5

1057 Words
Aras'ın bağırışları dikkatimi dağıtmıştı. Kitaba odaklanamıyordum! Kitabın kapağını kapatıp, kapıya kulağımı yapıştırdım. Adam ona her ne anlatıyorsa baya sinirlenmiş gözüküyordu. "Siktir! O piç nereden bulmuş burayı?!" "Abi adını soyadını biliyor. Neden bulmasın? Sadece üvey babasından korkmuyormuş demek ki" "Siz Delfin'i alın güvenli bir yere saklayın. Sakın başka eve geçmeye kalkışmayın. Herifler burnumuzun dibindeler 10 dakikalık yolları kalmış acele edin çabuk!!" Oha Kuzey buraya mı geliyordu şimdi? Benim için. Babamı karşısına almıştı benim için. Yaşadıklarımın şokuyla ne yapacağımı bilemedim. Merdivenden ayak sesleri geliyordu. Adam buraya gelecekti. Onu oyalamam lazımdı. Kendimi direk odamdaki banyoya attım ve kilitledim kapıyı. O sırada odamın kapısından içeri adam girmişti. "Delfin Hanım, banyoda mısınız?" "Şey, evet müsade eder misin biraz?" "Acele edin Delfin Hanım. Ben Kuzey Bey'in adamıyım. Babanız çok endişelenmiş sizi evinize görürücem. Yalnız bundan Babanızın haberi olmayacak kendiniz kaçarak geldiğinizi zannedecek" demesiyle kapıyı açmam bir oldu. "Gerçekten mi?" Adam kolumdan çekiştirerek "evet,siz merak etmeyin" dedi. Bende hızlıca onun arkasından koşturuyordum. Villanın dışına çıktığımızda hemen evin arkadındaki küçük depoya soktu beni ve kapıyı üzerime kitledi. "Ne oldu ne yapıyorsun?" "Bu kadar saf olmamalısınız Delfin Hanım" dedi ve gülümsediğini hissedebiliyordum. Pislik herif, beni kandırmıştı demek!! Ama ben onada o patronu Aras'a da ne yapacağımı biliyordum. Tamam, belkide bilmiyorumdur. Olsun ümidimi kesmeyecektim. Üvey abim umarım buraya kadar gelmişken depoya bakmayıda akıl ederdi.. Kuzey'in Ağzından: "Abi Aras Barkın'ın kaldığı evi tespit ettik" keyifli bir şekilde gülümsedim "Aferin. Şimdi Ceren'i nereye götürdüyseniz onu buraya getirin" "Emredersin" dedikten sonra onu durdurdum. "Bu olanlardan üvey babamın haberi olmayacak?" "Siz hiç merak etmeyin Kuzey Bey" dedikten sonra aceleyle çıktı. Ceren'ide getirdiklerinde herkes arabaya bindi. Önden biz gidiyorduk arkadanda adamlarım. Ceren'in ağızında ki bandı çıkardım ve yol boyunca onu sorguladım: "Abin yapmaması gereken şeyler yapıyor" "Benim ne suçum var? Bırakın beni gideyim" "Sakin ol, sadece takas yapağız. Aras Barkın'la onun anladığı dilden konuşacağım" "Ne takası ya?!" "Abinin bir kıza karşı saplantılı bir psikopat olduğunu biliyor muydun?" Kız dediklerimi algılayamamış gibiydi. "Ne?! Sen ne dediğinin farkında mısın! Abim benden başka hiç bir kıza değer vermez" "Abinin kime ne değer verdiği umrumda değil. Ne bok yaparsa yapsın pezevenk! Ama eğer sevdiğim kızı kaçırıyorsa ve benim onun tehditlerine karşı akıllı olacağımı zannediyorsa yanılıyor! " Eve vardığımızda '34 ARS 2769' yazan plakayla bu evin o piçe ait olduğunu anlamıştım. Güvenlikleri adamlarıma bırakarak direk evin kapısını yumruklamaya başladım. "Aç lan şu kapıyı!! Ağzına sıçıcam senin duydun mu beni Barkın!" Kısa bir süre sonra kapıyı Aras açtı. Karşımda sırıtarak duruyordu "Yakalandım mı? Tüh ya!" İçeri girer girmez yakasından tutup onu duvara yapıştırdım ve sol yanağına yumruğu geçirdim. Canı acımamıştı ama karşılık ta vermemişti. Hemen konuya döndüm "Delfin nerede lan orospu çocuğu!" "Delfin? Delfin ortalıklardan yok olunca hemen soluğu benim yanımda alıyorsun Kuzey." diyerek sırıtmaya başladı. Neden acaba diye saydırarak onu arkamda bıraktım ve odaları aramaya başladım. Üst katta ki kız odasına geldiğimde ilk tereddüt ettim, burası Ceren'in odası da olabilirdi. Ama içeri girdiğimde buraya onun kokusu sinmişti. Onun kokusunu nerede olsa tanırdım.Demek buradaydı kısa bir zaman önce. Gitmiş olmalıydı, bu yüzdendi bu piçin bu rahatlığı. Ama pes etmeyecektim. Bunları düşünerek gelmiştim buralara bu yüzden sırada Ceren'i kullanmak vardı. Aras'a baktığımda sinsi bir şekilde gülüyordu. Gülme sırası bendeydi Aras Barkın. Aras'ın yakasına yine yapıştım ve tehdit ettim "Delfin'in nerede olduğunu söyleyecek misin? Bak