25. OYUN BAŞLIYOR...

1117 Words
KARACA'NIN AĞZINDAN... "Anne ben çok açım!" Eve geçmeden önce küçük bir market alışverişi yapmıştım. Alp ağırlık olarak organik, taze ve özel hazırlanmış yemeklerle beslenen çocuktu ama bugün mecbur sadece makarna yiyecekti. "Anne şimdi ellerini yıkayıp sana makarna yapacak!" dedim enerjik gözükmeye çalışarak. İçimde kırılmış tüm parçalarımı görmezden gelerek... "Makarna mı?" dedi montlarımızı portmantoya asarken. "Evet annecim, makarna yapacağım." "Ama benim canım somon çekti anne." Ben sana somonu nerden alayım be annem? Param zaten kısıtlı, yapma bunu Alp... Yüzümdeki hüznü ufak bir mimik oynatışla geri yollayıp bedenimi Alp'e döndürdüm. "Makarnayı beraber yapmak ister misin?" dedim. Benimle birlikte mutfağa girmeyi çok severdi. Tolga buna kesin dille karşı çıktığı için genelde o yokken gizlice yapardık. 'Küçücük çocuğun mutfağa girdiği nerde görülmüş Karaca? Ayrıca o Korman soyadını taşıyor. Lütfen saçma sapan şeylerle zihnini meşgul etme oğlumun!' derdi. Ee o zaman ben niye giriyordum o mutfağa? Ben de Korman soyadını taşımıyor muydum? Aa pardon! Tolga bey yalnızca Karaca'nın yemeklerinden yemeyi seviyordu. Çünkü ben o koca villaya, gösterişli şatoya aşçı olarak gitmiştim. "Babam yine sana kızar anne." Çocuğun bile bilinçaltına yerleşmiş babasının bana kızacak korkusu. Çömeldim, seviyemizi eşit tuttum. "Hm..." dedim etrafa bakınarak. "Bence burda baba yok oğlum. Baba yoksa mutfağa girmeme kuralı da yoktur dimi?" İki parmağımın arasında burnunu kıstırarak güven vermek istedim oğluma. Babasını çok seviyordu, bunu inkâr edemezdim ama bana olan tavırlarından ötürü ara ara kızıyordu da. Hiçbir çocuk annesini aşağılayan bir babaya körü körüne sevgi besleyemez. Çok sevdiği sakınılmaz gerçekti ama ikimiz arasında seçim yapacak olsa tartışmasız beni seçerdi... Ellerini yıkayıp koştur koştur yanıma gelen oğlum heyecanla dolaşıyordu yanımda. Alp gerçekten her koşula ayak uydurmasını bilen çocuktu. Yaşadığım zorlukları yakından gördüğü için bana yardımcı oluyor, fazla sıkıntı çıkartmamaya çalışıyordu. Ara ara babasının evindeki konforu aradığı yadsınamaz gerçekti ama olsun... Çocuktu doğalında... ••• Aradan 11 gün geçmişti. Tolga yeni bir stratejiye mi döndü bilmiyorum ama ertesi günün sabahında gittiğim ilk lokantada kendime iş bulmuştum. Bu konuyu avukatımla görüşmüş, fikrini sormuştum. 'Tolga bey muhtemelen bunu mahkemede delil olarak sunmamızdan korktu. Yani gittiğiniz yerlerde size iş imkânı sunulmadığında bunu ses kaydı alarak belgeleyebilirsiniz ve bu da ekonomik yönden sizi tehdit ettiğinin kanıtı olur.' İnce düşünülmüş bir gerçekti. Adam benden boşanmamak uğruna zekâsını sonuna kadar kullanıyordu... Çalışmak hem çok güzel hem de çok yorucuydu. Oğlum okuluna gitmeye devam ediyordu. Yani benim kazandığım para onun bir günlük okul masrafına denk gelmezdi de neyseki babası o konuda vicdanlı davranıp her şeyiyle ilgileneceğini söylemişti. Alp'i okuldan alıp eve geçmiştim. Öylesine yorgundum ki anlatamam... Post gibi yere düşebilirdim her an. 12 saat çalışıyordum ve söylemesi ayıptır k.pek gibi her yere koşturuyordum. Masaları silmek, etrafı toplamak, herkesin siparişine yetişmek... Tek değildim ancak yeni girdiğimden ötürü deneme sürecindeydim. Patron gün boyu beni izliyordu. Hatta sık sık yanıma gelerek 'Sen Tolga Korman'ın eşi olduğuna emin misin? O kadar paranın içinde yaşayan bir kadın bu işleri böylesine mükemmel yapmayı nasıl başarabiliyor?' diyordu. Sizde evin 24 saati aynı havayı solusaydınız yemek yapmayı da bilirdiniz, ütü yapmayı da, çamaşır katlamayı da... Tamam, Tolga mutfağa girmeme sesini asla çıkartmazdı ancak evin diğer işlerine de el attığımı öğrenince çıldırırdı. 