Evîn Kayapınar; Bir evlilik uğrunda dayak yediğim, ağır sözler işittiğim ama kendimi yırta yırta “Ölürüm de ben o Tatar’la evlenmem!” dediğim adamın arabasındaydım.. O, dağ kaçkını ve hödüktü.. Nasıl evlenirdim onunla? İnanamıyordum, gerçekten son bir aydır olmaz dediğim ne varsa oluyordu.. Evrene pozitif enerji gönderecek halim bile yoktu artık.. Daha fazla uğraşmanın bir anlamı da yoktu. Kaderimin karşısında duramadım büktüm boynumu.. Sabahtan beri Azat’la ordan oraya koşturduk nikah günü almak için.. Ama bugün ilk defa farklı geliyordu gözüme.. Azat, uzun boyu kaslı vücuduyla çarpıyordu gözüme.. Kar yağıyordu bu havayı hiç sevmem sürekli kat kat giyinmek zorunda kalıyordum. Ama Azat oldukça şıktı. Belediyeden hastanesine nereye gitsek dikkat çekiyordu.. Ben artık düşüncelerimden