araba koltuğunda kafasına silah dayanmış kardeşin Ceren'de çok merak ediyor" diyerek Ceren'in olduğu arabayı işaret ettim. Aras bunu beklemiyor olacak ki kekelemeye başladı "S-sen onu nereden buldun lan. O yurtdışındaydı! Bak Kuzey saçmalama kimsenin kimseyi öldürdüğü yok adamlarına söyle, indirsinler o silahı!" Endişelenmişti. Çünkü o da biliyordu içimde zerre kadar acıma duygusu olmadığını. Ama Ceren'i öldürmeyecektim. Yoksa Delfin'i sonsuza kadar kaybederdim. "Kes sesini Aras! Boş yapma Delfin'in yerini söyle!" O sırada adamlar Ceren'i arabadan çıkardılar ve konuşmasına izin verdiler, "Abi,bıraksınlar beni lütfen. Çok korkuyorum" "Sen merak etme. Sana bir şey olmasına izin vermeyeceğim" "Ee o zaman?" diyerek araya girdim. "Konuşsana artık lan! "diyerek bağırdım Aras ellerini yumruk yapmış bir şekilde duruyordu. Yazık oldu tüm emeklerine! "Bana bak önce seni sonra kardeşini öldürürüm. Adamların ister istemez söyler bana Delfin'in yerini?" diyerek fikrimin nasıl olduğunu sorguladım. En sonunda konuşmaya başladı "Hüseyin biliyor yerini ona emanet ettim Delfin'i. Bende bilmiyorum" dedikten sonra bağırmaya başladım "Hanginiz Hüseyin lan!" İçlerinden biri öne adım atınca onun olduğunu anladım ve silahı ona doğru çevirdim. "B-benim" "Bin arabaya ve yolu tarif et!" "Burada zaten. Villanın arkasında ki depoda" diyerek itiraf etti ve anahtarları cebinden çıkarıp bana uzattı. Dediklerine güvenmediğim için adamlarıma burada beklemelerini söyledim. Kısa bir mesafe yürüdükten sonra deponun kilidini açmamla karşımda ağlayan bir adet Delfin'i görmem bir oldu. Beni görünce şaşırdı ve hemen ayağa kalkıp boynuma atladı "Kuzey!" ona sıkıca sarıldıktan sonra kollumun aradına alıp yürümeye başladık. "Geçti güzelim,geçti" diyerek saçlarından öptüm normalde çığlığı basardı veya tokat atardı. Ama şu an anın şokuyla hiç bir tepki göstermemişti aksine bana sıkıca sarılıyordu. Eh,bu da benim ödülüm. Delfin'i arabaya bindirdim. Aras uzaktan sadece bizi izliyordu ona zavallı bakışı attıktan sonra biz Delfin'le arabaya geçtik. Tabi ki Aras'ı orada bırakmadım adamlarım onu aldı ve tarif ettiğim yere götürdüler. O piçe yaptıklarının hesabını soracaktım. Ayrıca orada kalırsa beni üvey babama da ispiyonlayamazdı. Delfin'in Ağzından: Kuzey beni kurtarmıştı. Karanlık korkum vardı ve biraz daha o depoda kalsaydım bayılabilirdim. Kuzey'e ne kadar teşekkür etsemde azdı. O kadar tehlikeyi göze alıp beni kurtarmaya gelmişti. Tamam,muhtemelen beni hala seviyordu ama ona kızmayacaktım Kısık bir sesle "Kuzey, çok teşekkür ederim" diyebildim sadece. Beni sıkıca kavradıktan sonra sessizliği bozdu "Delfin senden bir şey isteyeceğim" 'Ne' der gibi bakış attım. "Babana seni dün sabah çıkarken valizle gördüğümü ve çok yakın bir arkadaşının babasının vefat ettiğini ve İzmir'e 1 ay ona destek olmak için gittiğini söyledim çünkü ne zaman seni bulabileceğimi bilmiyordum o yüzden '1 ay' dedim. Eğer Aras'ın kaçırdığını ve benim kurtardığımı söylersem bana Aras'ı nereden tanıyorsun sorusunu soracaktı. O yüzden böyle bir şey uydurdum. Kısacası yaklaşık bir ay boyunca benim evlerimden birinde kalsan? Merak etme o piç sana bir şey yapamaz çünkü zaten benim elimde, korumada koydururum, hatta istersen bende kalırım?" Ne diyeceğimi bilememiştim. Ona çok büyük bir teşekkür borcum vardı bu yüzden kabul ederim ama aklıma takılan soruyla Kuzey'e döndüm "Kaçırıldığım gece, akşam yemeğinde arkadaşlarımın hepsi biliyor nasıl kaçırıldığımı babama söylemezler mi?" "Merak etme o kısmı ben hallettim" demesiyle içim rahatlamıştı. "Pekala,kabul ediyorum" diyerek gülümsedim. O da derin bi oh çekti ve gülerek arkasına yaslandı. Bölüm nasıldı beğendiniz mi?? Sizce Delfin ve Aras'mı yoksa Delfin ve Kuzey'mi? Günde iki bölüm yayımladım hadi gene iyisiniz?Vote'larınızı ve yorumlarınızı esirgemeyin lütfen❤️❤️
Free reading for new users
Scan code to download app
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Writer
  • chap_listContents
  • likeADD