Hakim bakış açısı;
Asya ve lLeyla gittikten sonra Aras Rüzgara dönüp konuşmaya başladı."Abi kıza ne kadar güveniyorsun.Bu işte seni satmayacağını nerden biliyorsun."Rüzgar bir süre karşı tarafa duygusuzca baktı."Yapamaz çünkü başka çaresi yok."
Aras başını eğip bir süre düşündü.Rüzgarla küçüklükten beri yanyanalardı.Berbaer büyümüş ve bu hayatı beraber kazanmışlardı.Görüşte iki kişiydiler ama arkalarında çok kişi vardı."Peki, Rüzgar öyle diyorsan öyledir.Peki kızın başındaki belayı nasıl halledecez ?"Rüzgar önce kafasında bir düşünüp tartı."Asya'nın dediğine göre birinin bileğinde kuş dövmesi varmış.Buralarda kolunda kuş dövmesi olan kaç gurup var?"soruyu Arasa yöneltmişti.Aras bir süre düşündükten sonra gözleri birşey keşfetmiş gibi gözlerinin içi parladı."Geçenlerde bize baş kaldıran bir gurup vardı.Onlar mı diyorsun.Onların kolundada kuş dövmesi var."Rüzgar ağır ağır başını salladı."Evet onlar.!Onlar dışında tanıdığım öyle kişiler yok.Şansımızı onlarda denemek zorundayız."Aras Rüzgarı onaylarcasına başını salladı."Yarın sabah ilk işimiz bu olsun.Küçük bir prüz sadece kolayca hallederiz."Rüzgar kendinden emin bir şekilde konuşuyordu.Onun elinden kaçan bir iş şimdiye kadar olmamıştı.Bunuda kolayca halledecekti.Aras kalkmak için hareketlendi"Yarın hallederiz o zaman."diyip kapıya yöneldi.Rüzgar oturduğu yerden"Tamam.Görüşürüz"dedi.Biraz üşengeç bir tip.Aras gittikten sonra kalkıp bir bardak viskiyi kafasına dikti..Bunca zamandır beklediği şeyi artık hayata geçireceği zaman gelmişti.Bunu keyifle izleyecekti...
***
Sabah gözlerimi kemiklerimdeki ağrılara açtım.İnleyerek kalkıp yatakta oturdum.Dün üşütmüş olmalıydım.Pencereye baktığımda Güneş yeni doğmaya başlıyordu.Erken uyanmışım..Yatakta bir süre oturup kendime geldikten sonra kalkıp elimi yüzümü yıkadım.Aynadan yüzüme baktığımda biraz sarardığımı farkettim.İnşallh hasta olmazdım.Şimdi hiç yeri değildi.Bugün hayatımın ne yönde gideceğinin belli olacağı gündü.Yüzümü kurutup banyodan çıktım.Midemin guruldamasıyla acıktığımı farkettim.İki gündür birşey yiyememiştim ki..Acaba aşağıya inip birşeyler yesemiydim?Ne olacaktı ki zaten.Hem zaten erkendi kimse uyanamamıştır diyerek odadan sessiz adımlarla çıktım.Ayaklarım soğuk mermere basıp yürümeye başladım.Sanki büyük bir iş peşindeymişim gibi adımlarım temkinli ve sessizdi.Alta kata doğru inerken sessizlikten kimsenin uyanmadığına kanaat getirdim.Adımlarımı hızlandırıp mutfağa gidecekken üzerimde bir çift göz hissetmemle başımı çevirdim.Ordaydı..Rüzgar bana bakıyordu..Elimde olmadan dudaklarımdan bir çığlık kaçtı.Çığlığıma rağmen hâlâ bakışları üzerimdeydi.Boğazımı temizleyip"Manyak mısın sen sabah sabah ne yapıyorsun,"diyerek sitem ettim.Elimi kalbimin üzerinde tutup sakinleşmeye çalıştım."Burası benim evim.Ne yaptığım seni ilgilendirmez."dedi.Bu lafı nedense biraz dokunmuştu.Boğazıma oturan yumru ile açlığımı unutup çıktığım merdivenleri geri çıkmaya başladım."Dur"diyen sesini duyunca adımlarım olduğu yerde kaldı.Başımı yavaşça geri çekip yüzüne baktım.Gözleri çok karanlık bakıyordu.