Duru, gözlerinde özlem, merak ve belki de kasten bir davetle ona bakmaya devam etti. Alt dudağını hafifçe ısırıp başını yana eğdi. Yüzüne düşen o mahcup ifade, Hakan’ın direncinin son kırıntılarını da alıp götürdü. "Sikeyim…" diye mırıldandı Hakan neredeyse kendi kendine. Sandalyesini devirerek bir anda hiddetle ayağa kalktı. Duru, kalbi hızla atarken ona baktı. Ne yapacaktı? O gözlerin içindeki alev almış yangın basit bir dokunuşla sönecek gibi değildi. Hakan bir adımda yanına geldi. Bir kolunu Duru’nun beline dolarken diğer eliyle onu kucağına aldı. Duru bir an şaşkınlıkla kıkırdadı ama sonra kollarını Hakan’ın boynuna doladı. Hakan onu mutfak tezgahına dayayıp haftalardır içinde birikmiş arzuyla onu öpmeye başladığında ona karşılık vermeye çalışarak inledi. Ama bu öpüşmeyi içinde bir