'Evde bir sürü hizmetli var Karaca! Sana mı düşmüş ütü yapmak!' diye başımın etini yerdi. En sonunda 'Madem karşı çıkıyorsun o zaman çalışmama müsaade et!' diye itiraz edince üstümdeki baskısını geri çekmişti. O günden sonra da zaten ara ara söylenmek dışında fazla tepki vermedi. Şimdi boyutlar farklıydı. Hem dışarıda hem evde çalışmak çok yorucu geliyordu. Yemek, bulaşık, çamaşır derken yatağa girmem gece 1'i, bazen 2'yi bile buluyordu. Sabahta işe gitmek için 6'da kalkınca hayat gerçekten çok zor oluyordu benim içinde... Bu akşam da yorgundum. Günlerden Cumartesi'ydi ve Tolga, Alp'i almaya gelecekti. Oğlumun yemeğini yedirmiş, üstünü giydirmiştim. Benden ayrılacağı için gözümün içine bakıyordu ama biliyordum ki babasını da çok özlemişti... Ve zil çaldığında Alp koşa koşa kapıya gitti. Heyecanla "Baba, sen misin?" dedi. Burası onun doğduğu günden beri yaşadığı köşke benzemiyordu. Kapıda korumalar, evde kameralar yoktu. Kim o demeden kilit kesinlikle açılmayacaktı. "Benim oğlum..." Ayağa kalktım ama kapıya kadar gitmedim. Alp, babasının sesini duyunca kapıyı hemen açtı. Elinde poşetlerle karşısına çıkan babasına kocaman sarıldı. Aramızda her ne geçerse geçsin onların bağının kuvvetli olmasını istiyordum... Gülümseyerek baktım her ikisine de... Tolga izin bile almadan her zamanki kabalığıyla içeriye ayakkabılarıyla girip koltuğa oturdu. Bu adam beni çıldırtmak üzere programlanmış sanki! Çocuğun yanında kavga çıkmasın diye çabalıyordum ama sabrımı zorladığı kesindi. "Burda hiç araban yokmuş sanırım. Ben de bugün oğluma bir sürü araba aldım ki canı sıkılmasın..." Babasının yanaklarına öpücük kondura kondura teşekkür ediyordu miniğim. Yaklaşık yarım saat oturduktan sonra benden yüz alamayınca kalkmak zorunda kaldı Tolga. Kapının önünde bekleyen adamına Alp'i araca götürmesini söylediği an anladım ki sınavım yine başladı! Geçen hafta sonunda olduğu gibi yine başımı şişirecek kesin! Alp bana sarıldıktan sonra küçük bedenini kaplayan büyük heyecanla dışarıdaki korumaya emanet edildi. Tolga bana dönerek "Yetmedi mi inadın Karaca?" dedi. Aynı cümleyi benim sana kullanmam gerekmez miydi? Yetmedi mi Tolga? Evliliğimizin bittiğini neden kabul etmemekte böyle ısrar ediyorsun? "Tolga o kadar çok yorgunum ki gerçekten seninle uğraşacak dermanım yok." dedim bıkkınlıkla. Bir an önce çıksa da kendimi yatağıma bıraksam diye düşünüyordum. "Evinin kraliçesi olmak varken neden burda külkedisi olmayı seçiyorsun? Kendini de, beni de küçük düşürüyorsun." "Sebep?" dedim sert tavırla. "Çalışmak ne zamandan beri kendini küçük düşürmek oluyor? Hayatımdan memnunum Tolga! Şimdi izin verirsen dinlenmek istiyorum!" Kapının önüne kadar yürüyüp tam önünde bekledim. Bu gitmeni bekliyorum demekti. Derin soluk çekti ciğerlerine. Bizim savaşımız tahmin ettiğimden daha yüksek voltajda seyredecekti ve ben şimdiden yorulmaya başlamıştım. İşle ev arası mekik dokumaya devam ediyordum. Lokantanın sahibi benimle bugün ilk kez özel hayatım hakkında konuşmak istemişti. Samimiyetine tüm kalbimle inandığım bir kişiliğe sahipti ama yine de Tolga'nın beni aldattığı için boşanma aşamasında olduğumuzu söylememiştim. Bunu söylemem için çocuğumun babası olması yeterliydi... Eşimin durumunun çok iyi olduğunu bildiği hâlde neden böyle düşük seviyeden işe başladığımı merak etmişti. Aslında evden ilk ayrılışımda bile aklıma gelen reklam teklifi beni çok iyi çekip çevirebilirdi ancak biliyorum ki Tolga teklifi yapanların ayağını kaydırırdı. Hemde öyle bir kaydırırdı ki iş sektöründen silerdi tüm adını. Şimdilik buralarda çalışmama sesini çıkartmıyordu çünkü küçük yerler onun için sıkıntı teşkil etmiyordu. Üstelik büyük şirketler, yani Tolga'nın küçüğü sayılacak kadar büyük şirketler oturmuş düzenlerinden vazgeçerek benimle çalışmaya cesaret edemezlerdi. Tek telefonla şirketin müdürünü etkisi altına alabilecek güce ve kudrete sahipti. Ve o kadar çalışanın hayatına yaptığım bencillikle gölge düşüremezdim. Kimi borcunu ödüyordu, kimi evine bakıyor, kimi de evlilik için birikim yapıyordu... Yani sırf benim işim görülecek diye onca insanı işinden etmek bencillik olurdu... Bugün Derya'nın ayarladığı kızı şirkete sokmuştuk. Sık sık irtibata geçiyordum kendisiyle. Şimdilik geride durması gerektiğini söyleyerek şirkette sadece iş odaklı kalıyordu ama bir kaç güne kadar kendini göstermeye başlayacaktı. Eğer Tolga tuzağa düşerse bundan çıkaracağım en büyük ders; şirkette dönen oyunlardan bi haber evde eşimi bekliyor oluşumdu. İşte o zaman kendime diyecektim ki kim bilir kaç kızla aldatmış beni...
Free reading for new users
Scan code to download app
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Writer
  • chap_listContents
  • likeADD