7- Bakireyim+18

1057 Words
Beni kendine çektip dudaklarımı öpmeye başladı. Neler olduğuna anlamadım. Ama ben istesem de karşı koyamadım. Elleri sırtımda ve kalçamda geziniyordu. Benim ellerim ise saçlarından ensesinde ensesinden saçlarınına geçiyordum. O da bundan zevk alıyordu. Diilini ağzıma soktu. İnledim. İnlememle oda inledi. Nefes almak için geri çekildi. "Beni tek inleten kadınsın! Bir öpücük ile inledim ya bildiğin inledim. Artık İstesende kaçamasız.! " dedi ne demek istediğini anlamadım. "Ne! Hayır ya! Yoktur öyle! " diye saçmalamaya başladım. Oda beni anladı. Öyle gibi baktı. Tam bir şey diyecektim. Ama dudağıma yapışınca ağzım açık kaldı. Açık olmasını fırsat bilip dudaklarıma yapıştı anlaşılan. Açık ağzım dilini ağzıma soktu. İnledim defalarça!!! Oda defalarca kez inledi. Elleri belimde ve kalçamda geziniyordu. Benimkiler ise aynı yerinde. Saçlarında... O da bundan yine ve yine zevk aldığı beliydi. İnlemesinden... Şu başımızdan aşağıya akıyor ve vücutlarımızda kayıyordu. Bu da ayrı bir zevkti. En son dayanamayıp suyu kapatı. Çoktan da dudaklarımız ayrılmıştı. Beni bacaklarımdan tutu. Beline boladı. Duştan çıktık. Odaya girdi benimle beraber. Beni yatağıma bıraktı. Oda üstüne geldi duşa girerken baksır giymemişti. Ama şu an vardı. O yüzden tam anlamıyla erkekliğini hissetmiyorumdum. Dudaklarıma bir daha yapıştı. Ama bu sefer yavaş yavaş tadımı alircasina... Eli de göğsümdeydi. Eliyle hamur gibi yoğuruyordu. Bu benim daha çok inlememle sebep oluyordu... Diğeri de ince belimdeydi. Benimkiler ise ensesinde... Sonunda nefessiz kaldım. O da bunu anlayınca bıraktı. Ama göğsümü bırakmadı yoğurmaya devam ediyordu. Ben belki bırakır diye bakire olduğumu seyledim." Ben bakireyim. Bunlara alışık değilim. O yüzden bu kadar yeter! Lütfen! Yapma...! " dedim. Oda bunu duyunca şaşırdı. Ama bıraktı. Banyoya gitti. Derin bir nefes aldım. Hele şükür. Bende hemen üstümü değiştirdim ve geceliğimi giydim. Valizde ki eşyalari boş dolaba koydum. Ben bunları yaparken nerdeyse yarım saat geçti. Ama banyoda işi uzundu anlaşılan. Eline küvet dedim içimden. Ben yatağa uzandım ve kapı açıldı. "Üzerimi giyip geliyorum. Ama keşke valizi açmasaydin benim odam da kalacaksın sonuçta!" Tam itiraz edecektim ama odadan çıktı. Allah Allah ya! İnsanı sinir hastası yapar ya! Onu tınlamadım. Geri yattım. Tam uykuya daldım dedim Emre yanıma yattı. Bana arkadan sarıldı."Uyumuş numarası yapma! Sevmiyorum." Neyi seviyorsun ki sen! Allah' im sen bana sabır ver ya! Bir şey demedim. Uyumak istiyordum artık. Duymazdan geldim. Beni kendine çevirdi. " Ne anlatıyorum ben?! Dilimiyim lan ben?! Tamam bakire olduğunu bilemedim ama evlenelim neler neler yapacağım!" dediğin de aklıma o gece geldi... Elif'in söyledikleri... Şu salak duymadan sevişelim. Ben sana neler neler yapacağım. diyişi hala aklımdaydı. O da bunu hatırlamış olacak ki anlatı. "Ben onunla sadece sevişiyorum. O da bunu biliyor. Ona karşı duydu beslemiyorum.!" dedi açiklayarak. "Tamam. bir şey demedim gibi say be! " dedim arkamı dönerken.Ama hine tutuldum. Tekrar beni kendine çevirdi. Adam bir üşenir ama bizkinde yok işe! Olmayınca olmuyor! Ne yapayım! Hamurndan iş olamaz ama. " Ne demedim Arzum. Allah aşkına neler nelr dedin yanlış anladığın şeye!" dedi bana bakarak. Ama gözlerinde ışınlama vardı. Bunun anlamı neydi? " Ne Arzum de ben sana Emrem diyor muyum? Sen bana niye bu kadar samimisin ya!" dedim onun yeşil gözlerine bakarak. " Desene ben hiç yabancılık çekmem! Diye bilirsin! Ne güzel Emrem diyorsun sen!" dedi dudaklarıma bakarak. Anında arzuyla baktı. Arzu demişken benim adım Arzu ise ben ona arzumu veriyordum? O yüzden mi bana Arzum diyordu? Herkes bana Öykü derken annem le baraber bana Arzu diye sesleniyordu. Dudaklarıma