Sadun beyin karşısında ne yapacağımı bilmiyordum. Dün işe gelmeyip birde üstüne geç saatte haber vermiştim. İlk defa böyle bir sorun oluşturuyordum. Bu zamana kadar tek bir hatam olmazken şimdi üstüme bir de sorun teşkil etmiştim. "Sen daha önce böyle değildin. Farkında mısın? Değişiyorsun. Ha! Bu güzel bir yönde olsa tebrik ederdim. Fakat tam aksi bir yönde." oturduğum koltukta yok olsam daha iyi olurdu. Bu zamanlar hep yanlış kararlar veriyordum. Akif başımda bir akıl bırakmamıştı. "Çalışmaya karar vererek yanlış yaptım. Bir süre dinlensem iyi olur." Sadun bey oturduğu koltuktan doğruldu. Masanın üzerindeki kalemi eline aldı, kalemle beni işaret etti. "Aslında biliyor musun? Kendine haksızlık ediyorsun. Sen nasıl bir zeka yapısına sahipsin farkında mısın? Evlendin diye işe ara vere

