Kardelen
Uyandığımda saat sekiz geliyordu. Fatih uyuyordu yastıkları yanına koydum düşmemesi için ve salona geçtim Selçuk koltukta televizyon izliyordu benim geldiğimi görünce televizyonu kapattı bende koltuğa oturdum.
Selçuk: ‘ Uyan mısın nasılsın?’ dedi.
Kardelen: ‘ Uyandım iyim aç mısın masayı kuruyum mu?’ Dedim.
Selçuk: ‘ Birazdan Fatih uyanır hep beraber yeriz annemle konuştum kardelen artık sana karşı o kadar sert davranmayacak.’ Dedi
Kardelen: ‘ Bilemiyorum Selçuk annen bana çok sert.’ Dedim
Selçuk: ‘ Sen merak etme konuştum annemle Seren’de artık buraya gelmeyecek.’ Dedi
Kardelen:’ Nasıl olacak bu Selçuk. Ben Seren’i tanıyorum o kolay kolay vazgeçmez anladığım kadarıyla nanene yalan yanlış her şeyi anlatmış yakına babam ve üvey annemde gelebilir.’ Dedim
Selçuk: ‘ Anneme seni kendisinin tanımasını kimseni lafıyla hareket etmemesini söyledim. Sen Fatih’le ilgilenirken oda yanında olacak ve kendi gözleriyle görecek. Ailende gelirse hiç bir şey yapamazlar ben varım.’ Dedi
Kardelen:’ Bilemiyorum Selçuk ama Seren sana aşık ve onu senin elinden aldığımı düşünüyor. Hacer anne var o öğrenince ikisi birden üstüme çok gelecekler bundan eminim.’ Dedi
Selçuk: ‘ Yaşayıp öğreneceğiz sen yeter ki her zaman dik sur ve kimseye kendini ezdirme gerisini hallederiz.’ Dedi
O arda Fatih’in ağlama sesi geldi. ‘ Ben bakarım’ dedim ve onu almaya odaya gittim onu yataktan kucağıma aldım ve salona geçtim ama Selçuk orada yoktu mutfaktan sesle geliyordu oraya yürüdüm içeri girdiğimde masayı kuruyordu.
Selçuk:’ Açıktık sofra nerdeyse hazır’ dedi
Fatih mama sandalyesine oturttum ‘ bende yardım edeyim’ dedim. Başını salladı be beraber masayı kurup hep birlikte yemeklerimizi yedik.
Kardelen: ‘ Masayı ben toplarım birde cay demlerim sen Fatih’le ilgilen’ dedim
Selçuk: ‘Tamam olur gel bakalım oğlum biraz senle oyun oynayalım.’ Dedi ve beraber mutfaktan cıktılar.
Bende mutfağı hızlıca toplarlayım çayı demledim. İşim bitinde iki bardak cay doldurdum ve salona geçtim Selçuk ve Fatih yerden arabalarla oyuluyorlardı. Beraber hem cay içtik hem de fatih’le oynadık. Fatih bana gene anne dedi. O kadar mutlu oluyorum ki bana anne dediğinde.
Selçuk: ‘ Oğlum seni annesi olarak seçti Kardelen ve tanışalı bir ay olmadı.’ Dedi
Kardelen: ‘ Kızım öldükten sonra bana kimse anne demez sanıyordum ama Fatih benim yaralarımı sarıyor beklide bende onunkini sarıyorumdur.’ Dedim.
Selçuk: ‘ Özlem’le çok vakit geçiremedi Fatih doğduktan üç ay sonra akciğer kanseri olduğu ortaya çıktı kötü huylu olduğundan hızla vücudunu sardı ve altı ay yaşadı ve o süreçte Fatih’le annem ilgilendi. "Sen de onunla bu zamanda annesi gibi ilgilenince anne dedi. Annem, 'Fatih sana anne deyince seninle ilgili düşünceleri değişti.' dedi." Fatih yanıma doğru emekledi ve kucağıma oturdu, "Anne" dedi ve esnedi.
Kardelen: "Uykusu geldi galiba, yatıralım oğlumu." dedim.
Selçuk: "Olur, sen üstünü değiştir, ben de mamasını yapıp gelirim." dedi.