İnsanın içii ürperiyordu."Ne var!"içimdeki dürtülere engel olmayarak ters bir şekilde cevap verdim.."Aşağıya neden indin"Acıktım demeyeceketim.Bana benim evim demiştim sonuçta."Öyle "diyip kestirip attım.Koltuktan kalkıp yavaş adımlarla bana doğru gelmeye başladı.İçimdeki korku baş göstermişti.Gözüme yamyam gibi görünüyordu.Aramızda bir kaç merdiven varken durdu.Ben tepeden ona bakarken o aşağıdan beni süzüyordu."Bir sorun mu var.?"dedi.Sesi bu sefer daha yumuşak çıkmıştı.Hâlâ sertti ama onun gibi birisine göre yumuşak çıkmıştı.Tam hayır diyecektim ki karnımın guruldaması ikimizin arasına girmişti.Utançtan başımı eğdim.Kıpkırmızı olduğuma emindim.Rüzgarın yüzüne küçük bir bakış attığımda dudağında küçük bir gülümseme vardı.Oda güldüğüne göre rezil olmuş olmam kesindi."Gel hadi.Bende kahvaltı yapmadım.Birşeyler hazırlada yiyelim."diyip arkasını dönüp oturma alanına doğru yürümeye başladı.Böyle bir cevap beklemediğim için şaşkındım.Dünden beri tanıyordum.Ama ruh hali çok değişiyordu.Bütün bunların arasında takıldığım nokta birşeyler hazırla demesiydi.Sesi emir veriyordu resmen .Beni uşağı zannediyordu herhalde."Pardon da ben neden hazırlıyor muşum?"diyerek diklendim."Ben mi hazırlayacam."diyerek ters ters baktı.
Avcunu yalardı ona birşey hazırlamazdım.Alışırsa hizmetçi olarak kullanır beni kesin."Senin için birşeyler hazırlamıyorum.Emir vermeyide bırak.."Belki fazla tepkiliydim.Ama doğamda emirle çalışmak yoktu."Kimin evinde olduğunu unuttun galiba."
"Beni getiren sendin unutma!!"ikide bir evim diye başıma kakmasından rahatsız olmaya başlamıştım."Seni gönderecek olanda benim."bu cümleyi kurmasıyla beynime kan sıçradı.Ona muhtaçmışım gibi konuşuyordu.Bir yerde evet ihtiyacım vardı.Ama beni böyle aşağılayıp ezik duruma düşüremezdi."Öylemi!Al evini başına çal.Senden gelecek olan yardım yerin dibine batsın.!"diyip sinirle yukarı çıktım.Böyle ezilerek yaşamaktansa ölmek daha iyiydi.Banyoya girip dün attığım kıyafetlerimi giydim.Birde onun verdiği kıyafetleri giymeyecektim.Kıayafetler Allah'tan oldukları yerde kurumuştu.Hâlâ hafif nemli olan ayakkabılarımı da ayağıma geçirip odadan sert adımlarla çıktım.Aşağıya indiğimde Rüzgar salonun ortasında duruyordu.Geldiğimi farkettiğinde sert bakışlarını bana doğru yönlendirdi.Tek kelime etmeden arkamı dönüp evinden çıktım.Nereye gidecktim ben şimdi...
Hava bulutluydu.Umarım yağmur yağmaz...Sokaklarda öylece ilerledim.Nereye gittiğimi.bilmeden gittim.Eski evime mi gitseydim acaba.?Hem belki peşimi bırakmışlardır.Aklıma bunun girmesiyle evimin yolunu tuttum.Bulunduğum semtten çok uzaktı.Mecbur yürüyerek gidecktim.
