Aşkın merhamet hâli...

1035 Words
Annemin ev hapsiyle yatakta geçirdiğim beş günün sonunda iyice toparlanmış ve son bir iki defa daha dışarıda yapılacak akşam yemeğini yemek üzere bahçeye inmiştik... Yemeğin akabinde babam camiye ve oradan da köy evine gideceğini söyleyerek dışarı çıktı... Masanın üzeri toplanırken kapı tıklanmış içeriye Nihat amcanın karısı Aysun teyze girmişti... Bir haftadır ertelediğim ineğin suyu gelmiş ama doğum başlamamıştı. Anneme, "Ben gelmeden babam gelirse yanıma gelsin." diyerek ineğe bakmaya gittim... Ahıra gelince ineğin vulvasının kabarıp kabarıp indiğini gördüm. Başına geçip biraz sevdikten sonra, "Merak etmee, geçecek bebeğim, dananı birlikte seveceğiz." diyerek eldiveni takıp arkaya geçtim... İlk muayeneden sonra dananın ters olduğunu gördüm... Sancıların sıklığına baktıktan sonra dışarıdan destek alarak danayı çıkartacağımı anladım... "Aysun teyze, Nihat amca nerede?" "Kızım Aytül'ün oğlu geliyormuş otogara onu almaya gittiler." "Tamam, sen buraya biraz su ve sağlamca sopa ve ip hazırla geliyorum." diyerek ahırdan çıktım... Kestirme yoldan camiye gidip babamla bir iki erkek alarak geri gelecektim, Serap'ların evin sokağından aşağı koşarken Furkan'la karşılaştım... "Cansuuu?" "Ne var Furkan?" deyip geriye döndüm "Ne oluyor? Ne bu hâl?" deyince, camiye kadar gitmekten vazgeçip, "Hakan yada Erkan, evde kim var?" diye sordum "Erkan var." "Tamam." deyip Erkan'ı çağırmaya giderken arkamdan bana yetişip üzerimdeki önlüğü göstererek, "Ne oldu söylesene?" dedi "Nihat amcanın inek doğuruyor bana biri lazım." "Ben geleyim?!" "Boşver senin üstün kirlenmesin şimdi, bir yere gidiyorsun galiba " "Yaaa saçmalama, başlıcam şimdi üstüne başına yürü gidelim hadii." deyince koşar adım ahıra geldik... Ben ineğe bakarken Furkan'da telefonla Erkan'ı çağırdı... Furkan, ne yapacağını söylememi beklerken, ineğin karnını seviyordu. Ucunu takmak için hazırladığım ipi sol elime alıp sağ elimle ineğin vulvasını genişleterek kolumu içeri soktuğumda Furkan'ın kusacak gibi baktığını gördüm... "Cansuu, ne yapıyorsun?" "İyidir yaa, sen ne yapıyorsun?" dedim görmüyor musun der gibi... "Ne yapacağını biliyorsun değil mi?" dediği saçma sapan sorusuna kızgın bakışımla birlikte diplomamı göstermeyi çok istemiştim ama sadece biriyle yetindim... Kolumu çıkartıp ipi sağ elime aldıktan sonra içeriden dananın ön ayaklarına bağlarken bu sefer de merak edip, "Hayvanı boğazından çekmeyeğiz değil mi?" demişti. İyice sinirlenmeye başlasamda onun gücüne ihtiyacım vardı. "Furkaann, o kendi güzellikle gelmiyorsa bende tutarım kolundan çekerim, anladın... Şimdi susta işimi yapayım." diyerek onların eşit çekeceği bir şekilde ipin ucuna sopa takarken Furkan da yerlere saman döküyordu... Bazı şeyleri söylemeden yapan insanları her zaman sevmiştim... ... Erkan gelince sopanın bi ucuna Furkan'ı çağırıp diğer ucunu da Erkan'ın tutmasını söyledim, bende ineğin yanına gelip ıkınması için diller döküyordum... Kızım sana söylüyorum gelinim sen anla der gibi, "Erkan, ben 'şimdi' deyince aşağı doğru çek, sakın düz çekmeyin birde ben dur deyince hemen bırakın." "Tamam ablaa, sen ne dersen ooo." "Gazamız mübarek olsun." diyerek ineğin sancılarını takip etmeye başladım. İnek ıkınmaya başlayınca "Şimdi." deyip bende ineğin vulvasını aşağı doğru bastırarak genişletmeye çalıştım... İneğin böğürmesi benim hadi kızım hadii kızım diye bağırmam ve onların çekmesiyle bir otuz saniye kadar mücadele ettik... İneğin ıkınma durunca "Durun" diye bağırdım... Furkan yine itiraz ederek, "Yaaa ne güzel geliyordu, ne oldu?" deyince Erkan'da abisine katılarak, "Benim güzel ablam, biz neye göre hareket ediyoruz acaba? Bilsekte ona göre yapsak yaa." dedi. İneğin sancısı başlamadan kendimi anlatmam lazımdı... "İnek ıkınmadan çekemeyiz Erkan, doğum da dana ile anneye göre hareket etmek zorundayız, kendi kafamıza göre çekersek