Ahsen
Ondan soğuyacağımı gerçekten düşünüyor mu acaba? Ne yaparsa yapsın ondan vazgeçemem gibi hissediyorum .Ceketi üstümde ıslanmış bir şekilde geldim birime.Ceketini üzerimden çıkarmak hiç istemedim sanki hep yanımdaymış gibi hissediyordum.Sabah olmasına çok az kalmıştı.Ne yapacağımı nasıl davranacağımı şaşırmıştım.En iyisi o yazana kadar bir süre mesaj atmayayım diye düşündüm .
Günler geçmişti ne o yazdı ne de ben.Bu sessizlik moralimi bozuyordu.Bugün 31 aralık ve 2016 ya giriyorduk.Yeni yıl yeni umutlar derler ya bizim için var mıydı bir umut. Dayanamadım mesaj attım “nasılsın “ diye.
“İyiyim nöbete gidecem hazırlanıyorum.Sen?”
“Bende” dedim.
“Akşam görüşürüz o zaman “ dedi.
“Olur “ dedim çok özlemiştim ve uzun zamandır görmüyordum burnumda tütüyordu.
Akşam olup da nöbete geldim hemşire olmanın da en kötü yanı özel günlerde hep çalışıyorsun bunu bilerek seçmiştik bu mesleği sonuçta.
Akşam üzeri konuştuğumuzda “molaya çıkınca ararım “ diye mesaj atmıştı bütün gece aramasını bekledim.Açıkçası yeni yıla onunla girmek istiyordum.Saat 23.55 te mesaj attı “molaya iniyorum” diye.
Hemen bizim kızlara söyleyip aşağıya indim ona yetişmek için. tam 12 ye vurunca gece yanında olmalıydım yeni yıla nasıl girersen bütün yıl öyle geçermiş.Onunla geçirmek istiyordum her yılımı her anımı her saniyemi.
Kafeye ulaşınca sakinleşmek için biraz bekledim koştuğumu anlamasın diye.Yeni yıla tam 2 dakika kala oturdum yanına.
nasılsın iyi misin diye havadan sudan konuşurken gözlerime uzun uzun baktı ve sigara içmeye devam etti.
Ben bu sigara dumanın yana yana kül oldum kimsenin haberi yok.
Kalbim yine benden farklı bir şekilde atmaya devam edince belli etmemek için çok uğraştım.Başka yöne çevirdim kafamı.Onunlayken kafenin yanındaki ağaçlara bakmaktan yaprak sayısını ezberlemiştim.
Ellerim titriyor ve aldığım nefes yetmiyordu.
“Ben bir kahve söyleyim” diye ayağa kalktım elimi tutup beni hemen kendi yanına çekti.
Boş bulunmuştum boş bulunmasam da birşey farketmiyor aşırı güçlüydü beni her türlü bu kadar hızlı ve sert çekebilirdi kendine.
Yüzlerimiz haddinden fazla yakındı aramızdaki mesafe çok azdı.Nefeslerimizin birbirine değeceği kadar.
“Ellerin neden titriyor” dedi.tuttuğu ellerimi göstererek.”ve buz gibi” diye devam etti.
“Bi bilmem “ kekeledim mi ben.
“Hmm yüzün de kıpkırmızı oldu “ dedi dudaklarında kendini beğenmiş bir gülüşle.
“Üşüdüm ya ondandır” dedim ama yalan yanıyordum. Hala çok yakındık.
“Bana aşık olduğunu söylüyorsun ya “ dedi
“Evet” dedim.
“Sen bana aşık falan değilsin sen sadece beni arzuluyorsun istiyorsun ve emin ol bu geçecek”dedi.
“ ne saçmalıyorsun ya “ dedim
“Öyle dedi şu an birlikte olsak beni bırakıp üç gün sonra gidersin sen bana karşı hissettiğin tutkuyu aşk sanıyorsun”
“ aşk doktoru mu oldun sen!” Dedim sinirle.Benim hislerimi nasıl bu kadar basit görebilirdi.
