5. AÇILAN GÖZLER...

1111 Words
KARACA'NIN AĞZINDAN... "NE KAYBETMESİ, NEYDEN BAHSEDİYORSUN SEN! ŞU KAPIYI AÇ YOKSA KIRICAM!" Her zaman yaptığım gibi sustum yine. Karaca hep susmaz mıydı? Aman Tolga beni bırakmasın, benden soğumasın, bana olan duyguları azalmasın! Heba ettiğim gençliğimin meyvesi ihanetti. Hemde öyle ağır bir ihanetti ki altında kaldığım yük yetimhane duvarlarından daha soğuk ve can yakıcıydı... "AÇ ŞU KAPIYI KARACA!" Kapıya vurduğu yumrukları kulaklarımda büyük yer kaplıyordu. Eski Karaca olsaydı korkusundan hemen kalkar açar, Tolga'yı sakinleştirmeye çalışırdı ama şimdi ki Karaca en güvendiklerinden darbe yemiş kadındı. "ÇOCUK DUYMADAN AÇ!" Dünya bir yana, oğlum bir yana... Eminim ki Hayat abla onun bu sesleri duymasını istemediği için yüksek sesle müzik açmıştır odasında... Oğlum için yapacağım! Oğlum için açacağım o kapıyı. Ayağa kalkıp sakin adımlarla kapının önüne ilerledim ve kilidi çevirdim. Açmadan geriye döndüğüm an açıldı kapı. Açılan kapıydı, kapanan sevdam... Bütün aşkım tek hareketle derin kuyulara mahkûm olmuştu... "Bekle!" dedi kapıyı üstüne kapatarak. "SANA BEKLE DEDİM KARACA!" Yüzünü dahi görmek istemediğim adamı ömrüm beklemekle geçmişti zaten. Ha işten gelecek, ha yurt dışından gelecek, ha toplantıdan gelecek... Gelecekte gelecek... Karaca'da ömür boyu onu bekleyecek öyle mi? "KİME DİYORUM!" Sert bir dönüşle beni kendine çevirdiğinde yüzü sinirden kıpkırmızı olmuştu. "Ne istiyorsun, ne var?" dedim sakinliğimi koruyarak. "Ne demek ne istiyorsun? Ne saçmaladın sen az önce? Yok beni kaybetme korkusuyla ilk kez karşı karşıya kalıyorsun falan filan! Niye kaybediyor muşum ben seni?" "Bilmem!" dedim omuzlarımı silkerek. "Düzgün cevap ver bana!" "Yoruldum..." dedim az ötemde duran koltuğa oturup. "Senin sürekli beni eleştirmenden, aşağılamandan bıktım Tolga! Yüzün solgun, kilo almışsın, sanki doğumdan sonra eski güzelliğin kalmadı, az kendine bak, makyaj yapmayı öğren, giyinmeyi bilmiyorsun! Daha sayayım mı, ister misin?" Sustu... Bunları söylerken içim de açtığı yaranın büyüklüğünün farkına varmıyordu... "Saçmalıyorsun hayatım. Sana olan aşkımı biliyorsun." "AŞK BU MU!" dedim tüm gücümle bağırarak. "BU MU AŞK! HAYATINI PAYLAŞTIĞIN KADINI AŞAĞILAMAK MI AŞK!" "Aşkım..." dedi sakinliğiyle yanıma gelip dizimin dibine çökerek. "Özür dilerim. Tamam belki çok bencil bir adamım ama valla seni çok seviyorum Karaca." "Güleyim ister misin? Yaptığın..." dedim ama son anda susturdum kendimi. Ağzıma çektiğim fermuar şimdilik orada kalmak zorundaydı. "Ne?" dedi çenemden tutup, kaçırdığım bakışlarımı yüzüne sabit kılarak. "Yaptığın ne Karaca? Devamını getirir misin?" "Devamını söyledim işte! Yaptıklarını söyledim! Artık dayanamıyorum Tolga! Madem beğenmiyorsun, o zaman boşanalım!" Bütün pisliğini ortaya çıkarıp boşanmak