Kaç saat olduğunu bilmiyordum ama güneş tepeye gelmek üzereydi.Hem açlık hem yorgunlukla sonunda oturduğum mahalleye varmıştım.Etrafımı kontrol ederek oturduğum apartmana doğru ilerledim.Bahce kapısından girdiğimde büyük bir haya kırıklığına uğradım.Bütün eşyalarım apartmanın girişinde duruyordu.Ev sahibi atmış olmalıydı.Neredeyse iki aya yakındır kirayı vermiyordum.Eşyalarıma doğru ilerlediğimde yerde kırık çerçeveyi gördüm.Elime alıp baktığımda annem ve babamdı.Bu hayatta elimde onlara dair elimde tek kalan şey buydu.OnlarıElimden olmadan gözümden yaşlar akmaya başladı."Anne baba,beni neden yanlız bıraktınız.Kızınız çok yanlız"yaşadığım şeyler o kadar ağır geliyordu ki artık dizlerimin üzerine çöküp ağlamaya devam ettim.Onları benden alan kimdi bilmiyordum.Bilsem kendi ellerimle gebertirdim onları.Ama yoktu...Koskoca dünyada yanlız olmak benim payıma düşmüştü...Biraz daha ağladıktan sonra kalktım.Güçlü durmam gerekiyordu.Benim benden başka kimsem yok...Eşyaları karıştırıp içinden sırt çantamı buldum.Şerefsiz adam çöp gibi atmış hepsini....
Üzerime bir kaç kıyafet alıp çantaya koydum.Kalın olmasına dikkat ettim.Kışa giriyordum.Ne yapıp edip bir yer bulmam lazımdı..Eşyaların arasından gözüme çarpan küçük bir bisküvi paketiyle duraksadım.Çok açtım...Neredeyse iki gündür yemek yememiştim.Hızlıca alıp ağzını açtım.Ağzıma bir tanesini atınca gözlerimi yumdum.Böyle bir duruma düşmüş olmak çok canımı yakıyordu..Hem ağlayıp hem yedim...
Çok oyalanmadan evden uzaklaşmaya başladım.Şimdi ne yapacaktım.Yine nereye gittiğimi bilmeden yürümeye başladım.Kafamda onlarca düşünce vardı.Kendime iş bulmam lazımdı.Sonrada kalacak bir yer...Ama böyle bir zamanda bunları yapmak o kadar zorki...Off off.
***
(Yazardan)
Asya'nın kapıyı çarpıp çıkmasıyla Rüzgar dişlerini sert bir şekilde sıktı.Ona karşı gelinmesinden hiç hazzetmezdi.Ama buna rağmen birşey yapmadı...İçinden bir ses dönecek diyordu.Tek başına birşey yapamaz dönecek...Saatler geçti. her geçen dakika Rüzgarın içindeki öfkenin körüklenmesine sebep oluyordu.O Rüzgar Kara"ydı.Kimse onun emrine itaatsizlik yapamazdı.Bu hayattaki tek kıymetlisi kız kardeşi ve arkadaşı Arastı.Bir zamanlar bir kıymetlisi daha olmuştu...
Bu hayatta bir onlara zaaf gösterebilirdi.Başka hiç kimseye tahammülü yoktu.Şimdi tam herşeyi devreye sokacam derken o baş belası kız çekip gitmişti.Sinirle bir nefes bırakırken yukardan ayak seslerinin gelmesiyle yönünü oraya çevirdi.Leylaydı gelen.,
"Günaydın abiii"diyip bütün neşesiyle salona daldı.Babaları ölünce annesi onları bırakıp gitmişti.O zamandan beri hayatındaki en büyük gayesi kız kardeşine bakmak olmuştu.Bunları yaparken desteği veren bir abisinide hiç unutmayacaktı...
"Günaydın"dedi tok bir sesle.Leyla geçip koltuğa oturarak esnemye başladı."Ee abi Asya kalkamdı mı daha."
Asyaya başta ön yargılı gitmişti.Ama kimsesi olduğunu öğrenince yumuşamıştı.Nasıl olsa halinden anlıyordu.
"Gitti"Kısa ve net bir cevap verdi.Leyla oturduğu yerden dikleşerek abisine baktı "Nasıl gitti."
"Gitti."diye tekrarladı Rüzgar.
"Sende buna izin mi verdin abi"
"Ne diyebilirim Leyla kendi tercihi"
"Abi o kız kimsesizdi.Hem işine yardım edecekti hemde sokaktan kurtulacaktı.Nasıl izin verirsin gitmesine."Leyla biraz fazla sahiplenmişti.Buda yumuşak yüreği yüzündendi."Olan oldu."
"Abi sokakta kalmayı en iyi biz biliriz.Kızın halini görmedin mi.Yazık en azından bir yere bıraksaydın kız başına ne yapacak sokaklarda."bekledi.Abisinden cevap gelmeyince sinirle kalkıp odasına gitti.Bilirdi sokakta kalmak nasıl birşey.Sokağa düştüklerinde Rüzgar 12 Leyla 9 yaşındaydı.Sıkıntılı bir nefes vererek telefonu eline aldı.Bir numarayı tuşlayarak kulağına dayadı,"Efendim abi"
Aradığı kişi Arastı."Fare kaçtı sokaktaki çocuklara söyle gören olursa gözü üzerinde olsun.Kızı tarif et onlara.Bir sıkıntı olduğunda arasınlar beni."
