Hepimiz bir şekilde güçlü olmak zorundaydık. Ben, Çınar ve Sevgi ailelerimiz için güçlü olmak zorundaydık mesela. Bizim zayıflık göstermek gibi bir lüksümüz yoktu. Biz hep güçlü olmalıydık. Zorundaydık. Çünkü bir kere gösterilen zayıflık eskisi gibi güçlü olamayacağımızın göstergesiydi. Buna en somut örnek bendim. Duvarlarımın ardındaki o savunmasız kızı Zahir'e gösterdikten sonra, gün geçtikçe sanki gücüm tükeniyordu ve daha da güçsüz, zayıf bir hal alıyordum. Bu olmamalıydı. Eğer böyle bir şey olursa yok olurdum, olurduk. Gece bir süre Zahir'in yanına uzanmıştım. O ana kadar peşimi bırakmayan kabuslar, onun yanındayken yok oluvermişti. Zahir, dev bir kalkandı sanki. Tüm kötülükler onun yanında yok oluyordu. Saçma ama... Belki... Zahir benim koruyucu meleğim olabilir miydi? Bana sarı

