Yazarın Anlatımıyla; Güneşin çiftlik evinin pencerelerinden sızıp odayı aydınlattığı o huzurlu sabah, komodinin üzerindeki telefonun ısrarcı alarm sesiyle bölündü. Evîn, aklında hala dün gecenin yakıcı izlerini taşırken, sesin gerçekliğiyle bir anda yatakta doğruldu. Gözleri duvardaki saate kaydığında kalbi yerinden fırlayacak gibi oldu. "Azat! Kalk! Azat, bittim ben!" diyerek yanındaki kocasını sarsmaya başladı. "Geç kaldım, daha dün bir bugün iki rezil olacağım müdüre! Çabuk kalk, beni okula yetiştirmen lazım!" Azat, uykunun en ağır ve tatlı yerinde, karısının bu telaşlı haline karşılık hafifçe mırıldanarak kolunu onun beline daha sıkı doladı. "Yat yanıma Evîn... Kimse sana hesap soramaz, koskoca ağa karısısın. Bir telefon açarım, okul tatil olur," dedi, uykulu ama otoriter bir ses