yaklaştı. Anında geri çaktım. Çünkü bunun devamı gelirdi ve kızlığım gidebilirdi. Ben ilkim sevdiğim adam olsun istiyordum. Ama ondan da hoşlanıyordum. Ne yapacağımı bilmiyordum. Geri kaçtığımı görünce sesli bir şekilde güldü. Ama elini enseme attığı gibi kendine çekti. '' Alt tarafı dudağini öpücem! En fazla kızlığın gidecek ve ilkin ben olacağım. Daha fazla bir şey olamaz. Tamam mı karıcığım? " dedi dudaklarıma yaklaşırken. Ne yapacağım ben ya! Bu adam tam bir s*x manyağı! Her gün beni sikse...Ayyy ben ne düşünüyorum ya! Adam resmen beynimle uğraşıyordu. Ben tam bir şey soracaktım ki dudaklarıma yapıştı. Soracağım soru şuydu Acaba Elif'e de böyle mi söylüyordu? Dudaklarımdan uzaklaştırmaya başladım. Ama nafile... Adam kokuyu duyuyor ve bırakmıyordu. Mecburen izin verdim ve karşılık verdim. En azından nefessiz kalacaktı o zaman sorardım. Bir anda üzerime çıktı. Fırsat koladiğini düşünündüm. Sorumu unutmaya hiç ama hiç niyetim yoktu. Ağzım karşılık verirken açıldığından dolayı dilini istediği zaman sokup çıkarıyordu. Tam ileri gitmek için elini göğsüme koydu. Benimde elirim göğüsündeydi. En son dayanamayıp dudağını ısırdım. İnledi ve geri çekildi. Soracağım soru kolaydı aslında anlayana. Nefes nefese '' Sen bu sözleri Elif'e söyledin mi?" dediğimde dondu. Donu çözülsün diye tokadı yüzine patladım. Hiye kandinde değildi. Bence eski anları o yeşil gözlerinin önüne geldi. Yoksa böyle olmazdı değil mi? Anlamadım... Emre'yi üstümden attım. Odadan çıktım. O hala bir şey demedi. Hiç bir şey yapmadı. Diğer misafir odasına geçtim ve kapıyı kilitledim. Düşa girecektim ki ses duyup gelmesin diye yatağa oturdum. Emre'nin sessiz kalması bana söylediği şeyleri Elif'e de söylemişti. İç çektim. Yağmur kokusu geldi burnuma... Çok güzel şeyler kokuyorduki ıslak toprak çok güzel kokuyordu. Camın yanıma geçtim. Camı açtım koku çok güzel kokuyordu. Elimi uzattım. Yağmur elime damlıyordu. Hine iç çektim. Yağmur kokusunu içime çektim. Defalarca kez... Bana iki şey lazımdı. Bir ailem, iki yağmur kokusu... Kapıdan ses gelince elimi yağmurdan çektim. Yemek gelmişti. Yamek istemiştim. Açtım ya! Kapıyı açtım ve yemeği aldım. Kapıyı kilitledim. Yardımcıya bunda olduğumu söyleme diye uyardım. O da tamam diyip gitti. Yemeğimi yedim ve sehpa ya bırakım. Yine cama geçtim. Uykum geldiğini fark ettim. Saat gece biri geçmişti. Yatağa yattım. Ama uyku tutmuyordu. Bana söylediği sözleri başkasına da söylemişti. Olmaz ya! Olamaz! Delirmiştim artık! Bir anda göz kapaklarım yavaş yavaş kapandı. Yarında okula gidecektim. Diploma töreni olacaktı. Mezun oluyordum... Sabah saatlerinde kalktım. Saat daha dokuz gibiydi. Bu odanın benim odamdaki gibi balkon vardı. Balkona çıktım. Yağmur kokusu hala devam ediyordu. İçime içeme çektim. "Ohh!" Dedim bir anlık. Sonra kendi odama gitmem gerekiyordu ama gidersem ya ordaysa ne olurdu ya! Cesatimi topladım. Oda dan çıktım. Kendi odama girdim. Allah'tan kimse yoktu. Hazırlandim ve evden çıktım. Okula gitmek için Efe'nin yanına geldim " Naber, tatlım? " dedim. Hemen bana baktı. Gülümsedi. "İyidir. Senden?" dedi. Biz konuştuk o bana efendi gibi değilde arkadaşı gibi davranacaktı. " İdare eder! Hadi geldim." dedim. O da beni onaylayıp arabanın kapısını açtı. Gülümseyerek başımı salladım. O da şoför koltuğuna oturdu. Okula gidene kadar mal hakkında konuştuk. Okula geldiğimde beni arkadaşım bekliyordu. Hemen yanıma gelip yanağımı öptü ve sarıldı. Bende ona sarıldım. Ömer benim en yakın arkadaşımdı Elif ten daha iyiydi. Tam konuşcağimiz zamanda " Ne olur burda!" diye bağırdı Emre yanımıza gelirken.
Free reading for new users
Scan code to download app
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Writer
  • chap_listContents
  • likeADD