Kafamı salladım ve oğlumla odasına geçtik; üstünü değiştirip pijamalarını giydirdim, o arada Selçuk elinde biberonla geldi. Odadaki koltuğa oturdum, oğlum kucağımda mamasını yedi ve uyudu; Selçuk kapının pervazından bizi izliyordu. Maması bitince yavaşça yatağına yatırdım ve gece lambasını yakıp odadan çıktık.
Selçuk: "Geç oldu, yatalım; yarın erkenden mobilyalar gelecek." dedi.
Kardelen: "Olur, yatalım." dedim. Odaya doğru yürüdük; o, dolaptan eşofmanını, yastığını ve yorganını aldı ve çıktı. Ben de kaç gündür banyo yapmıyordum, odada ebeveyn banyosu vardı; pijamalarımı, iç çamaşırlarımı aldım ve banyo yaptım.
Banyo yaptıktan sonra rutin işlerimi halledip üstümü giyinip çıktım, yatağa uzandım. Seren, Hacer anne beni rahat bırakmayacaktı ama artık kendimi ezdirecek değildim; o eski Kardelen yok artık. Ve gözlerimi kapattım ve uyudum.
…
Sabah erkenden kalktık ve Münevver teyzelere geçtik; bana karşı sert değildi ama hâlâ mesafeliydi. Selçuk, temizlik şirketiyle de anlaşmış; bizim yapacağımız bir şey yok, sadece Selçuk başlarında duracak ve bir ihtiyaç hâlinde yardımcı olacaktı.
Ben Fatih’le ilgilendim; Cihan amca iyi biriydi, bana karşı da babacan davranıyordu. Arada Münevver teyzenin bana baktığını görüyordum, o da Fatih’e nasıl davrandığıma bakıyordu.
Kardelen: "Münevver teyze, isterseniz yemeği ben yapayım?" dedim.
Münevver: "Tamam olur ama istersen önce Fatih’i yatır, uykusu geldi galiba." dedi.
Kardelen: "Tamam, ben mamasını yapıp geliyorum." dedim.
Sonra mutfağa girdim, mamayı yapıp salona girdim. Fatih'i kucağıma aldım, yanıma bebek çantasını da aldım. "Nerede yatırayım?" dedim.
Münevver: "Gel göstereyim." dedi. Beraber misafir odasına geçtik; o çıktı, bense oğlumun üstünü değiştirip mamasını verdim. Uyuyunca yanlarına yastık yerleştirip çıktım. Salona geçtim.
Kardelen: "Ne yemek yapmamı istersiniz?" dedim.
Münevver: "Ben tavuk çıkarmıştım, onunla bir şeyler yapabilirsin. Dolabı açarsan her şey var; olmayan varsa Cihan gider alır." dedi.
Kardelen: "Yok, ben olanlarla yaparım bir şeyler, Cihan amcayı yormayalım." dedim.
Cihan: "Yok kızım yorulmam, ekmek almaya zaten gideceğim." dedi.
Kardelen: "Tamam, olursa haber ederim."
Mutfağa girdim ve olan malzemelerle yemek yaptım; mercimek çorbası, fırında tavuk patates, pirinç pilavı ve salata yaptım. Yemekler hazırdı. İşim bitince salona geçtim.
Kardelen: "Fatih uyurken ben Selçuk’a bakayım." dedim.
Cihan: "Tamam kızım, beraber çıkalım, ben de ekmek almaya giderim." dedi.
Münevver: "Sen çık, Fatih uyanırsa ben bakarım." dedi.
Cihan amcayla beraber çıktık, ben yukarı çıktım. Eve girdim; yeni mobilyaları yerleştirmişler, evi toparlamışlar. Ben de evi dolaştım, Selçuk mutfaktaydı.
Kardelen: "İşler bitmiş galiba, güzel olmuş." dedim.
Selçuk: "Evet, güzel oldu; bitti işler, ben de aşağı inecektim." dedi.
Kardelen: "İnelim, yemek hazır; Cihan amca ekmek almaya gitti." dedim.
Selçuk: "Tamam inelim, bana haber verseydiniz ben alırdım ekmeği." dedi.
Kardelen: "İşin var sandı herhalde, kendi gitti." dedim.