“Öyle hatta bana karşı cinsel yönden birşeyler hissediyorsun” dedi
“Sen aşkı sadece cinsellik olarak algılıyor olabilirsin ama bu hayatta birbirine bir kere bile dokunmadan yıllarca seven insanlar var.Sana göre böyle şeyler çok basit geliyor olabilir senin açından hepsi yalan olabilir ama sevda denen bir şey var.
İnsana karşısındakinden başka hiçbir şey düşündürmeyen yaşatamayan nefes aldırmayan.” Dedim başımı sallayarak. Kolumdan çekerek
“Sen şimdi benden cinsel olarak hiç etkilenmiyorsun yani?”
“Hayır ben seni bedenimle değil kalbimle seviyorum” dedim tam o sırada patlayan havai fişekler yeni yıla girdiğimize haber vermişti.
Yeni yıla ömer’le burun buruna ve “kalbimle seviyorum “derken girmiştim.
Kafede bizden başka kimse yoktu etraf karanlıktı ve o gözlerimin içine bakıyordu.
“Kanıtla” dedi.
“ böyle bir şeyim kanıtı mı olur saçmalama” dedim.
Çünkü ben onun yüreğini istiyordum karşısına çıkan kadınlar ona sadece o yönde yaklaşmışlar demek ki diğer şekli hiç aklına gelmiyor.
“Peki öyle diyorsan” dedi ve devam etti
“ o zaman yarın deniz kenarına gidelim mi ister misin yarın yağmur varmış çevlik çok güzel olur ” dedi ne alaka olduğunu anlamadım ama
“ tamam” dedim.
Neden böyle bir şey istedi ve teklif etti bilmiyorum ama yüreğimle sevdiğime inanmasını istiyordum.insanların arasında aşk gibi sadakat gibi duyguların olabileceğini fark etsin istiyorum
“Ben çıkayım artık “ dedim.
“Olur” deyip elini sıktım.
Elleri o kadar sıcak ve yumuşaktı ki çekmek istediğimde bırakmadı ve gözlerime bakmaya devam ediyordu.Hem de kapkara olmuş gözleriyle.o elimi tuttukta ben daha da kötü oluyordum.
“Benim için savaşma.Kaybedeceksin! “ dedi
“ görürüz” dedim ve elimi çekip gittim.
Eğer böyle temas ederse kesin kendimi kaybederdim insan aşık olunca etkilenmesi normal değil miydi ki?
Bu yaşıma kadar ilişkim olmadığı için pek bilmiyordum ilk aşkımdı.Gerçek anlamda ilk aşk’ım.
Ömer
Ahsen karşımda yaprak gibi titrerken bu kıza kapılmamak elde değildi ona beni sevmeyip sadece bir cinsel heves olarak gördüğüne inandırmam gerekiyordu. Ama ısrarla beni kalbiyle sevdiği söylüyordu. İnanmıyordum.Hiç bir zaman da inanmayacaktım.
Bir gün yüzüm yansa ya da yatalak olsam veya başka bir şey o kalbindeki sevgi devam edecek miydi ? Asla.
İnsanların aşk dediği şey bedeni beğenmesidir belki de . En azından ben öyle düşünüyorum ama bu küçük kız aklımı çok karıştırıyordu.
Kalkmak isteyince elini tutup bırakmadım.Bırakmak da istemiyordum. Ona yaptığım meydan okumadan sonra inşallah yanan ben olmam diye dua ettim içimden.Gitmişti ve aklımda hala tek bir ses yankılanıyordu.
“Ben seni bedenimle değil kalbimle seviyorum “. Ve bunu söylerken yalan söylüyor gibi bir hali yoktu.Ona yarın aşka ve ilişkilere neden inanmadığımı ve inanmayacağımı anlatmalıydım.Benden umudu kesmesi gerekiyordu hayatıma kadınlar bundan sonra sadece s*x için girebilirdi ama bu kız asla.Onun asla o gözle bakmamam gerekiyor.Bakamazdım da. O benim masumiyetimdi.