SESSİZ TESLİMİYET

1138 Words
Rüzgar adamın üzerine oturmuş yumruklarını acımasızca adamın yüzüne geçirirken ben olduğum yerde kalmış onu izliyordum. Başım zonkluyordu.Piç herif yere vurduğu için darbe almıştım.Kendimi toparlamaya çalışırken gözüm diğer adama kaydı.Eline aldığı demir çubukla Rüzgara yaklaşıyordu.Gücümü toplayarak adamın arkasından boynuna atladım."Bırak beni kaltak.!!"Adamın bana böyle küfür etmesi sinirimi dahada alevlendirmişti.Dişlerimi sinirle adamın kafasına geçirdim.Adam acı içinde inlerken elindeki demir yere düşmüştü.Ben üstünden atmaya çalışıyordu.Ama bırakmayacaktım yoksa gidip Rüzgara saldıracaktı.Adam beni sırtından atmaya çalışırken Rüzgar sonunda bizi farketmişti.Adamı bırakmıyordum.Tırnaklarımı hırsla boynuna geçirdim.Adamın ağzından acıdan bir inleme daha kaçtı.Rüzgar gözlerini açmış şok içinde bana bakıyordu.Çok sürmeden gelip beni adamın boynundan indirdi.Başım döndüğü için oturmak zorunda kaldım.Bu sefer iki adamın karışmasını izliyordum.Rüzgarın dövdüğü adam bayılmıştı.Şimdi karşısındakiyle uğraşıyordu.Çokta uğraştı sayılmaz adam tek yumrukla yere serildi.Ağzım açık bir şekilde izlerken Rüzgar sinir dolu gözleriyle bana döndü."Bittimi eğlencen"dedi Başım döndüğü için yerden kalkmadan cevap verdim."Ne eğlencesi." "Kafa yeme eğlencesi" diye karşılık verdi.Adamın kafasını ısırmamdan bahsediyordu."Bitti," diyip kısa bir cevap verdim. Rüzgar bir süre üzerimi süzdükten sonra arkasını dönüp çıkmaya başladı.Beni burda yanlız mı bırakıyordu?Hemen arkasından aşağıya inmeye başladım."Nereye gidiyorsun."dedim. Cevap vermedi.Yavaş yavaş aşağıya doğru giderken. "Sana diyorum"diye bağırdım.Ama adamın umrunda değildi.Baş dönmem yürümemi dahada zorlaştırırken bir kez daha bağırdım"Dursana" dedim.Bunu dememle ayağım kaydı.Ağzımdan bir çığlık firar ederken yere sertçe düşüp merdivenlerden yuvarlanmaya başladım.Çok yuvarlanmamıştımki bir çift kol beni sarmalamıştı.Yavaş yavaş bilncimi kaybederken burnuma tanıdık odunsu kokusu geldi... *** (Yazardan) Rüzgar evinin salonunda oturuo viskisini yudumlarken içeriye Aras girdi."Oo bensiz içiyorsun bakıyorum." diyerek kardeş bildiği Rüzgara isyan etti.Onlar daha küçükken tanışmış Recep abilerinin elinin altında büyümüşlerdi.Onların orda onlardan başka kimseleri yoktu.Hep birbirlerine sahip çıkmış bugünlere kadar gelmişlerdi." "Gel beraber olsun kardeşim."diye yanıtladı Rüzgar.Aras ilerleyerek kendine bir bardak doldurup Rüzgarın yanına oturdu."Neye içiyoruz kardeşim." "Öylesine içiyoruz kardeşim." her zamanki sert ve mesafeli sesi yoktu.Aile bildiği insanların yanında dilediği gibi davranırdı."Peki öylesine olsun abicim" Aras aradawbir Rüzgar arada birde abi derdi.Aralarında bir yaş vardı.Aras yirmi beş,Rüzgar ise yirmi altı yaşındaydı. Beraber oturup içerlerrken Arasın telefonu çalmaya başladı.Aras kulağına dayayıp "Söyle Mami" Karşıdaki çocuk konuşmaya başladı "Abi tarif ettiğiniz bir kadını burda gördük.Metruk bir binanın hemen yanında şimdi" "Tamam konumu at bana gözün de üzerinde olsun.". "Tamam abi." diyip telefonu kapattı.Rüzgar başını çevirip "Ne oldu" "Asya'yı görmüşler onu haber verdiler."Rüzgar