Kaç gecem sabaha erdi sayamadım .Yüreğim bir derde düştü ben göremedim. Sevdanın ne olduğunu onu tanıyarak öğrendim .Ama bir kez olsun söyleyemedim.Aynı defterde imzamız üstüne nikahımız vardı. Sorsalar “kocam derim. "O da “karım!!!" derdi .Ne ben unun gönlüne girebildim ne o bendeki onu görebildi.
Şimdi onun nişanına hazırlanıyor kendi kocamı ellerim ile evlendiriyordum .
Gidecektim buralardan iki gün sonra yüreğine giremediğim adamın sevdasına bakışlarını görmemek için gidecektim .
Hakkım var mıydı buna ? Seven yüreğimin vardı .Ama Nergiz olarak yoktu .Kimdim ki ben ? Irgat Mustafa'nın kızı Nergiz . Kimsesiz Nergiz. Gittiği her yere bela getiren davası olmayan hiç bir gönüle giremeyen sığıntı olan Nergiz. Herşeye eyvallah çekip bir tek YÜREKGİNDEKi PRANGALARIN anahtarını bulamayan bir çare Nergiz .İki evladını kucağına alamadan kaybeden sığındığı eve hanım ağa olarak alınan ama hiç beklemediği birine sevdalanan sevdasını haykıramayıp diline kem vuran.
“Nergız bûke tû lıkuyî?"
Kayınvalidem büyük hanım ağa Bese xanım yine o zehirli dilini kıvrandırıyor yine beni aşağılamak için elinden geleni yapıyordu.
Beni istemiyordu . Selma ablam öldüğü günden beri her fırsatta beni aşağılayıcı kelimeler kullanmaktan asla geri kalmayıp fırsatını bulsa fiziksel şiddet uygulamaktan asla geri durmuyordu. Bûke diyordu bana lakin asla gözünde gelini değildim. Evdeki çalışanlar bile onun yüzünden bana ilgili davranamıyor korkusundan benimle konuşmuyordu .MEM ağa görse bilse asla kabul etmezdi . Ama beni sevmeyen bir adama sırf sözde kocam diye asla muhattab bile olmuyordum.
Bugün benden mutlusu olmazdı . Ağam evleniyordu . Bir can borcum vardı . Ağama bugün can borcumu ödemenin vakti gelmişti. Selma abla beni sırf sevdiği için ölmeden önce oda kocasına can borcunu ödemek için nikah kıydırmış bir hafta sonra ölmüştü. Hayatımda hiç kimseyi Selma abla kadar sevmedim . Onun kadar iyi yürekli merhameti vicdanlı birde sevgi dolu birini ne tanıdım ne gördüm. Zaten bu dünya iyi insanların dünyası değil ondandır kötülere kalmış .