Eski aşklar yeni hesaplar.

1426 Words
Jandarmalar dağa geldiklerinde üç kişiyi bir çukurda jeneratör gazından boğulmuş halde buldular. Zafer, arkadaşları ile çukura inip cesetleri yukarı çıkarırken, onları bulan kişiler de komutana ifade veriyordu. Yüzü çamura batmış arkadaşını çeviren Zafer kısa süreli bir şok geçirdi. Arkadaşı, "Tanıyor musun?" deyince, "Evet, üniversiteden sınıf arkadaşımdı, buraya neden gelmiş acaba?" dedi şaşkınlıkla Cesetler torbaya konup cenaze arabasına konarken, Ercüment komutan telefonlarından yakınlarına ulaşmak istedi. Arama moturuna bakan komutan, "Arkadaşlar ava giderken avlanmak buna deniyor. Midyata pirince gidersen evde ki bulgurdan da olursun. Dönebiliriz." dedi. ... Zafer, Furkan'ların yanına gelince ikisi de bir şey olduğunu anladı. Zafer, Ela'dan müsade alarak Furkan'ı biraz öteye götürdü. Ela'ya arkasını dönüp Furkan ile konuşmaya başladı. "Şuan seni yumruk manyağı yapmıyorsam arkamdaki kız içindir, ona dua et." "Neden yaa? Ne oldu?" "Şerefsiz yine Ela'nın peşine düşmüş, neden bana söylemedin?" "Sen nereden duydun?" "Gördüm." "Nerede? Kapıda mı?" "Mezarda." "Ne mezarı Zafer, bana bak, bir şey mi yaptın yoksa?" "Ela'm olmasa yapardım ama bana kalmamış çok şükür... O ve yanındaki iki kişi, define ararken zehirlenmiş." "Onların defineyle ne işi varmış?" "Bilemiyorum artık, buraya gelmişken bakalım dediler herhalde, arama motorlarında define, tarihi eser, antika falan vardı. O dağın konumu resimleri falan. Baya araştırmışlarda gelmişler." "O salak, bi buna bulaşmamıştı oda tam olmuş." "O değilde biz bunu Ela'ya nasıl söyleyeceğiz." "Çat Çat Çat söyle, içi rahatlar işte." "Beni buraya kadar takip etmiş deyip kötü olmaz mı? "Tevafuk desek?" "Ben bile inanamıyorum o nasıl inansın?" "Ne oldu yani, hazır Ela için gelmişken şuradan bir define bulalım mı dediler?" "Bana da tuhaf geliyor." "Neyse, gidelim hadi, Ela'ya şimdilik belli etmeyelim. Bir kaç güne söyleriz. ~~~~•~~~~• Ferzan, Cihan'a durumla ilgili bilgi vermek için aradığında odunları taşıyorlardı. "Efendim Ferzan?" "Alo ağam, ben işi hallettim de." "Öyle mi? İyii, Pervin nasıl?" "Şirwan ağam mı yanında?" "Ooohhh ooohhh iyiii, sevindim... Söyle, doğumdan sonra ona çok güzel bir sürprizim var... Eee anlat bakalım ne var ne yok?" "Anladım abi, tamam... Şimdi, bu üçlüyü aldık dağa götürdük... Onlar jeneratörlerle birlikte çalışırken biz de Furkan ile kızın her şeyini sildik ve dikkat çekmeyecek şekilde telefonlarında aramalar yaptık...Kızın kocası Zafer de burada jandarmaymış, Aşti görmüş, cesetleri almaya o da gelmiş." "Aferin sana, hatırlat, gelince alnından öpeceğim." "Estağfurullah ağam, elhamdülillah sen izin verdin ya, bu bana yetti... Şimdi ne yapayım, Furkan'ı izlemeye devam edeyim mi?" "Baksana, sen oraları Aşti'ye bırak buraya gel, ben ev yapıyorum bana yardım et." "Doğrumu anladım, Aşti Furkan'ı takip etmeye devam edecek ben geleceğim?" "Aynen öyle... Hadi beni oyalama." "Görüşürüz ağam." ~~~~•~~~~• Cihan, telefonu kapatınca, Şirwan sinirlenmiş bir şekilde kendisine baktı. Cihan, sebebini bilse de belli etmemek için salağa yattı. "Abi, neden öyle bakıyorsun yaa?" "Oğlum sen manyak mısın? O kadar güzel yerler var, buradan yer alınır mı?" "Abi, bu yayla çok hoşuma gitti, Pervin'le kaçıp kaçıp geliriz." "Oğlum, Antalya var, yaz kış sıcak, bodrum Marmaris Muğla oralar varken, burada ne halt yemeye yer aldın?" "Abi, ben de biliyorum oralarda olmayı ama ben o kadar kalabalığa, incik