ağır ağır başını salladı. Telefona gelen bildirimle Aras bakışlarını oraya yönlendirdı.Dudaklarından kısık bir gülüş döküldü.Rüzgar Arasın bu haline kaşlarını çatarak baktı."Ne oldu lan.!" "Kız dönüp dolaşıp yine bizim dibimize gelmiş abi.,Baksana.."diyip telefonu Rüzgara uzattı."Hemen iki sokak ötemizde." Rüzgâr garipsedi.Kız burdan çok uzaklaşmamış diye düşündü."Bana at konumu" diyerek ayaklandı.Gidip halini görmek istiyordu."Tamamdır." Rüzgar evden hızlıca çıkıp arabasına bindi.Konum arabayla beş dakika uzaklıktaydı.Arabayı hızla o yöne doğru sürerken aklından bit sürü düşünce geçiyordu.Binanın dibine vardığında arabadan indi.Acı bir çığlık sesi duyunca gözleri hemen yukarıya kaydı.Adımları ondan izinsiz hızlanmaya başlamıştı bile.Yukarıya gittiğinde adam Asyayı bir tokat vurmuştu.Bu içindeki ateşi harlerken ikinci tokadı atmadan adamı yakalayıp yumruklamaya başladı.Asya ne haldeydi bilmiyordu ama o tokatı gördüğünde nevri dönmüştü.Kız kardeşi küçükken bir kere dayak yediğinde yine böyle hissetmişti.Daha sonra ağzından istemsizzce "Benim olana nasıl dokunursun oruspu çocuğu!!" Kendinden böyle ir cümle beklemiyordu.Bunu bir kere yanında kalmasına bağlayarak adamı dövmeye devam etti.Adam bayılmış haldeyken yumruklamaya devam etti.Arkasından gelen çığlık sesiyle adamı bırakıp arkasına baktı.İlk önce gördüğü şeye inanamadı.Asya adamın sırtında kafasını ısırıyordu.Rüzgar istemsizce gülümsedi.Çok sürmeden ciddiyetini toparlayıp Asya'yı adamın sırtından indirdi.Adamın boynunu görünce yüzünü buruşturdu.Böyle naif bir kızın içinden nasıl böyle birşey çıkmıştı inanamadı.Aralrından geçen kısa bir muhabbetten sonra Rüzgar çok durmadan eve dönmek için hareketlendi.Nasıl olsa Asya'nın peşinden geleceğinden emindi Asya'nın seslenmelerini yok sayarak inmeye devam ederken gelen çığlık sesiyle hemen geriye döndü.Asya düşmüştü... Çok zarar görmesine izin vermeden yakaladı.Ama elinde tuttuğu kızın gözleri çoktan kapanmıştı.Onun yüzünden olmuştu.."Asya uyan!" diyerek sarsmaya başladı.Ama Asya gözünü açmamıştı.Bir kaç denemeden sonra bıraktı.İçine düşen korkuyla hemen kucaklayıp arabaya doğru götürdü.Ölmüş olma ihtimali canını sıkıyordu.Her ne olursa olsun böyle birşeye sebep olmak istemezdi. Arabayı hızla sürüp en yakın hastaneye götürdü.Belalardan kaçarken yine bir şekilde bela geliyor onu buluyordu.Sıkıntıyla oflayıp içeriden doktorun gelmesini beklmeye başladı.Kafasını duvara yaslayıp gözlerini kapatıp türlü düşüncelere daldı.Gözlerini açmasına sebep olan şey yanından gelen bir kadın sesiydi."Şey merhabalar." Rüzgâr cevap vermeden dik dik kadının yüzüne baktı.Kadın dediği daha yirmilerinde olan genç bir kızdı.Güzel biriydi ama Rüzgarın ilgisini hiç çekmemişti."Bir yakınınızı bekliyorsunuz herhalde.Beklerken birşeyler içebiliriz isterseniz." Rüzgarın sabrı sınanıyordu.Böyle küçük kızları bu halde görünce deli oluyordu."Abicim hadi işine bak"dedi.Sesi sert ve keskin çıkmıştı.Kız bozulan moraline rağmen pes etmeyerek yine konuştu."Bir kahve içebiliriz bence" Rüzgar daha fazla dayanamayarak "Git okulunu oku.Bu yaşında böyle şeyler yapmaya utanmıyormusun." Kız rengi atmış bir şekilde ordan hemen uzaklaştı.O sırada doktor içeriden çıktı."Kızın durumu nasıl doktor.?" Doktor Rüzgarın ses tonunu önce bir yadırgadı.Daha sonra konuşmaya başladı."