Jack araçtan indikten sonra arabayı biraz daha sürdüm.Düz yolda gittikçe iyice tedirgin oluyordum 'acaba boyut değiştirdim mi ' diye düşünürken bir anda etrafımdan ışık dalgası yayıldı. O görüntü ile panikledim ve direksiyonu sertçe kırdım.Bu yaptığım hareket yüzünden araç az daha yoldan çıkacaktı .
Kendimi toparladıktan sonra etrafima bakındığım an.... Aman Tanrım!
Her yer yemyeşildi yeşilin bütün topları vardı. Yol boyunca devasa ağaçlar vardı ve bunun kesinlikle sonu yoktu. Bitkiler bizim dünyamızdaki gibi değildi.Buradaki flora daha canlıydı. Her şey normalden daha büyüktü.Bitki örtüsü o kadar sıktıki gökyüzünü çok fazla göremiyordum.
Camı açıp dışardaki oksijeni ciğerlerime çektim .Daha önce hiç bu kadar temiz bir hava ile karşılaşmamıştım.
Bu şekilde biraz daha aracı sürdüm ama etrafta kurda dair hiç iz yoktu .
'Belki de beni unuttular ' diye düşündüğümde bir anda ormanlık alanda hızla hareket eden bir karartı gördüm.
Gözlerimi kısıp o tarafa daha dikkatli bakmaya çalıştım ama görünürde hiçbir şey yoktu.
Tam yanıldım diye düşünürken yolun karşısında arabamdan bile daha büyük bir kurt ile göz göze geldim. O görüntünün şoku ile ani bir fren yaptım. Fren sesi tüm ormanda yankılanırken ben kurttan gözlerimi bir an olsa bile ayıramadım.
"Siktir! Siktiir!.. "
Bu kurt kocamandı en az 3 metre vardı! Kürkü gümüş rengiydi gözleri orman yeşili... Bana dikkatlice bakıyordu.
Biraz olsun şokun etkisinden kurtulunca gözüm dikiz aynasına takıldı . Takılmaz olaydı!!! Öyle bir hızlı kafamı arkaya çevirdim ki az daha boynum kırılacaktı. Arkamda da üç tane kurt vardı! Onlar da en az öndeki kurt kadar büyüktü ama ona göre daha ufak kalıyorlardı. İkisi koyu gri biri ise sarımsı kürk rengine sahipti.
Öndeki kurda tekrar odaklandığım da onu takip etmemi ister gibi baş işareti yaptı.
Onun peşinden giderken arkadaki kurtlar da bizi takip etmeye başladı.
Öndeki kurt ana yoldan sapıp yan yollardan birine girince bende direksiyonu o yöne kırdım.
Ne kadar zaman bu şekilde ilerledik bilmiyorum. Kurt yine yönünü değiştirip bu sefer ormanın derinlerine doğru hareket etmeye başladı.
Ona bakakaldım çünkü oraya araçla gitmem imkansız yürümem gerekiyor onlarla...
Ve ben bunu kesinlikle istemiyordum!
Araçtan inmeyip onun gittiği yöne bakınca arkamdan gelen bir kurt tam yan camıma geldi ve kara gözleri ile bana baktı. Koca patileri ile kapının koluna vuruyordu. İnmemi istiyordu...
En sonunda pes edip sırt çantamı aldım ve kapıyı açtım. Ben kapıyı açınca o da araçtan uzaklaştı hemen.
Sonra bir anda araçtaki eşyalarım geldi aklıma. Kurda dönerek
"Eşyalar...? "
Beni anlayıp anlamadığını bilmememe rağmen bunu sordum.
Bana bir süre bakıp sonra kafasını öne doğru hareket ettirerek yürümemi istedi.