cincik şeylerin içine götürürsem hatunu akşamdan akşama görürüm onu da, 'Aaayyyhhh yoruldum aaayyyhhh bacaklarım ağrıyor.' der tatili burnumdan getirir." "Şerefsizsin Cihan... Çocuğu ne yapacaksın lan?" "Ben görevimi yaptım abi, çocuk dediler yaptım... En az beş yıl yok, kimse kusura bakmasın. Ben döl makinesi değilim, biraz da başkası yapsın." "Bütün aşiret diz çöktük, döllerin için dua ediyoruz Cihan." "Sağol abi." "Kes laaannn?" "Abii, farkettim de o kız gibi konuştun." "Hangi kız?" "Hakan'ın kardeşi, o da aynı senin gibi 'Kes lan!' demişti." "Ne alâka lan, nereden çıktı şimdi o?" "Bilmeemm... Başını da kanattık nasıl oldu acaba?" Şirwan, kanı duyunca, fenalaştı ama belli etmemeye çalışıyordu. Cihan, Şirwan'ın sendelediğini görünce, odunları indiren Jehat'a göz kırptı. Jehat'ın, beşon keresteyi alıp, "Ağam, dikkat et." demesi ve Şirwan'ın, "Ne?" demesi arasında iki saniye geçmemişti ki, kereste Şirwan'ın başına vurdu. Cihan, "Dikkat etsene salak." diyerek Jehat'a kızarken, Bargiran,(mikail) "Bakayım ağam. Bir şey oldu mu?" diyerek, elinde ki hayvan kanını çaktırmadan başına sürüp sonra da, "Ağam kanıyor." diyerek Şirwan'a gösterdi. Şirwan, kanı görünce Cihan'ların kucağına bayıldı. Jehat, Şirwan'ı arabaya taşırken, "Koca aşiret ağası kandan korkar mı yaa?" diye söylenince Cihan, "Suslan, çabuk ayrılıyor duyar, sonradan oldu, amcam vurulunca kanının kokusunu almış. O zaman başladı." dedi. Apar topar Şirwan'ı hastaneye götürüp, Türkân'ın tanıdığı olduklarını söyleyip onun gelmesini istediler... Hemşire, Türkân'a, "Seni tanıdıklarını söyleyen birileri geldi biri yaralı," deyince Türkân, abisi zannedip hemen müşahadeye koştu. Odalarda tanıdık ararken, Cihan perdenin arkasından yanına çıktı. "Merhaba?" Türkân, "Aaayyyhhh." diyerek damağını yukarı çekerken, Cihan perdeyi açtı. "Hemşire hanım, abim yaralandı... Bi bakabilir misin?" "Beni tanıdığını söyleyen siz misiniz?" "Evet." "Nereden tanışıyoruz pardon?" "O gün abim sana vurdu, başın kanadı ya?" "Böylece tanışmış mı oluyoruz?" "Yaanii?" "Ben sizin isminizi bile bilmiyorken, siz beni ismim ile çağırıyorsunuz, bu da demek oluyor ki beni araştırmışsınız?" "Tanışalım, ben Cihan, abim Şirwan, ben evliyim karım hamile abim bekar, kısmetini aramaya geldi." Ş: "Cihan, kessene sesini?" C: "Abi, uyandın mı?" Ş: "Ben iyiyim, neden beni buraya getirdiniz ki?" Bargiran, yine elindeki kanı gösterip, "Ağam, kanıyor yaa?" deyince Şirwan tekrar bayıldı. Türkân, Bargiran'ın kanlı eline vurup, "Çek şunu geri zekalı, bayılıyor görmüyor musun?" dedi. Cihan, "Sen git ellerini yıka da gel." diyerek Bargiran'ı gönderince iki yataklı odada üç kişi kaldılar. Cihan, Şirwan'ın başını kendine alıp bir süre, "Abiii, abiii..." deyince Şirwan ayılmaya başladı. Ş: "Kokuyor, götürün beni." Türkân, onları izlerken, Cihan'ın telefonu çaldı, C: "Aloo, alooo, alooo!" T: "Bağırmasana geri zekalı, burası hastane." C: "Abii, bak, o da senin gibi geri zekalı dedi." Ş: "Geri zekalı olduğun için Cihan... İnşaallah çocukların sana benzemez, yoksa bu aşiret mallar aşireti olarak devam eder." C: "Abla, sen iki dakika abimi tut, ben şu telefona bakayım, burada çekmiyor galiba?" Türkân, "Hey, dur... Nereye, saçmalama!" desede Cihan, sedyede oturan Şirwan'ın başını Türkân'ın kollarına bırakıp dışarı çıktı. Kapıya çıktığında, Bargiran'ın hemşire ile konuştuğunu gördü. "Merhaba hemşire hanım, kusura bakmayın rahatsızlık veriyorum, geçen gün Türkân hanımın başına vurduk, özür