rahim kitlenir, inekte doğum yapamaz." derken inek yine ıkınmaya başlamıştı, "Şimdiii, çek çek çek..." Onlar iple çekerken ben elimle çekiyordum. Dananın arka ayaklar dizlerine kadar geldiğinde hepimiz nefes nefese kalmıştık... F: "Hadi be kızım... Ne duruyorsun iki de bir, devam ette kurtaralım senii." Furkan'a göre dananın gelmesi ineğin kurtulmasıydı... Hamilelikte anlam itibariyle yüklenmek olduğuna göre, yükünü atan ondan kurtuluyordu... Bu yüzden babaya hayırlı olsun denirken, yeni doğum yapan anneye geçmiş olsun deniyor olmalıydı... İnek tekrar sancılarınınca ahırda hep bir ağızdan hadi kızım ıkın kızım gibi konuşmalar oluşmuştu... Kuyrukla birlikte bende danaya sarılıp aşağı doğru çekmeye yardımcı oldum... Dana yarıdayken sancı kesilmiş inek yine ıkınmayı bırakmıştı, kan ter içinde kalan Furkan bana kızarak, "Cansuuu, yeter... Bir şey yap. Görmüyor musun hayvan ne hâle geldi." deyince bende Furkan'a kızarak, "Ne yapayım Furkan, öküz olacak babasına söyle. Ben elimden geleni yapıyorum." "Kes, sezaryen yap, bir şey yap..." "Saçmalama yaa, dana yarıya kadar gelmiş ne kesmesi, hem burası ameliyat edilecek yer mi Allah aşkına, saçma sapan konuşma... biliyorum üzülüyorsun ama şuan yapacağımızın en iyisini yapıyoruz zaten merak etme." "Neden sürekli duruyo pekii?" "Kalp bu Furkan kalp, o kadar uzun sancı çekerse kriz geçirir, kalbi patlar bee, Rabb'imin güzel güzel işleri işte... Anneyi dinlendiriyor, güç toplayıp devam ettiriyor." Furkan neredeyse ağlayacak gibi inekle danaya bakınca, "Furkan, yapma böyle inek hissediyor, dayanamayacaksan çık." deyince kendi tarafını da Erkan'a verip ineğin yanına geldi. "Kızım, güzelim... Bir daha sana yaklaşan o öküzü mangalda kesmezsem bana da Furkan demesinler, hadi canım,hadi ıkın kurtulalım şundan." diyerek ineğe masaj yaparken ineğin tekrar sancısı gelmişti. İnek ıkınırken Furkan dananın karnından sarılarak çekmeye başladı. Bu abanma ile dana Furkan'la benim kucağıma doğmuştu ama dana nefes almıyordu... İstediğim suyu dananın kafasına döktürüp ciğerlerine kaçan suyu boşaltmaya çalıştım... Ekran'a işimiz daha bitmedi der gibi, "Danayı asalım hadi!" deyince, Furkan'la birlikte ahırın damına ipi takıp danayı baş aşağı gelecek şekilde astıktan sonra, "Aysun teyze biraz daha su lazım." dedim. Erkan dananın ağırlığını tamamen Furkan'a bırakıp Aysun teyze ile birlikte çıktı. Bende elimi dananın boğazına sokup suyu akıtmaya devam ediyordum... Dana hırıltılı da olsa nefes almaya başlayınca hemen indirip Erkan'ın getirdiği suyla tekrar başını yıkadıktan sonra annesinin önüne getirdik... Yerde yatan dana ile ineği izlerken Furkan, "Bir daha bu ineği buzağılatmayın Aysun teyze." deyince Aysun teyze Furkan'a kızıp, "Sen iyi bir öküz ol, karını buzağılama bende yapmiym... Doğanın kanunu bu oğlum, o dönem geldiği zaman ben bu ineği zapt edemiyorum sen biliyor musun?" deyince kahkaha atmamak için kendimi sıktım ve kıs kıs gülerek dumur olan Furkan'ın yüzüne baktım... O arada inek danayı yalamaya başlayınca derin bir oohh çekerek o sevinçle Furkan'a sarıldım... İlk zorlu doğumumu yaptırmış tir tir titriyordum. Furkan'ın titremesi de vücut sıcaklığı gibi benden daha fazlaydı... Nihat amcanın, "Hay maşaallah!" diyerek ahıra girmesiyle Furkan'la ben tekrar ayrılmıştım... "Gızımmm ne ettin seenn, gendin hiç yeyip içmedin mi? Her yediğin yavruna mı gitti gınalı ceylanım." diyerek ineğine koşan Nihat amcaya tebessümle bakıyorduk... Dana gerçekten çok iriydi... Erkan hesap sorar gibi, "Sen bu saate kadar nerdeydin Nihat amca." deyince, "Sorma oğlum Cemil'in büyük oğlu yok mu Alper, o geldi. Cemil'le onu almaya gittik, otobüste geç kaldı." deyince Erkan birdenbire Furkan'a dönüp meraklı gözlerle bakmaya başladı...
Free reading for new users
Scan code to download app
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Writer
  • chap_listContents
  • likeADD