Başını salladı ve beraber aşağı indik. Selçuk anahtarla kapıyı açtı ve eve girdik. Salona geçtik; Fatih uyanmış, babaannesiyle oturuyordu. Beni görünce "Anne" dedi.Ben de hemen gidip oğlumu kucağıma aldım ve onu öptüm.
Selçuk: "Oğlum, arada baba da de, kıskanıyorum" dedi gülümseyerek.
Kardelen: "Sen al istersen, ben de masayı kurayım" dedim.
Selçuk "Tamam gel oğlum" dedi ve Fatih’i kucağına aldı; ben de mutfağa girdim ve masayı kurdum. O arada Cihan amca ekmeklerle geldi. Masa hazır olunca salona geçtim, "Masa hazır, isterseniz yemek yiyebiliriz" dedim.
Münevver: "Hadi yemek yiyelim artık" dedi. Hep beraber mutfağa geçtik ve yemek yedik. Fatih’e çorbadan yedirdim.
Cihan: "Eline sağlık kızım, çok güzel olmuş" dedi. Gülümsedim. "Afiyet olsun" dedim.
Selçuk: "Eline sağlık, güzel olmuş" dedi. "Afiyet olsun" dedim.
Münevver:’ Eline sağlık güzel olmuş.’ Dedi ‘ Afiyet olsun’ dedim.
Kardelen: ‘ Siz salona geçin bende buraları toplayım çayı demler getiririm.’ Dedi.
Herkes salona geçti bende mutfağı toparladım ve çayı demledim. Sonra bardakları doldurdum ve salona geçtim Cihan amca haberlere bakıyor Münevver teyze el işi yapıyordu Selçuk’ta Fatih’le oynuyordu.
Bende çayları servis ederken kapı çaldı. Selçuk kalktı ve Fatih’i bana uzattı bende kucağıma aldım. Ama öyle bir kapıyı çalıyorlardı ki sanki alacaklı çalıyordu.
Sonra salona Seren ve Hacer anne girdi o kadar sinirliydi ki üstüme yürüdü Selçuk geldi önüme geçti. Seren ağlıyordu Hacer anne o kadar sinirliydi ki Münevver teyzeye döndü.
Hacer: ‘ Münevver sana yakıştıramadım nasıl olurda kızımı arayıp buraya gelme dersin benim kızım sen gelinini kaybedince hep yardımcı oldu şimdi bu kız gelince kızıma nasıl sırtını dönersin.’ dedi
Münevver:’ Sakin ol Hacer ne bu sinir ben kötü bir şey demedim Selçuk Kardelen ve Fatih’den uzak dur dedi ne yapabilirim oğlum istedi.’dedi
Hacer: ‘ Benim kızım senin oğluna annelik yaptı bumuydu teşekkürün.’ Dedi
Selçuk: ‘ Kendinize gelin siz kim oluyor da benim evime baskına gibi gelip birde benden hesap soruyorsunuz. Benim oğluma annelik yapmadı kızınız anneme sadece yardımcı oldu benim oğlum onun kucağında sadece ağlıyordu.’ Dedi.
Hacer anne artık iyice sinirlendi ‘ Tüh nankör sanki evlendiğin kadın ona düzgün annelik yapabilecek mi ailesinin onayı olmayan birine kaçmış biri o’ dedi.
Selçuk: ‘ Bana bakın saygımı korumak istiyorum ama ben salak değilim kimin neden neyi yaptığını biliyorum sizi nasıl birisi olduğunuzda o yüzden ne konuştuğunuza dikkat edin.’ Dedi.
Hacer anne çok bozuldu ne diyeceğini bilemedi. ‘ Baban geldiğini öğrendi bakalım ona ne diyeceksin Kardelen.’ Dedi
Selçuk yanına geçtim ve gözlerine baktım ‘ Olanı söylerim bana yaptığınız haksızlıkları o eski kardelen yok karşınızda bana laf söylerseniz karşılığını alırsınız.’ dedim.
Hacer iyice bozuldu.
Selçuk: ‘ Karımı duydunuz ama ben genede uyarıyım Kardelen’den uzak duracaksınız eğer onun hakkında olur olmadık dedikodu ya da üstüne yürüdüğünüzü duyuyum bu kadar sakin olamam bilmem anlatabildim mi?’Dedi.
Seren ve Hacer anne sinirle evden gittiler. Ama rahat durmayacaklarını anladım. Bakalım neler yapacaklar…