çok isterdim ama oğlum için bu yolu tercih ediyordum. Anlaşmalı olan boşanma Alp için daha iyi olurdu. Çekişmeli olursa, aldatılma durumları meydana çıkarsa oğlumun hayatına yansırdı ve asla istemiyordum. "Bak..." dedim kendimi sakin tutmaya çalışarak. "Gönlün başkasına kaydıysa söyleyebilirsin Tolga. Yemin olsun ki yadırgamam, sorun çıkartmam. Usulünce gider boşanırız." Oysa içimde kıyametler kopuyordu... "Sen ne saçmalıyorsun Karaca? Benim gönlüm senden başkasına düşer mi hiç? Sana öyle hissettirdiğim için özür dilerim. Söz veriyorum, söz veriyorum bir daha asla öyle kırıcı konuşmayacağım." "Tamam." dedim pes edişimle. Madem düzgün yolla boşanmayı seçmiyorsun, o zaman kanıt toplamam için hayatımın en büyük parçası haline getirdiğim fedakarlığımı tekrardan konuşturmam gerekiyordu. "Hallettik değil mi? Boşanma yok, birbirimizi seviyoruz. Seviyoruz değil mi Karaca?" Paçalar tutuştu, artık onları görme ihtimaline daha yüksek olasılıkla bakıyordu. Sustum... "Karaca seviyoruz birbirimizi dimi hayatım? Boşanma yok, aşk var, biz varız..." Dizleri üstünde sürünerek bana daha da yaklaştı. Hafiften doğrulttuğu bedeniyle sımsıkı sardı beni kolları. "Kokunu almadan yaşayamam Karaca..." Kulağıma fısıldanan cümle gözümden aşağı dökülen yaşların sebebi oldu. Madem böyle düşünüyorsun, o zaman neden beni aldatıyorsun, neden? Niye beni salak yerine koyuyorsun Tolga? "Boşanma yok, biz varız. Özür dilerim, yapmamam gerekiyordu özür dilerim. Söz veriyorum bir daha asla olmayacak Karaca! Sen varsın, ben varım, oğlumuz var..." diyip benden ayrıldı ve elini hafifçe karnımın üstüne koydu. "Ve kızımız olsun istiyorum. Bir çocuğumuz daha olsun Karaca." Elini çektim karnımdam. "Ben istemiyorum." dedim ayağa kalkarak. "Neden? Sen istiyordun, ben istemiyordum. Şimdi ne değişti ki? Neden istemiyorsun? Kızımız olsa fena mı olurdu?" Dedi haftalarca yanıma yaklaşmayan adam! "Bana yaklaşmayan sensin Tolga! Ne değişti de çocuk yapma fikriyle coştun böyle?" "İnsan..." dedi başını yere eğerek. "Bazen yaptıklarından ötürü uzak kalırmış sevdiklerinden." Çok büyük lütuf! Ne bekliyordu acaba? Beni aldattığı için benden uzak kalıyormuş! Vicdanının sesinden ötürü! Gel de inan! "Ne yaptın ki benden uzak kalma zorunluluğu hissediyordun kendinde?" dedim. Madem küçük de olsa bir itiraf yaptın bari altını doldur. "Yani... Şey hayatım... Sen de dedin ya... Öyle davranıyordum, kalbini kırıyordum. O yüzden." "Ha ben de başka bir şey sandım Tolga." dedim. "Ney?" dedi yutkunarak. "Ne bileyim aldatma falan yani... Öyle bir konuştun ki dışarıdan duyan birisi aldatıyorsun sanır!" Bembeyaz kesildi yüzü. Ne diyeceğini bilemiyordu adeta. Karşımda duran kişi Tolga'dan eser taşımayan korkak herife dönüşmüştü. "Saçma sapan konuşma! Eğer sorunumuz hallolduysa hazırlan, dışarı çıkıp hava