MEHİR Akşam yemeği sırasında Reyhan halam birden elini kaldırıp "Yarın nikahım var." dedi. Bezelye boğazıma takılınca öksürmeye başladım. Babam ayağa kalkıp heybetle ortalığı inletircesine bağırdı. "Yarın mı?" Reyhan hala genç kız gibi kızardı. "Evet, Mustafa beklemek istemiyor. Kendi aramızda sade bir nikahla evleneceğiz." Annem mutlulukla gülümsedi. "Tebrik ederim." Sırtıma inen sert el darbeleriyle başımı çevirdim. Sırtıma vuran Selin'di. "Helal! Helal!" dedi. Arkasından Mercimek koşarak salona girdi. Eymen ise Mercimeği kovalamamın verdiği heyecanla paytak paytak koşup zafer naraları atıyordu. "Beni kurtar dedee!" Ayakta dikilen babamın arkasına saklandı Mercimek. Ardından Eymen'e "Hoşt be hoşt!" dedi. "Hala doğru mu duydum? Yarın nikah mı var?" "Evet." "Yangı