Önden giden kurt yavaşladığımı görünce durup bekledi ama bunu yaparken biraz hırlayınca kalpten gidecektim az daha
'Lily kızım ölmemeye çalış '
Ondan o sesi duyunca korkudan kalp atışım hızlandı. Şu an bana saldırsalar kimse bana yardım edemez. Bu düşünce iyice titrememe neden olmuştu. 'İşi kabul eden aklıma edeyim...'
Karanlık çökmek üzereydi. Yarım saat daha yürüdükten sonra 'onlar yürüyor ben onlara yetişmek için koşuyordum resmen' ağaçların arasında evler görünmeye başladı.Bazıları ağaç ev bazıları ise modern evlerden...
Yaklaştıkça evlerin etrafında insan formunda kurt adamlar olduğunu fark ettim. Hepsi dikkatlice bana bakıyordu kimseden ses çıkmıyordu.Kimisi çatık kaşlarla beni süzerken kimisi meraklı gözlerle bakıyordu.
Gri kurt beni büyük modern bir evin önüne getirince kapı açıldı. Kapının önünde duran kişiyi görünce dondum kaldım.
Açık kahverengi kısa gür saçları vardı. Gözleri ise tam tersi koyu kahverengiydi, bakışları derin ve sertti. Uzun boylu ve kaslıydı ama öyle dışarıdan hava basılıp şişirilmiş itici görünen kaslar gibi değil.
Bana doğru bir kaç adım attıktan sonra
" Merhaba Lily . Ben Alfa Zade "
" Merhaba Alfa Zade "
" İçeri gel"
İçeri girdiğim zaman ;
"Burda kalacaksın çalışma süren boyunca "
"Odan yukarıda olacak senin için bir kaç eşya koyduk ama eksik şeyler olursa bana veya Alex 'e söyleyebilirsin tanıyorsun zaten onu"
" İstersen biraz dinlen o sırada senin için bir şeyler hazırlasınlar yemek yerken konusuruz her şeyi "
Kafamı onaylarcasına sallayıp yukarı çıkmak için merdivenlere doğru ilerledim. Zade 'in bakışları üzerimde geziniyordu.
Yukarı çıkınca sadece bir oda olduğunu gördüm ve içeri girdim. Odaya şöyle bir baktım basit bir görünüme sahipti çift kişilik bi yatak , sıradan bir dolap küçük bir koltuk ve masa vardı. Pencereye doğru gittiğimde gördüğüm manzara karşısında nutkum tutundu.
Sonu olmayan bir ağaç topluluğu... Karanlık ve sis çöktüğü için ürkütücü bir görüntü vardı. İşin garibi hiç ses yoktu resmen ölüm sessizliği vardı.
Pencereden uzaklaşıp yatağa uzandığım sırada kapı çalındı. Kapıyı açtığımda Alex 'i gördüm karşımda. Elinde bavullarım vardı.
Bana bakarak
"Tekrardan merhaba Lily . Umarım bugün seni korkutmamışımdır."
Anlamayan gözlerle ona baktım. Onu bugün hiç görmemiştim nasıl beni korkutabilirdi ki?
Oda anlamadığımı gördü ve yüzünde ufak bir tebessüm oluştu.
"Önde seni yönlendiren kurt bendim "
"O gri kurt sen miydin?"
" Evet " dedi gözlerini benden ayırmadan.
Eğleniyor gibi bir hali vardı.
"Bir saat sonra Alfa seni yemeğe bekliyor. "
" Sana ne yapılması hakkında bilgi verecek "
"Bavullarını getirdim diğer eşyalarını da aşağıda boş bir oda var oraya bıraktık. "
"Teşekkürler "
Başını eğip karşılık verdikten sonra odadan çıktı.
Bende hemen bavulumu açıp kıyafetlerimi dolaba dizdim. İçinden bir kot ve düz tişört aldıktan sonra banyoya gittim .
Şu an ihtiyacım olan şey güzel bir banyo...