alalım." "Sen nereye gideceksen git, ben istemiyorum." dedim. "O zaman evde vakit geçirelim. Hayat'a söyleyeyim, Alp'i dışarı çıkartsın, bizde baş başa kalalım. Olur mu?" dedi arkamı döndüğüm vakit geriden bana sarılarak. "Karımı da özlemiştim zaten." "İste-..." cümlemi yarıda kesen telefon çalmasıyla birlikte ikimizde sustuk. Benim telefonumdu. Tolga kollarını benden ayırırken bakışlarımı yatağın üstündeki telefonuma çevirdim. ALEV! Yüzsüz Alev! "Aa Alev arıyormuş Tolga!" dedim telefonu elime alıp ekranını Tolga'ya göstererek. Yutkundu ve gözlerimin içine baktı. "Canım arkadaşım, can dostum Alev arıyor! Açayım dimi hayatım?" "Boşver!" dedi bileğimden tutarak. "Bugünü sadece kendimize ayıralım Karaca." "Olur mu öyle şey? Alev bizim ilişkimizin bir parçası." dedim ve durdum. Kirece döndü yüzünün rengi. "Yani bizi her daim destekliyor, sahip çıkıyor ya, ondan bahsediyorum hayatım!" "E-evet! Öyle canım, öyle tabii!" dedi tökezleyerek. "Neyse açayım da bari senin sonunda bebek istediğinin müjdesini vereyim." dememle aramayı açıp telefonu kulağıma koydum. "Canım arkadaşım!" dedim sahte bir gülümsemeyle. "Sesin pek bi iyi geliyor Karaca. Ne oldu?" "Ben iyi olmayacağım da kim iyi olacak? Alp'e kardeş gelecek sonunda!" dedim. Biraz ilerisinde bulunan yatağa yavaşça oturan Tolga, eliyle yüzünü kapatıp kara kara düşüncelere daldı. Ne karşı taraftan ne de yanımdakinden ses çıkmıyordu. "Niye sustun Alev? Sevinmedin mi kararımıza?" "Yok, yok çok sevindim aksine. Tolga... O mu karar verdi buna?" "Evet canım!" "Ee şey Karaca... Annem arıyorda hemen dönüş yapacağım sana." "Tamam canım, hadi görüşürüz. Tolga hazır mısın hayatım?" dedim telefonu kapatmadan. Duyduğuna emindim. Annesi aramıyordu Alev'i. Yaklaşık 5 dakika sonra Tolga'yı arayacak ve hesap soracaktı. 'Karından nasıl çocuk yapmayı düşünürsün!' diye hesap soracaktı. "Ben de karar değiştirdim, istiyorum bu çocuğu!" dedim Tolga'ya. Derin nefes eşliğinde ayağa kalkıp karşıma geçti. "Hiç kimse ya da hiçbir şey senden daha önemli olamaz Karaca. Tam 10 yıldır hayatımın en değerli varlığısın, bundan sonra da hep öyle kalacaksın..." "Bi gün... Ben boşanmak istesem beni bırakır mısın Tolga?" dedim. Kollarını belime doladı ve gözlerimin içine bakarak "Buna asla izin vermem! Ben hayat arkadaşımı 10 yıl önce kendim seçtim. Boşanmam, boşanmana izin vermem... Hep benimsin, benimlesin, benimle kalacaksın sevgilim..." dedi ve yanağımdan öptü. Masanın üstüne koyduğum telefonuma göz değdirdim. Arama hâlâ açıktı, kapatmamıştım. Alev konuşmaları harfi harfine duyarken yüzümde intikam gülümsemesi belirdi. Ben, seni boşayacağım Tolga ama sizi de birbirinize yâr etmeyeceğim!
Free reading for new users
Scan code to download app
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Writer
  • chap_listContents
  • likeADD