Evîn Kayapınar; Gözlerim kapalı, kolumda ince bir sızı vardı. Boğuk boğuk gelen sesleri duyabiliyordum sadece.. Hafifçe aralanan gözlerimi açtığımda karşımda yine o yeşil gözleri gördüm.. Azat, endişeli ve öfkeli bakışlarıyla bana bakıyordu. Yoksa kızmış mıydı bana? Sanki düştüğüm bu zor durumun tek suçlusu bendim.. Yataktan kalkmaya çalıştım ama başım öyle dönüyordu ki her an geri bayılabilirdim.. “Evîn, kalkma biraz daha dinlen.” dedi. Sesi soğuktu Azat’ın. Yoksa Rojda gerçekten sevgilisi miydi? Onunla beni karşı karşıya görünce kızmış mıydı bana? Çok aç ve susuz hissediyordum kendimi. “Sabah kahvaltı yapmadın mı? Aç dedi doktor. Ne oldu Kayapınar? Anlat bakalım!” dedi. Azst’ın sesi bana huzur veriyordu o anlarda. Bir yabancı nasıl bu kadar huzur verebilirdi ki?

