KARACA'NIN AĞZINDAN...
"Daha ne kadar burada kalmaya devam edeceğiz?"
"Ve yemekler hazır! Sana kendi ellerimle pilav yaptım hayatım..."
Boşa konuşuyordum ben. 3 gündür aldığım nefesi zehir etmişti bana. Sürekli etrafımda pervane olunca yaptıklarını unutacağımı, önüme getirdiği yemeklerle hemen koynuna atlayacağımı mı sanıyordu?
"Daha ne kadar burada kalacağız dedim Tolga!"
"Sen, beni affedene kadar sevgilim."
"Bakınca bile tiksinti duyduğum yüzünü görmek zorunda mıyım ben?"
Pilav tenceresini sofraya kaba bir şekilde koyup yanındaki sandalyeyi tek dokunuşla yere fırlattı.
"GÜNLERDİR SENİN İÇİN UĞRAŞIYORUM! KARŞILIĞI BU MU KARACA!"
"UĞRAŞMA! SANA UĞRAŞ DİYEN Mİ OLUYOR! AÇ BOŞANMA DAVANI, USULÜNCE BOŞAN! HANİ PARAN VAR, HANİ MİLYON DOLARLARCA SERVETE SAHİPSİN YA... BOŞA BENİ!"
"UNUT O BOŞANMAYI! GEREKİRSE TÜM SERVETİMİ SENDEN BOŞANMAMAYA AYIRACAĞIM KARACA!"
Kedi, köpek gibi birbirimizi yiyorduk. Barışmak bir yana dursun, yüzüne iki saniyeden fazla bakınca çıldırıyordum.
Evde elini yemeğin tuzuna dahi sürmeyen adam ortaya böyle güzel yemekler çıkartmayı nerden öğrenmişti?
"HAH! DELİLLER ELİMDE TOLGA BEY!"
Kocaman adımlarıyla dibime kadar girdiğinde geriye kaymaya çalıştım ama fırsat vermedi. Belimden kavrayan parmakları gücünün karşısında güçsüzlüğümü gözler önüne seriyordu.
"O deliller işe yarayacak öyle mi?" dedi dalga geçercesine.
"Görsel ve ses olarak yeterli olduğunu düşünüyorum Tolga! Ayrıca şu kolunu belimden çek!" dedim.
"Açabilirsin davayı."
Dokunuşlarını yavaşça çekerek bedenimi hür bıraktı.
Ellerini cebine koyarak arkasını döndü ve "Davayı aç!" dedi.
"Nasıl? Karşı çıkmayacak mısın?"
"Hayır! Madem bu kadar kararlısın, madem boşanmakta diretiyorsun kabulümdür. Aç davayı, sun delillerini! Hatta istediğin avukatı tut Karaca! Masraflarını ben karşılayacağım."
Neler oluyor bu adama? Daha bir kaç dakika öncesine kadar boşanamazsın diye evi yıkarken şimdi masrafımı karşılayacağını söylüyor.
"İstemez! Senden gelecek para hiç gelmesin! Başımın çaresine bakarım ben!"
"Sen bilirsin karıcığım! Hazırlan, şehre inelim. Seni istediğin yere bırakırım, açarsın boşanma davanı."
Demek ki aşk diye ardına sığındığı duygu 3 günden ibaretmiş. Benden boşanınca Alev'le evlenecekti kesin. Ne de olsa metresti!
"Karşılığında ne isteyeceksin!" dedim. Böyle aniden bırakacağına olan inancım çok düşüktü. İnanmak istemiyordum...
"Hiçbir şey!" dedi arkası dönük durmaya devam ederken.
"İyi!" dedim gözümden akan yaşları silerken.
"Madem bitti, kanunlar önünde de bitsin artık!"
"Tamam! Dışarıdaki araçta seni bekliyorum."
İki adım atmıştı ki "Ha bu arada!" dedi bana dönerek.
"Boşandıktan sonra zannetme ki oğlumu alacaksın! Oğlumu sana asla bırakmam Karaca! Beni gözden çıkarttıysan ben bunu, oğlunu da gözden çıkartmışsın varsayarım."
"Kanunlar sana bırakmaz! Aldatmışsın beni ve üstelik oğlum seni tercih etmez Tolga!"
"Göreceğiz Karaca, göreceğiz..."