Azat Tatar ; Evîn, handan çekip gittikten sonra arkasından bakıp kaldım. Sonunda öğrenmişti, kim olduğumu biliyordu. Ama beni istemiyordu. Onun kocası olmak benim için çok zor olacaktı. Ne olursa olsun ben de vazgeçmeyecektim Evîn’den. Ona bu kadar yaklaşmışken asla bırakamazdım. Hava karardığında eve geçtim. Evîn Kayapınar, beni yakmıştı. Kafam darmadağın, yürüdüğüm yolu bile karıştıracak hale gelmiştim, evdekilere yemek yemeyeceğimi karnımın tok olduğunu söyleyip direkt odama çıktım. Galiba kendimi ilk defa bu kadar dağılmış hissediyordum. Yorgun ve bitkin. Çok geçmeden odamın kapısı tıklatıldı. “Gel” diye seslendiğim de bana kocaman bir gülümsemeyle gelen Nalin’i gördüm. “Hayırdır Nalin? Ne gülüyorsun?” diye sordum. “Abi… Çok güzel bir içim su… İncecik beli var. Valla

