⛓️
Bölüm şarkımız
I knew you were
Biliyordum sendin
You were gonna come to me
Bana gelecektin
And here you are
Ve buradasın
But you better choose carefully
Fakat dikkatle seçsen iyi olur
'Cause I'm capable of anything
Çünkü ben her şeyi yaparım
Of anything and everything
Hiçbir şeyi ve her şeyi
Katy Perry - Dark Horse
}•{
Her insan evini arardı. Kendisini huzurlu ve güvenli hissettiği yuvasını arar. Ben doğduğumdan beridir arıyordum evimi. Bana ev olacak adamı arıyordum. Belki de bulmuştum.
*
Aylanın çığlık çığlığa söylediği şarkıyla, arabayla yolda ilerliyorduk. Acaralp'te benim gibi rahatsız rahatsız Aylayı dinliyordu. Arkada Serdar Ortaçtan 'Havalı Yarim' çalıyordu.
Biz ne güzel sesiz sakin bir şekilde yolda ilerlerken Ayla tutturmuştu şarkı açacağım diye. Acaralp de kırmayarak tamam demişti. Bende düzgün şarkı açar sanıyordum ama açtığı şarkı bu olmuştu. Arabada yeniden çığlığı yükseldi. "KALMADI HALİM, EY HAVALI YARİM!"
Kulağıma ellerimi koymak zorunda kaldım. Böyle tiz ses duymamıştım. Acaralp arabayı sürmeseydi oda benim gibi ellini kulağına koyardı. Ama kardeşinin bu durumuna alışmış gibiydi. Onlara bakarken biraz kıskanmıştım.
Ayla arkada neler yaşıyordu bilmiyordum. Galiba intikam aldıkları için mutluydu. Benden kaç yaş büyüktü ama çok çocuksu bir ruhu vardı. Çok tatlı bir kızdı. Sesi yeniden yükseldi. "AŞKIN ACAYİP, BEN TAM BİR GARİP, YOK TARİF."
Aman Allah'ım böyle bir ses yoktu. Daha bir de beni dürtüyordu. "Beste, hadi sende söyle." Hayır diye kafamı sallamıştım. Acaralp yüzüme baktığında gülmüştü. "Kızı zorlama Ayla." Ayla'nın yüzü düşerek "Tamam abi ya." Sonra yeniden devam etmişti şarkı söylemesine.
Bende Acaralp'e dönerek "Daha var mı?" Acaralp yoldan bakışlarını çekerek bana baktı sonra ise " Az kaldı." Kafamı salladım. Sonra yeniden konuştu. "Kendine bir isim buldun mu?" bu soruyu nasıl yanıtlayacağımı bilemedim. Çünkü bir isim bulamamıştım.
"Hayır bulamadım. Ben hep Besteydim. İsmim sence ne olmalı?" biraz düşündü bana döndü ve konuştu. "Annem ben küçükken bir masal anlatırdı. Liyan isimli bir prensesin masalını. Liyan parlak ve parıltı anlamına geliyormuş. İstersen eve vardığımızda sana masalı anlatırım." Çok merak etmiştim şimdiden. Liyan ismi çok güzeldi.
Çok sevmiştim. Bu isim belki bana yeniden parıltımı verirdi. Acaralp'e hemen cevap verdim. "Çok sevinirim. Hem çok merak ettim şimdiden masalı. Liyan ismi çok güzelmiş." Bana kafasını sallayarak önüne dönmüştü. Galiba annesi aklına gelmişti. Bende zorlamayarak arabanın camından dışarı bakmaya başlamıştım.
Yoldan geçen insanlara, evlere. Herkes kendi derdindeydi. Herkesin bir sorunu vardı. Birden ormanlık yolluna döndüğümüzde kalbim sıkışmıştı. Elimi kalbime koydum. Acaralp bunu fark ederek "Korkmana gerek yoktur. Aile evimizin araba seslerinden uzak bir yerde olmasını istedik. Şuan oraya gidiyoruz." Kafamı salladım.
Konuşacak halim yoktu. Korkmuştum biraz. Bende psikolojik izi kalmıştı. Kafamı buna takmayarak. Ormanlık alana baktım. Çok güzeldi. Her yer yemyeşildi.
Tepede bir villa görülmeye başlamıştı. Tepeye vardığımızda çok güzel modern bir villa bizi karşılamıştı. Ayla arabadan çabucak inerek "CANIM EVİM." Diyerek bağırmıştı. Ona bakarak bende gülümsemiştim. Acaralp arabadan inerek benim kapımı da açmıştı.