Duştan çıktıktan sonra saçlarımı kuruttum biraz da dalga verdim ve serbest bıraktım. Zaten dalgalı olduğu için çok uğraşmadan hemen şekil alıyordu.
Aşağı indiğimde yemek masasında oturuyorlardı.Herkesin bakışları bir anda bana odaklandı. Masada Zade , Alex ve tanımadığım üç kişi daha vardı.
" Hadi otur Lily acıkmış olmalısın ." dedi Zade.
Onun karşısındaki boş yere oturdum.
Diğer üç kişiye baktığımı gören Alex
" Bunlar Sebastian , Jenny ve Eric "
Sebastian ve Eric meraklı gözlerle bana bakarken Jenny ise hoşnut olmamış bir yüz ifadesi ile bana bakıyordu.
" Merhaba " dedim
" İlk defa bir insanla karşılaşıyorum" dedi Eric
" Sebastian baksana şuna ufacık bir şey " diyip gülmeye başladı.
Şaşırmış bir şekilde bakıyordum. Ufak mı? 1.70 boyum var nerem ufak asıl siz gereğinden fazla uzunsunuz.
" Eric !..." dedi Zade
Herkes bir anda sustu...
Zade ' e dönüp
" Ne zaman araştırma alanına gidebiliriz. En kısa zaman da ağaçları görsem iyi olur "
" Yarın gideriz Alex ile eşlik ederiz sana "
" Senin bir şey yapabileceğini sanmıyorum buradaki kurt adamlar bile sorunu çözemedi sen mi çözeceksin " dedi Jenny.
Bu kızın benimle sorunu ne acaba!
"Jenny laflarına dikkat et " dedi Zade otoriter ses tonuyla
Alfanın beni savunması Jenny nin hoşuna gitmedi .
" Türümüzü pek küçümseme " diyip göz kırptım kıza.
" Sen Jenny ' e bakma Lily. Yapamayacağınızı düşünseydik eğer yaşam alanımıza insan çağırmazdık " dedi Zade
" Sen araştırma yaparken yanında her zaman seni koruyan kurtlar olacak bu aralar çok fazla haydut saldırısı oluyor .Bizim alanımız dışında başka alana kesinlikle gidemezsin . Eğer gitmek zorunda kalırsan bana söylemen gerek o alanın alfasindan izin aldıktan sonra alanda araştırma yaparsın. "
" Yaptığın her şeyden haberim olacak Lily . Kendi kafana göre asla hareket edemezsin "
" Bu hem kendi hayatını riske atar hem de bizim sürümüz için tehdit oluşturabilir. "
"Tamam Zade elimden geldiğince sorun yaratmamaya çalışırım "
Sinir olmaya başlamıştım. Kendileri beni çağırıyor araştırma yapmam için sonra da sorunlu benmişim gibi muamele görüyordum.
Zade gözlerimin içine anlamadığım bir ifade ile bakıyordu bu sırada.
Herkes yemeğini yedikten sonra
" Alex ve Eric burda senle kalacak"
" Güvenliğin için "
"Ben hemen yanında bulunan ahşap evde kalacam. " dedi Zade
Bunu söylediği zaman Jenny ' nin gözleri parladı.
Anlaşıldı bu kız alfadan hoşlanıyordu.
" Benim için sorun yok Zade . "
" Başka bir şey yoksa yukarı çıkıp dinlenicem . Malum bugün benim için zorlu bir gün oldu"
" Tabi... Sen dinlen "
Diyip evden ayrıldılar.
" Biz burda olacağız Lily bir şey olursa seslenirsin "
" Offf ya ... Alex horlama sakın biliyorsun nefret ederim ben" dedi Eric.Bu çocuğu sevdim....
Alex dik dik ona bakınca sırıtarak yatacağı koltuğa geçti.
İyi geceler dedikten sonra odama gidip bende yatağa attım kendimi.
Dakikalar sonra göz kapaklarım yorgunluğa yenik düşüp kapandı....