Şimdilik iyi.Kafasından darbe almış.Ayrıca kaburgalarında da ezikler var.Bir süre dinlenmesi gerekiyor.Şimdilik uyutuyoruz.Sabaha kendine gelir." Rüzgar bunları dinledikten sonra başını hafifçe salladı.Doktor gittikten sonra rahat bir nefes aldı.Ölüp içine dert olmasını istemiyordu.. Bir süre sonra Asya odaya alınınca Rüzgar peşinden gitti.İçeri girmek yerine odanın camından içeriyi izlemeye başladı.Bakışları bir süre Asya'nın her yerinde gezindi.Daha fazla orda durmayarak telefonu eline alıp kulağına dayadı."Aras , Leyla'yı al hastaneye gel..." Karşıyı bir süre dinledikten sonra telefonu kapattı.Yavaş ve temkinli adımlarla hastaneden çıktı.Burda çok bile durmuştu.... *** (ASYA'DAN) Gözlerimi zorlukla açtığımda hastane duvarlarını görmeyi beklemiyordum.Önce gözlerim yansada sonunda açmayı başardım.Etrafıma baktığımda kimse yoktu.Tek başıma bir hastane odasındayım.Kalkmaya yeltendiğimde başıma keskin bir ağrı girmesiyle yeniden yatağa düştüm.Derin bir nefes alıp başıma gelenleri düşündüm.En son merdivenlerden düşmüştüm ve biri beni yakalamıştı. Sıkıntılı bir nefes verip gözlerimi yumdum.O sırada kapı açıldı.İçeriye yorgun bir şekilde Leyla girdi.Ne işi vardı burda? "Aa Asya uyandın sonunda."diyip hemen yanıma koştu."İyi misin dur doktoru çağırıyorum."soru sormuştu ama cevap vermeme kalmadan hemen odadan çıkmıştı.Bu kızdaki enerjiden istiyordum... Birkaç dakikadan sonra Leyla içeriye doktorla beraber girdi.Doktor bir kaç tetkit yaptıktan sonra konuşmaya başladı."Asya hanım,biraz daha dinlenmeniz gerekiyor.Başınıza aldığınız darbeden dolayı bir süre ağrı ve baş dönmesi yaşayacaksınız.Onun dışında kaburgalarnızdaki ezilme bir süre ağrı yapacak.Onun için ilaç yazacağım.İstediğiniz zaman taburcu olabilirsiniz.Ama bu süreçte mutlaka dinlenin ve kontrollerinize gelin." Doktor bir anda o kadar cümle kurmuştu ki şaşırdım.Bütün söylediklerine sadece başımı salladım."Geçmis olsun"diyip bizi Leyla'yla yanlız bıraktı.. "Leyla senin ne işin var burda." "Abim çağırdı."Rüzgâr getirmişti beni buraya demekki.Onun yüzünden bu haldeydim.Bırakıp gitmese merdivenden düşmezdim."Anladım ama artık gidebilirsin tek başıma hallederim."dedim.Gururuma yediremiyordum o adamın gelip kurtarması hastaneye getirmesini. "Saçmalama Asya.Abimlr ne geçti aranızda bilmiyorm ama artık bir yere gitmiyorsun.Kaldığımız yerden devam edeceğiz.." dedi.Bana sorma gereği duymamıştı.Ağzımı açacaktım ki lafı yine ağzıma tıktı."İtiraz kabul etmiyorum.Hem bu halinle nereye gidecksin.Evin yok ailen yok.Cok yaşayamazsın sokaklarda.Bunları çok iyi bilirim.,.." Sonlara doğru sesi biraz kısılmıştı.Çok iyi bilirim demişti.Ne yaşamışlardı acaba? Leyla bir yandan haklıydı.Ne yapacaktım ki.İlk fırsatta yine başıma bir bela açacaktım.Bu sefer gurur yapma ve kızım.Yutkunup başımı önüme eğdim..Galiba yaptığım sessiz bir teslimiyetti...
Free reading for new users
Scan code to download app
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Writer
  • chap_listContents
  • likeADD