9

1001 Words

Akif Elimdeki çerez tabağını kırık masanın üzerine bıraktım, oturduğun tekli koltuktan doğrulup karşımda yüzü yara bere içinde kalan adama baktım. "Konuşacak mısın? Seni akşama kadar bekleyemem." herkes beni ünlü bir iş adamı sanıyordu fakat öyle değildim, karanlık işlerinde içinde olmak zorunda kalmıştım, babam sayesinde. "Ahh Akif sen nazik bir adam değil miydin? Düşmanlarına yemek yersin, senin elin silah tutmaz." attığı kahkaha boş deponun içinde yankılanıyordu, başını sağa doğru eğdim. "Elime silah almadan bile seni öldürebileceğimi çok iyi bilirsin. Beni sinirlendirme istersen, şimdi bana patronun hakkında bildiklerini anlat." düşmanım olan kişileri ölme gereği duymadan onları maddi yandan çökerterek başa çıkıyordum. Bunu yapmak içinde en yakınındaki adama eziyet etmem yetiyordu.

Free reading for new users
Scan code to download app
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Writer
  • chap_listContents
  • likeADD