15.Bölüm

735 Words
Kardelen Naz haklı, kalbimi dinlemem lazım. Ama onu görünce nasıl tepki vereceğimi bilemiyorum. Akşam eve gelecek ve benden cevap bekliyor ama cevabım olumlu da olsa nasıl davranmam gerektiğini bilmiyorum. Selçuk mesaj attı "evde eksik var mı" diye, ben de "yok" dedim ve Fatih'i aldım, mutfağa girip onu mama sandalyesine oturttum, masayı kurup yemekleri ısıttım. Kapı çalınca Fatih'i kucağıma aldım ve kapıyı açtım; "Hoş geldin" dedim. O da belimden bana sarıldı, alnımdan öptü; "Hoş bulduk" dedi, Fatih'i kucağına aldı. O böyle yaptıkça içimde kelebekler uçuşuyor. "Masa hazır, ellerini yıka da yemek yiyelim" dedim. Fatih’i geri kucağıma aldım, o banyoya giderken ben de mutfağa girdim, oğlumu mama sandalyesine oturttum ve o arada çorbaları koydum. Selçuk geldi ve uzun zaman sonra üçümüz beraber yemek yedik. Yemek bitince Selçuk, Fatih'i aldı ve salona gittiler; ben de mutfağı toplayıp çay demledim. Çaylar hazır olunca salona geçtim, çay içip oğlumla oynamaya başladık. Fatih’in uyku saati gelince Selçuk, "Ben yatırırım oğlumu bugün, sen mamasını ve ilacını getir" dedi. Ben de mutfağa gittim, mamasını yaptım, ilacını aldım ve odaya geçtim. Selçuk oğlumu yıkamış, pijamalarını giydirmiş; ben de mamayı verdim, yatırdık. Uyuyunca gece lambasını açıp sessizce çıktık. Selçuk: "Kardelen konuşalım mı?" dedi ciddi bir tavırla. Artık kaçacak yerim kalmamıştı; başımı aşağı yukarı salladım ve beraber salona geçtik, koltuğa yan yana oturduk. "Konuştuklarımızı düşündün mü Kardelen? Eğer düşüncen olumluysa seninle yeniden, baştan başlayalım ama olumsuzsa bir daha bu konuyu açmam ve ona göre davranırım" dedi. Bir an içime korku düştü, son dediği şeyle benden uzaklaşırsa ne yapardım bilmiyorum. "Cesaret Kardelen, yapabilirsin" dedim ve derin bir nefes aldım. Ellerini tuttum, bir anda gerildi. Başımı kaldırdım, gözlerine baktım. "Selçuk ne diyeceğimi, nasıl davranmam gerektiğini bilmiyorum ama seni kaybetmek istemiyorum. Hayatımda ilk defa böyle hissediyorum ve nasıl davranmam gerektiğini bilmiyorum" dedim ve başımı eğdim. Selçuk elini çeneme koyup başımı kaldırdı. "Kardelen bu bile benim için umut, o zaman kendini bana bırak ve nasıl olacak beraber öğrenelim" dedi. Gülümsedik. "Öğrenelim beraber" dedim. Sonra yüzlerimiz birbirine yaklaştı, nefesini dudaklarımda hissediyorum. Sonra dudağıma bir öpücük bıraktı ve alınlarımızı birleştirdi. Allah’ım, kalbim duracak neredeyse. "Kardelen o kadar mutluyum ki" dedi ve sarıldı bana, ben de ona sarıldım. Ne kadar süre sarıldık birbirimize bilmiyorum. “Kardelen, bugün beraber uyuyalım; sadece sana sarılarak uyumak istiyorum,” dedi. Öyle bir bakıyor ki gözlerime... “Şey, ben bilemedim,” dedim; ellerimle oynuyordum. “Kardelen'im, bir yerden başlamamız lazım. Sadece sana sarılarak uyumak istiyorum. ” Konuşamadım ve sadece başımı salladım. Elimden tuttu ve odaya geçtik. “Ben banyoda giyinip geliyorum,” dedi ve eşofmanlarını alıp çıktı. Ben de pijamalarımı alıp hemen bizim odadaki banyoya girdim. Rutin işlerimi hallettim ve üstümü değiştirip odaya girdim. Selçuk gelmemişti; hemen yatağa girip uzandım. Bir süre sonra Selçuk geldi, yorganı açtı ve yanıma uzandı. Yeni banyo yapmıştı, o kadar güzel kokuyordu ki... Sonra belime sarıldı ve beni kendine çekti. Saçlarımı koklayıp öptü. “İyi geceler Kardelen'im,” dedi. O kadar heyecanlandım ki “İyi geceler,” dedim; sesim titriyordu. Ve gözümü kapadım, kendimi uykunun kollarına bıraktım... … Selçuk Kardelen’le konuşunca içim rahatladı ve artık zaman kaybetmek istemiyordum. Beraber yatalım dediğimde acele etmiş olabilirim ama artık ondan uzak durmak istemiyorum. Banyoda işim bitince odaya geçtim, Kardelen yatakta uzanıyordu. Ben de yanına uzandım ve o güzel saçlarını koklayıp öptüm. Uzun zaman sonra huzurlu bir uykuya daldım. Sabah uyandığımda Kardelen kollarımdaydı, halen uyuyordu. Bir süre onu izledim. Fatih ağlayınca Kardelen uyandı. “Günaydın” dedim ve saçlarından öptüm. “Günaydın” dedi fısıltıyla. “Oğlan uyanmış, ben bakayım” dedi ve yataktan kalkıp çıktı. Ben de rutin işlerimi halledip mutfağa girdim ve çay suyunu koydum. Güzel bir kahvaltı hazırladım ve menemen yaptım. Masa hazır olunca Kardelen oğlumuzla geldi. “Kahvaltı hazır, bakalım menemeni beğenecek misin?” dedim. “Ellerine sağlık, ne zahmet ettin, ben hallederdim” dedi. Ben de yanına gidip önce oğlumu sonra onu öptüm. “Ne zahmeti, benim için zevkti” dedim ve masaya geçip oturduk, güzel bir kahvaltı yaptık. Aklıma o an bizim hiç beraber, baş başa, ailecek vakit geçirmediğimiz geldi. “Kardelen, hafta sonu beraber bir yerlere gidelim; sen, ben ve oğlumuz” dedim. “Gerçekten mi? Olur, gidelim ama annenler bir şey söyler mi?” dedi çekingen bir sesle. “Kimseye hesap vermek zorunda değiliz, sen hazırlan yarın yola çıkarız” dedim. Gülümsedi, heyecanı gözlerinden belliydi. “Olur, hazırlanırım. Nereye gideceğiz?” diye sordu heyecanla. “O da sürpriz olsun” dedim. “Ama ben sabredemem” dedi. “Ağzımdan tek laf alamazsın” dedim. Allah’ım, bu mutluluğumuz hiç bozulmasın…
Free reading for new users
Scan code to download app
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Writer
  • chap_listContents
  • likeADD