Arabadan indiğimde içime güzel havayı çekmiştim. Etrafı incelediğimde etrafta bir çok silahlı adam vardı. Galiba güvenlik içindi. Acaralp adamlara baktığımı gördüğünde. "Sadece güvenlik için." Kafamı salladım. Acaralp'in koluna girerek eve ilerliyorduk.
Çok güzel bir yerdi. Böyle bir baktığımda arkada büyük bir bahçelerinin olduğu belliydi. Hizmetçi biz kapıyı çalmadan kapıyı açmıştı. Ben güzel fizikli genç birini beklerken.
Çok tatlı tontiş bir teyze kapıyı açmıştı. Ayla kadına sarılarak "Dudu seni çok özledim." Kadının isimi dudu muydu? Ya da bir lakapta olabilirdi. Kadın bir Acaralp'e baktı. Bir de kolundaki bana kadın gülerek. "Oğlum bana gelin mi getirdin." Dedi.
Utancımdan kafamı yere eğmiştim. Yanaklarıma alevler yükseliyordu. Ayla kahkaha atmaya başladı. Acaralp de gülmüştü. Acaralp hemen cevap vermişti "Yok Döne teyze misafirimiz. Ona benim odamın yanındaki odayı hazırlar mısın? Şimdi çok yorgundur." Döne teyze "Tamam oğlum ben şimdi kızlara söylerim. Sizde kapıda kaldınız hadi eve girin." Acaralp'le içeriye girdik. Döne teyze arkamızdan kapıyı örtü.
Acaralp belimden tutarak holden salona götürmeye başladı. Salona vardığımızda siyah deri koltuklar bizi karşıladı. Ama çok ferah bir yerdi. Ayla bizden önce deri koltuğa oturmuştu. Akıllı telefonuyla oynuyordu.Acaralp, Ayla'nın karşısında ki deri koltuğa oturdu. Ayakta kalmıştım. Arkadan Döne teyzenin sesi yükseldi. "Gel kızım sende şuraya otur dedi."
Dediği yere baktım. Tek kişilik deri koltukta. Hemen oturdum. Döne teyzede yanımdaki tekli koltuğa oturarak "Söyle bakalım oğlum neler oluyor. Hiç haber vermeden gittin." Acaralp bana bakarak konuştu. "Döne teyze, Ben Aylayı almaya gittim işte kaldığı otelden. Bu güzel hanım efendide Aylanın arkadaşıymış. Bizde kalacak bir süre." Demek Döne teyze bir şey bilmiyordu. Zaten kadına yaptıklarını anlatsalar kadın kalp krizinden giderdi.
Döne teyze Acaralp'e bakarak "Üst kat hazır oğlum. Yorulmuşsunuzdur. Gidin bir dinlenin." Ayladan cevap gecikmemişti. "Of aynen dudu ya çok yorulduk." Acaralp de onaylayarak ayağa kalkmıştı. Bana "Gel Beste ben sana odanı göstereyim." Bende "Tamam." Diyerek peşlerinden gitmeye başladım.
Salonun içinde bir merdiven vardı. Hepimiz merdivenleri çıkarken Acaralp Aylaya "Ayla sen Beste'ye giyecek kıyafetler ver sonra alışverişe çıkarsınız." Aylada uykulu uykulu "Tamam abim." Demişti. Arkada Acaralp vardı. Ben ise önündeydim. Merdiveni çıkmayı bitirince Acaralp'in gelmesini bekledim.
Ayla çoktan soldaki odasına girmişti. Acaralp'te sağdaki koridora ilerledi. Bende onun arkasından ilerledim. Koridorda üç oda vardı. Acaralp sağ taraftaki ikinci odanın önünde durmuş beni bekliyordu.
Kapıyı açmamıştı. Onun yanında durduğumda konuştu. "Döne teyzenin hiçbir şeyden haberi yoktur. Aylanın bir tatilde olduğunu söylemiştim ona. Döne teyze Ayla küçükken onun dadısıydı. Ona bir şeyleri çaktırma olur mu?" demek Aylanın dadısıydı. Çok tatlı bir kadındı. "Tabiki de ona bir şey çaktırmam. Çok tatlı bir kadına benziyor. " bana gülümseyerek "Teşekkür ederim Beste."
