20. TUTUŞMAK...

433 Words
KARACA'NIN AĞZINDAN... "Eşini ilk kez yakından görüyoruz Tolga. Normalde magazin sayfalarında yarım yamalak çıkardı. Yani sen çoğunlukla yüzünü kapatırdın." dedi yaşlı olan Ömer amca... Yaklaşık 60'larına dayanmış ama hâlâ çok yakışıklı bir doktordu. Hem doktor hem de şirket yöneticisi. Demekki tek zengin Kormanlar'dan çıkmıyormuş... Kahvaltı yapmak için gittiğimizde yerde Tolga'nın iş ortaklarından Sarp ve Ömer denilen iki kişi vardı. Ömer beyin yaşı büyüktü ve eşiyle gelmişti ama Sarp bey tekti. Ve Tolga onun tek oluşundan, dolaylı olmayan yoldan söylemem gerekirse bekâr oluşundan haz etmemişti. Kendisinin gözü başka kadınlarda olunca herkesi içinde bulunduğu yerin baş köşesinde sanıyordu. "Öyle Ömer bey. Karımı göstermeyi pek sevmem!" dedi Tolga. İmalı konuşmaları karşısında yerin dibine giriyordum. Sanki herkes peşimde dolanıyor, senin karını almak için fırsat kolluyor! "Ömer amca kalksak mı artık?" dedi genç olan. Sarp denilen adam geldiğinden beri rahatsız olduğunu belli eden tutumlar sergiliyordu. "Neyse..." derken eşine bakan Ömer amca onayı alınca ayaklandı. Bizde Tolga'yla ayağa kalkıp saygıyla uğurladık misafirlerimizi. Ne güzel aileler varmış. Birbirlerine saygı duyan, onların fikirlerine önem gösteren... 60 yaşındaki adam bile masadan kalkmadan önce eşinden müsade istiyordu. Bizimkide yüzümüze bakmıyordu işte... Misafirler gidince sandalyeye geri oturdum. "Ne işi yapıyorsunuz bunlarla?" dedim Tolga'ya. "Bizim şirketin rakibide diyebilirim hayatım. Yani temel aynı ama holdingler farklı. Son zamanlarda bizim şirketi gölgelemeye başladığından ötürü ortaklık teklif ettim. .... Markanın reklamını beraber çekeceğiz. Yani iş bölümlerini ayırdık." Söylenen markayı duyunca şok oldum. Dünya çapında yüksek getirisi olan bir markaydı. Demekki Tolga'dan da zenginleri varmış... "Neydi bu şirketin adı?" "Sana ne Karaca!" derken Tolga'nın yüzünden okunan öfkeyle keyiften dört köşe oldum. İnsanların başkalarını merak etmesi nasıl duyguymuş? Güzel değilmiş dimi Tolga Korman! "Merak ettim sadece, neden büyüttün ki Tolga?" "Merak edecek başka bir şey yok mu? Beni merak et, oğlunu merak et, evliliğimizi merak et!" İnsanlar tarafından beğenildiğimi görmek Tolga'yı son derece tedirgin ediyordu. Öncelerden güzelliğimin farkında olmadığımdan ötürü beni kafesin içinde tutarken zorluk yaşamamıştı. Fakat şimdi çok iyi biliyordum ki ben gerçekten doğal güzelliğe sahip bir kadındım. Ve artık ön plana çıkıyor oluşumla birlikte Tolga dengesini şaşırmaya başladı. Onun tek korkusu insanlar tarafından keşfedilmemdi. Tamam kendisi de çok yakışıklıydı ama benim güzelliğim de göz ardı edilemez boyutlardaydı. Eğer kameralar tek sefer dahi olsa beni çekecek olursa Tolga işlerin farklı boyutlara ulaşacağından korkuyordu. Hatta geçtiğimiz sene ilk kez yüzümü yakalayan kameramancı Tolga tarafından çok sert bir şekilde uyarılmıştı. Yani o fotoğraf silindi ve asla magazin sayfalarına düşmedi. Şimdi Ömer amcanın bizim masaya gelişinden beri bana 'Maşallah pek güzelmişsin.' demesi Tolga'nın uyuyan kıskançlık damarlarını coşturmuştu. Köşe bucak saklanan, aman kameralar beni görmesin diye alışverişini dahi gizli gizli yapan Karaca toprağa girmişti. Gör bakalım bundan sonra nasıl da parlıyorum bu şehirde...
Free reading for new users
Scan code to download app
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Writer
  • chap_listContents
  • likeADD