MEHİR Bulutların üstünde yürüyerek eve vardığımda babamı karşımda burnundan solurken görünce yer çekiminin haşin gücü beni yere çarptı. Nefesimi tutup kıçımdan verecek kadar kendimi sıktım. Yutkunurken boğazımdan inen yumruyla birlikte Allah'tan cesaret diledim. "Kızım sen beni delirtecek misin?" "Estağfurullah babacım..." "Sus! Konuşma! Sen hangi akla hizmet anneni kandırıp denizde mahsur kaldığını söylersin?" Babama melul melul bakarken yalanımı anlamasına içerledim. Eskisi kadar mantıklı yalan söyleyememek can sıkıcıydı. "Cevap versene!" diye hönkörünce yerimde zıpladım. "Ama susmamı istedin babacım. Ben de hayırlı evlat olarak babamı dinledim." Yalakalık mod on. "Mehir sinirimi zıplatma, hadi gittin o kerizle buluştun, buluştun! Ben sana eve vakitli dön demedim mi?

