey gördüm," dedi çekingen bir şekilde. Ne diyecek acaba? "Ne gördün anlamadım Rojda, açık konuş," dedim; artık sabrım kalmamıştı. "Ben geçen çarşıda Aziz'i başka bir kızla gördüm ama sana söyleyemedim üzülme diye. Şimdi de görücü geliyor, bir şans ver istersen," dedi, üzülüyor gibi numara yapıyordu. Sanki ben anlamıyorum; artık iyice sinirlendim. "Emin misin Rojda? Belki toplantısı vardı, yanlış gördün."Dedim beni Aziz’den soyutlayıp Devran’la evlenmemi istiyor ki meydan ona kalsın.” “Elini tutup sarılıyordu, eminim Rojin seni aldatıyor.” dedi. Merakla bana bakıyordu. Artık dayanamadım ve karşısına geçtim, bir tokat atıp “Delirdin mi sen?” dedi sinirle. Ben de sahte bir gülümsemeyle “Evet delirdim, beni siz delirttiniz.” dedim ve ona yaklaştım. “Kendini çok akıllı sanıyorsun değil mi? Aziz’in yanındaki kızın sen olduğunu bilmiyor muyum? Sen bana bunu nasıl yapardın? Nasıl? Biz kardeştik Rojda, kardeştik!” dedim, sinirden ağlıyordum. O da hırsla ayağa kalktı ve karşıma dikildi. “Ooo, her şeyden haberin var anlaşılan. O zaman açık konuşacağım.” dedi bana, sanki karşısında düşmanı varmış gibi. “Biz Aziz’le birbirimizi seviyoruz, aramızdan çekil.” dedi hırsla. “Aziz benim sevdiğimdi önce Rojda, sizi ben tanıştırdım. Sen nasıl bana ihanet edersin? Biz kardeştik!” dedim. Sesim kırgın çıkmıştı ama o aldırış etmeden “Biz birbirimize aşık olduk, anladın mı? O sana aşık değil, bunu anla ve ona göre davran. Kardeş de olsak kalbimize söz geçiremedik ve aşık olduk. Sen de bize izin vereceksin, anladın mı?” dedi üstten üstten konuşarak ve ben cevap vermeden odadan çıktı. Allah’ım, ben ne yapacağım…
Free reading for new users
Scan code to download app
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Writer
  • chap_listContents
  • likeADD