9. ZOR DURUM...

585 Words
KARACA'NIN AĞZINDAN... "KAPILARI KAPATIN, KARACA ASLA DIŞARI ÇIKMAYACAK!" "AÇIN!" dedim korumalara bağırarak. Kapalı kapıları açtırmak uğruna sarf ettiğim çabalarım koca bir okyanusun içine düşürdüğüm inciye benziyordu. Boşa çırpınmak... "TOLGA ŞU KAPILARI AÇTIR DİYORUM SANA!" İki saattir oturduğu koltukta sigarasını içerek yalnızca beni izliyordu. Gözleri kıpkırmızı, duruşu yıkık duruşu... "TOLGA AÇTIR ŞU KAPILARI!" "Açılmayacak Karaca! Boş boşuna bağırıp da o güzel ses tellerine ziyan etme." "OF!" Koskoca villaya hapsolmuştum. Alp'i de uzaklaştırmış, Hayat ablayla birlikte bağ evine göndermişti. Oğlumu benden uzağa nasıl götürürdü? "Yıpratma kendini. Gel otur, sakince konuşalım Karaca." "Bizim konuşacak hiçbir şeyimiz kalmadı! Sen..." dedim yanına gidip işaret parmağımı yüzüne doğrultarak. "Sen bu hayatta görüp görebileceğim en iğrenç insansın! Dostumla beni aldatacak kadar hemde!" "Her insan hata yapar Karaca!" dedi sigarasını söndürüp ayağa kalkarak. "Ama sen neden bize bir şans daha vermiyorsun?" "Boşanıcaz Tolga!" Kolumdan kavrayarak kendine çekti beni. "Boşanma yok!" dedi ciddiyetle. "Boşanma var Tolga! Artık senin soyadın altında durmak istemiyorum!" "Ya ne yapacaksın?" dedi gözleriyle gözlerimin üstünde gezinerek. "BENDEN BOŞANINCA NE YAPACAKSIN! SOKAKLARDA MI KALACAKSIN HE! ALIRIM SENDEN OĞLUMU KARACA!" "MAHKEME BANA VERECEK ÇÜNKÜ ELİMDE TAPU GİBİ KANITLARIM VAR!" "Ne kanıtı?" dedi korkuyla. "Boşanma kanıtı!" dedim karşısında ilk defa dik bir duruş sergileyerek. En azından kanunlar benden yanaydı... "Ne kanıtıymış?" dedi kolumdan tutup kendine daha fazla çekerek. Sustum... "NE KANITI DİYORUM SANA!" "ALEV'LE OLAN BÜTÜN KONUŞMALARINIZ!" diye haykırdım. Kolumu bıraktı. Çıldırmış gibiydi. Saçlarını çekiştirerek tüm gücüyle bağırıyordu. Evden çıkmama dahi müsade göstermeyen Tolga, elimde boşanmak için belge olduğunu duyunca nasıl delirmesin ki? "S.... LAN SENİN KANITINI! BOŞANAMAZSIN BENDEN!" Önündeki masaya attığı tekmeyle kulaklarımı kapattım. Bütün tabakların yerleştirildiği sofra tuzla buz olmuştu. Neyseki tabakların içi boştu. "DELİRTTİN LAN BENİ! SONUNDA BUNU DA BAŞARDIN KARACA!" İnsan yüzsüz olunca üste çıkmaktan gocunmaz, kızarmazmış. Beni aldatan o değilmiş, ben de havadan sebeplerden dolayı boşanıyormuşum gibi evi dağıtıyordu. Santim santim araştırma yaparak elimdeki kanıtı bulmaya çalışıyordu ama bulamazdı biliyorum. "NEREYE SAKLADIN!" Gururumu ayaklar altına alıp o metresi eve çağırmışım, önüne kendi ellerimle yaptığım yemeklerden koymuşum. Niye? Kanıtları kendi ellerimle sana vermek için mi? Sırf bunun için mi katlandım bunca yürek acısına? Oturup kaldığım yerden milim kıpırdayamıyordum. 'Hamileyim!' kelimesi beynimde yankılarla dolaşıyordu. Canımdan çok sevdiğim eşimden hamile olan en yakın dostum... Dost nasıl diyeyim böylesine? Bir daha nasıl güveneyim dost bildiklerime? Savaş alanından farkı kalmayan evden hiçbir sonuca varamayan Tolga iyice çıldırmıştı. Her yer didik didik olmuştu. Hiç tahmin edemezdi olduğu yeri. Yetimhanemden kalan defterimin orta sayfalarında bulunan gizli bölmesine sokmuştum. "Yok!" dedi baş ucumda dikilerek. "Nereye sakladın Karaca?" Elimi alnıma koymuş öylece duruyordum. Pes etmek üzereydim. "Karaca kime soruyorum? Ben bulursam farklı sonuçlar doğar!" Elimi alnımdan çekip sert bir bakışla yüzüne baktım. "Ne olurmuş Tolga? Çok korktum, ne olurmuş?" "Sen sanıyor musun ki benden boşanırsan seni barındırırım! Çalışabilecek iş kapısı bulabilir misin kendine Karaca? Tek bir laf..." dedi parmağını sallayarak. "Tek bir lafımla bütün kapıları kapattırırım sana! İş bulamazsın, sokaklarda kalırsın! Benden boşanırsan seni bu kapıdan içeri bile sokmam Karaca! Oğlumu da elinden alırım! Hadi bugün doydu karnın, yarın doydu, öteki gün doydu! En fazla 1 hafta... 1 hafta dayanabilirsin. Ayaklarına serdiğim maddiyata alıştın Karaca! Sanıyor musun dışarıdaki hayat Tolga'nın önüne serdiği hayata benzer? Bu lüks hayatı dışarıda bulabileceksin öyle mi? Üstündeki elbisenin fiyatından haberin var mı? 15.000 TL' ye aldım onu! Senin aylık kazancının yarı fiyatına denk! Aklını kullanırsan eğer burda kalırsın, her şeyi birlikte aşarız. Ha dersen ki ben seninle savaşacağım, buyur!" dedi kollarını iki yana açıp. "Ben burdayım Karaca! Fazla yorulmam, yıpranmam. Ama sen derbeder olursun. Bir kaç bin TL benim için bir hiç! Kararını ver! Ya sonsuza dek gideceksin ya da burada kalacaksın!"
Free reading for new users
Scan code to download app
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Writer
  • chap_listContents
  • likeADD