dilemek için geldik, rica etsek, Türkân hanım ilgilense?" "Türkân hemşire değil ki?" C: "Ney peki?" Hemşire: "Ebe." Bargiran: "Bu da insan kanı değil." Hemşire, "Siz ne yapmaya çalışıyorsunuz?" diyerek telaşlanırken Türkân dışarı çıktı, "Ben de merak etme... Ben ilgilenirim." diyerek hemşireyi gönderdi. Doğumhaneden bir şırınga ilaç alıp cebine koyarak tekrar Şirwan'ın yanına geldi. Cihan, Şirwan kalkmasın diye uğraşırken, Türkân da Şirwan ile yalnız kalmanın yollarını aradı. T: "Hastayı oturt sen çık." Ş: "Ben iyiyim, gidelim." C: "Abi, başın kanıyor." T: "Yaa, şunun yanında kan deyip durma." C: "Kanıyor ama." T: "Kanıyor diye kan demen mi lazım." En son Türkân'ın "kan" demesiyle Şirwan başını yine boşa bıraktı. Cihan, "Al bak, kan dedin bayıldı." deyince Türkân, "Sen çıksana işimi yapayım, yoksa al hastanı defolun buradan." dedi. Cihan, "Tamam," diyerek tekrar ağırlığını Türkân'a verirken, Türkân zorlandı, T: "Manyak, tut şunu çok ağır." Cihan, Şirwan'ı yan yatırıp dışarı çıkınca, Türkân başının arkasına baktı, şişlik vardı, kan vardı ama yara yoktu. "Ne halt yemeye çalıyorsunuz siz," diyerek Şirwan'ı sırt üstü yatırıp, ayılmasını bekledi. ... Şirwan ayılıp, "Ben iyiyim, gitmek istiyorum," derken, Türkân elindeki şırıngayı bacağına batırıp, "Sakın kıpırdama, bastırırsam en az on iki saat, anan seni doğururken ne acı çekmişse onu çekersin." diyerek çıkartmasına engel oldu. Ş: "Ne istiyorsun?" T: "Bir kaç sorum var?" Ş: "Bu ne ilacı?" T: "doğum indüksiyonu." Ş: "O ne be?" T: "Suni sancı?" Ş: "Ne istiyorsun?" Türkân, telefonunu çıkartıp, fotoğrafını çektiği resmi göstererek, "Bu ne?" dedi. Şirwan, resme bakıp, "Nerden bileyim, ilk defa görüyorum, fantazisi baya kabarık birinin hayalî galiba." dedi Türkân, "Bunu senin kardeşin çizmiş ve abimden istemiş." deyince Şirwan şaşırmış gibi gözlerini belertip resme tekrar baktıktan sonra aynı şekilde Türkân'a baktı. T: "Bakma öyle gök gök, bilmiyor gibi? Ş: "Ney ney?" T: "Cevap ver." Ş: "Bunu Cihan mı çizmiş?" T: "Her ne çiyansa?" Ş: "Onun çizdiği ile ben neden yargılanıyorum?" T: "Cansu'nun peşinde sen olduğun için olabilir mi?" Ş: "Bundan haberim yok, Cansu'nun da peşinde falan değilim... Hatta sana göstereyim, bak... on iki gün sonra Amerika'ya gidiyorum. Sana benimle ilgili kim ne söylediyse yalan söylemiş... biraz tatil yapıp arkadaşımı da görüp gideceğim." "Arkadaşın kim?" "Neçirvan." "Kendi köyünüzde görüşsenize?" "Bizim oralarda bir araya gelince arkada adamlarımız silah çektiği için gizli görüşüyoruz." "Ne pislik insanlarsınız yaa?" "Öyle deme bizim oralar peygamber ocağıdır." "Alttakiler mübarekte üsttekiler lanet." "Cevaplarını aldıysan, şunu çıkartır mısın artık." "Şimdilik serbestsin, yanlışını görürsem seni mahvederim." "Tamam, kızma, patron sensin... Hakan ile mutluluklarını gördüğüm an Cansu benim için bitti merak etme." "Güzel... Şimdi çık git hadi. Ortalıklarda da adamlarını görmiym." "Emredersin de, şu başım ne olacak?" "Başın şiş ama yara yok, bende hamile kadınların şişini indirmede uzmanım, bu şişliğe yapacak bir şeyim yok." Türkân, elindeki iğneyi yandaki çöpe atıp çıkarken, Şirwan ayaklandı, "Eliniz de baya hafifmiş." T: "Seni bir daha görürsem ağırını da gösteririm." Şirwan, Türkân çıkarken gözünü diktiği şırıngayı bir çırpıda alıp, cebine koyarak oradan çıktı...
Free reading for new users
Scan code to download app
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Writer
  • chap_listContents
  • likeADD