Evîn Tatar; Geceden beri gülüyordum kendi kendime. Azat’ın sesi hala kulaklarımdaydı, “Kim ağlattı karımı?” diye millete sataşmıştı. Halam, “Kınadır Azat ağa, gelin hem ağlar hem güler.” dediğin de bir sandalyeyi de ona getirdiler. Yanıma oturdu ve kulağıma; “Niye ağladın başka bir şey mi var?” diye sordu. “Seninle evlendiğim için ağlıyorum bak başıma ne işler açtın? Kınayı da senin yüzünden yakıyorlar.” dedim kinayeli bir şekilde. “Benimle uğraşmaktan vazgeçmeyeceksin değil mi? Neyse uğraş hoşuma gidiyor.. Ben bunların acısını çıkartacağım çok az kaldı.. Nasıl ağlanırmış gösteririm!” dediğin de ima ettiği şeyi hemen anladım ama anlamamazlıktan geldim. “Ne göstereceksin ki?” diye sordum.. “Evîn, sus Allah aşkına. Şimdi seni alıp gitmemek için zor tutuyorum kendimi, boşver sen düşü