"Asya gittimi abi"Rüzgar sıkıntılı bir nefes verip cevap vermedi.Aras daha fazla üzerinde durmayarak"Tamam abi hallederim.."
diyip kapattı.Bu kadar uğraşmasına gerek yoktu.Ama kız kardeşi haklıydı.Onun içindeki çocuğa küçükte olsa dokunmuştu...
***
Saatlerce yürüyüp sabahı akşam etmiştim.Nerde olduğumu tam olarak bilmiyordum.Ama acilen dinlenmem gerekiyordu.... Karşımda gördüğüm metruk bir binayla duraksadım.Biraz burda dinlensem fena olmazdı.Yavaş ve temkinli adımlarla içeriye girdim.İçerisi insanı korkutuyrdu.İçeriye doğru giderken arkamdan gelen sesle kanım dondu."Hoop güzellik nereye böyle."
"Yolunu şaşırmış bir Ceylan.Baksana abi!"dedi diğer bir ses.Korku göğsümü sararken başımı yavaşça geriye döndürdüm.Kalbim ağzımda atıyordu.İçmis iki kişi beni avını yakalamış aslan gibi süzüyordu.Yüzlerini görür görmez koşmaya başladım.Allah kahretsinki binanın içindeydim.Mecburen yukarı doğru koştum.Ben koşarken onlarda peşimi bırakmadan koşuyorlardı.En son kaçacak yer kalmayınca bulduğum ilk yerin arkasına saklandım.Sesler yaklaşıyordu.Birinin bağırmasıyla.nefesimi tuttum ."Hadi küçük Ceylan gel bizi uğraştırma.Güzel bir gece geçirecez sonra istediğin yere gidersin söz.".
Nefesimi tutmam yetmezmiş gibi elimide ağzıma dayadım.Kücükken gözlerimi kapatsam beni görmeyecekler gibi hissederdim.Şimdi bulunduğum durumda yine aynısını yaptım.Keşke işe yarasaydı.Adım sesleri yaklaşıyordu..Bir süre sonra adım sesleri durunca gözlerimi açtım.Üzerimde eğilen adamı görünce çığlık attım.Dibimde duruyordu.Derin derin nefesler alırken adam beni tutup başını boynuma sokmaya çalışıyordu.Dudaklarının boynuma değmesiyle midem boğazıma gelmişti."Bırak beni aşağılık herif.İmdattt"hem çırpınıp hem bağırıyordum.Diğer adamı görmemle gözlerim açıldığı gibi açıldı"Çok yorma abi.Banada gücü yetsin"diyip kahkaha attı.Allahım ne yapacaktım ben.Aklıma gelen düşünceyle ayaklarımı bacak arasına geçirdim.Adam inleyerek geri çekildi.Tam kaçmaya fırsat bulmuştum ki diğer adam ellerini saçlarıma atıp yakaladı.Bunu yapmasıyla ağzımdan acı bir çığlık kaçtı.Kimse sesimi duyup gelmiyordu.Nasıl bir dünyaydı bu.Artık yardım bile edilmiyordu..Gözlerimden yaşlar akarken bir yandan da bağırıyordum.Bacak arasına vurduğum adam gelio beni aldı.Yüzüme sert bir tokat attı.Tokadın etkisiyle yere düşüp başımı çarptım.Artık vazgeçtim.Güçsüzdüm..Adam ben kendimden geçmiş bir haldeyken yine elini kaldırdı.Gözlerimi sıkı bir şekilde kapatıp gelecek olanı beklerken burnuma dolan odunsu bir koku ve çarpma sesi aynı anda duyuldu.Hayır bana çarpılmamıştı.Gözleri açtığımda karşımda olan adam yerde burnundan kan fışkırıyordu adeta.Ve bu adamın karşısında da bir adet Rüzgar.Daha onun burda olma şokunu atamazken söylediği cümle bir şok daha yaratmıştı bende..."Benim olana nasıl dokunursun oruspu çocuğu..."