Bir şey demedim. O da bir şey diyemedi. Odanın kapısını açtı. Çok güzel bir odaydı. Pembemsi ve beyaz mobilyaları vardı. Yatağın üstü tüllerle kaplıydı. İçi çok az gözüküyordu. Çok tatlı bir odaydı. Sağ tarafta yatak vardı. Kapının biraz berisin de beyaz bir gardırop vardı. Pencereden gece de ise bir çalışma masası vardı.
Hep hayal ettiğim bir odaydı. "Bu oda çok güzelmiş." Dedim. Acaralp gülümseyerek konuştu. "Annem, babama küstüğünde bu odaya gelip resim çizerdi." Bende ona bakarak gülümsemiştim. Demek annesi de resim çiziyordu.
Annesinin ölmesi beni üzmüştü.Onu seven bir annesi olmuştu. Benim annem hayattaydı ama bir kere bile saçımı okşamış değildi. Ona bakarak. "Bana bir masal anlatacaktın." Bana gülümsemişti. Gamzeleri belirmişti. Çok yakışıklıydı. İçi de güzel miydi acaba. Bunu zamanla anlayacaktım.
Yatağın tüllerini bir yerde topladı ve bağlama yerinden bağladı. Yatağa oturdu. Ve gözlerime bakarak elini yatağa vurdu. Yanına gitmemi istiyordu. İsteğine uyarak yatağa doğru yürüdüm ve yanına oturdum. Ve konuştu. "Annem bu odayı çok severdi. Burayı bir resim atölyesi yapmıştı. Öldükleri eve sadece kışın giderdik. Sonradan burayı bir yatak odasına çevirmişti. Resim çizmeyi bırakmıştı. Sevdiği bir şeyi neden bıraktığını her zaman düşündüm. Ama aklıma hiç bir şey gelmedi. Anneme de hiç sormamıştım. Soramamıştım. Ben küçükken annem her zaman bir çocuğun bir yıldız olduğunu söylerdi. Çocukken çok fazla parladıkları için. Büyüdükçe parıldamaları azalırmış. O zamanlar bunun ne olduğunu anlamıştım ama şimdi çok iyi anlıyorum. Bizler büyüdükçe parıltımızın yok olduğunu anlıyorduk. Çocukken büyümeyi dilerdim şimdi ise küçük bir çocuk olmayı diliyorum. Annemin masalına gelirsek. O masal benim için her şey. Senin içinde her şey olmasını ister misin?"
Sorusuyla çok şaşırmıştım. Tüm söyledikleri çok anlamlıydı. Aynı kendisi gibi. Sorusuna cevap verdim. "Benim içinde her şey olmasını isterim. Masalı çok merak ettim. Bana anlat." Acaralp sadece gülümsedi ve masalı anlatmaya başladı.
" Yüz yıllar önce bir peri kızı varmış. Bu peri kızının isimi Liyanmış. Liyan'nın görevi yeni doğan bebeklere pırıltı vermekmiş. Liyan bütün yeni doğan bebeklere eksiksiz pırıltı verirmiş. Perilere düşman olan bir kötü kral varmış. Kral peri kızını görmüş ve ona aşık olmuş. Liyan kralı istememiş. Peri kızı, perilerin prensine aşıkmış çünkü. Prenste Liyana aşıkmış. Kötü kral onları ayırmak için Liyanı kaçırmış ve krallığın zindanına atmış. Günden güne peri kızının pırıltısı yok olmaya başlamış. Karanlık ve hava almayan zindanda hastalanmış. Her zaman prensini beklemiş. Prensin onu kurtaracağını biliyormuş. Prens ise peri kızını arıyormuş." Acaralp'in gözleri dolmuştu. Ama göstermek istemiyor gibiydi.
Odaya giren Ayla yüzünden sözleri yarım kalmıştı. Ayla elindeki kıyafetleri bırakarak "Siz devam edin. Ben uyuyacağım." Diyerek odadan çıkmıştı. Acaralp de ayağa kalkarak "Benim gitmem gerekiyor Beste. Masalın devamını sonra anlatırım sana hadi iyi uykular." Arkasına bakmadan kapıdan çıkıp gitmişti.
Onu anlıyordum. Benim annem ölmemişti ama benim için ölüden farkı yoktu.
}•{
Yeni bir bölümle karşınızdayım. Beste'nin ismini Liyan yapmak istiyorum. Sizler ne düşünüyorsunuz.
Liyan: Parlamak, parıltı.