Akif telefonu kulağından çektin. Baştan aşağıya beni süzdü. Yanıma yaklaştı. Nutku tutulmuş gibiydi. O kadar yakınma gelmişti ki sıcaklığını hissediyordum. Nefesi tenimi yakıyordu. "Çok güzel olmuşsun, meleğim." Parmak uçları koluma değdiği an yerimden irkildim. Dilim damağım kurumuştu. Geri doğru bir adım attım. Akif de siyah bir takım elbise giyinmiş fakat kravat takmamıştı. Her zaman olduğu gibi yine çok yakışıklıydı. Saçları hafif yukarı doğru kıvrılmış sakallarını kestirmişti. Kusursuzun da ötesindeydi. "Gözlerim kamaştı." "Evet baba açıkçası çok güzel olmuş. Sizi bölmek istemezdim fakat gitmeniz gereken bir davet olduğunu hatırlatmak isterim." Akif saçlarıma dokundu. Dudaklarımız birine çok yakındı. "Farkında mısınız, ben buradayım." Akif sanki Dileda'yı duymamış gibiydi. Parmağ

