Firuze

838 Words
Bölüm 5 Ahsen Günler günleri kovalıyordu ve zaman hızla geçiyordu 1 gün iki gün derken 2 ay olmuş bile.Zamanın ne kadar çabuk geçtiğini anlamama nedenim belki de Ömerdi.Beraber çalışırken kahve içmeye çıkıyorduk sohbet ediyorduk zaman onun yanındayken çok güzel geçiyordu. Çok eğlenceliydi ama beni arkadaşı olarak görüyordu hal ve hareketlerinden anlıyordum. Ona yakın olmak uzak olmaktan daha zordu galiba. Yine bir gün kahve içtikten sonra asansöre binerek yukarı çıkıyorduk asansöre son anda bir kişi bindi uzun kıvırcık saçları olan çok güzel ve endamlı bir kız.”Esra” Daha önce onun olduğu birimde çalışmıştım çok havalı ve kendine güvenen bir kızdı.Ona göre herkes ona aşık ve hiç bir erkek ona hayır diyemezdi. “Naber ömer” “İyidir esra senden” “ iyi benden de geçen hani bana gelecektin içecektik beraber müsaitsen bugün gel “dedi Ne diyordu bu kız ya.Beynime sıçrayan kan gözlerimi yaktı resmen ağzının içine düşecek çocuğun.Bir de pişkin bir şekilde şu teklifi yapması da cabası. “Bakarız ya şimdilik söz vermiyim”dedi Gerçekten gidecek miydi ? Hem de içmeye ? Hem de bu kızla? Afet gibi birşeydi bu kız ömere karşı içinde birşeyler olduğu da belli asansörün aynasındaki yansımalardan bir kıza baktım bir de kendime.O an acı bir gerçek boğazımda yumru oldu ve yutkunamadım. Benim hiç şansım yoktu ama onu başka birinin yanında düşününce canım daha da çok yanmıştı.Davul bile dengi dengine be kızım hiç mi düşünmedin. Onunla arkadaş olurken aklım nerdeydi acaba konuşmayı bıraksam görüşmek istemesem olur muydu? Bana “ne oldu neden konuşmuyorsun”diye sormayacak mı ben ne cevap verirdim bilmiyorum asansör den “kolay gelsin” deyip ömer’e bakıp indikten sonra alana geçtim. “Ahsen hoş geldin molada daha da bir güzelleşmişsin “ dedi Naci gülerek dalga geçer gibi söylediği için pek ciddiye almıyordum bende ona gülerek “Teşekkür ederim” dedim. O gün eve gidince bütün gece düşündüm artık bu konuyu bir çözüme kavuşturmam gerekiyordu.Karar verdim gidip ona her şeyi anlatacaktım.Çocuk gibi bir anda konuşmayı kesmek olmazdı.Gidip ona ondan neden uzaklaşmak istediğimi anlatacaktım. Ertesi gün nöbete gideceğini biliyordum.Cesaretimi toplamıştım Büyük gün geldi gidip onunla konuşacaktım hiç umudum yok ama içimdeki bu hisle tek başıma artık başa çıkamıyorum bilsin istedim bilsin ondan uzaklaştığım için bana kızmasın nedenini bilsin istedim. Akşam olunca ona mesaj attım müsait olduğunu söyleyince yanına çıktım serviste oturuyordu. “Kolay gelsin. Napıyorsun ?” “Gel işler bitti oturuyordum nasılsın?” “İyiyim aynı işte ” konuşurken bile titreyen sesim ve tedirgin duruşum gözüne çarpmış olmalı ki bana uzun uzun baktı. “Ben seninle bir şey konuşmak için gelmiştim” “Evet dinliyorum” dinliyordu bana bakıyordu ve ağzımdan çıkacak sözleri bekliyordu ama ben sesim içime kaçmış gibi konuşamıyordum. “Bu söylediklerimden sonra aramızda hiç bir şey belki de eskisi gibi olmayacak biliyorum ama ben artık bu yükten kurtulmak istiyorum “ Merakla bana bakarken kelimelerimi toplamaya çalışıyordum gözlerine bakarak konuşamayınca ellerimle oynamaya başladım sesim zaten kesilip duruyordu. “Ben bu hastaneye ilk geldiğim gün merdivenlerde gördüm seni.İlk defa o gün gördüm ve bir daha hiç unutmadım ne yüzünü ne gözlerini ne de seni. Bunu söylemek benim içinde kolay değil senden bir beklentim bile yok sadece artık ben sana eskisi gibi davranamıyorum.Ben seni çok seviyorum. Bir cevap da beklemiyorum sadece bil.” Söylemiştim yüzüne gözlerine bakamasam da söylemiştim ona bakmak için kafamı kaldırdığımda hala susuyordu.Anlamıştım biliyordum. “Ahsen be- ben ne diyeceğimi bilmiyorum şu an. Sen çok güzel bir kızsın senlik değil ama ben kimseye bu gözle bakamıyorum.Yemin ediyorum çok güzelsin.Senin gibi bir arkadaşımı da kaybetmek istemiyorum arkadaş kalalım lütfen.” Sesi ağlamaklı gözleri dolu doluydu.Sanki reddedilen ben değil oydu. Acı bir gülümseme ile kafamı iki yana salladım. “Yapamam, ben bu içimdeki duygularla sana arkadaşımmışsın gibi davranamam bizden her şey olur ama arkadaş olmaz” dedim daha fazla kendimi rezil etmek istemiyordum.Bir an önce burdan gitmem lazımdı. “Kendine iyi bak “ dedim ve arkamı dönerek merdivenlere doğru yöneldim “Ahsen gitme gel konuşalım “ dedi ama dönmemem lazımdı arkama bakmamam lazımdı.Bakarsam ağlardım karşısında ağlamak istemiyordum. “Ahse- “ derken arkadan bir ses onu çağırdı “Ömer bey bakabilir misiniz?” Sessizce küfür ederek gitti.Bu kapıdan çıkınca eskisinden daha özgürdüm, daha hafiftim ve daha üzgün. Ömer Ahsen bana gelip bunları söylediğinde şaşırmamıştım.Bana bakışından anlıyordum.Çok güzel bakıyordu seven bir insan gibi bakıyordu benim Sacide’ye baktığım gibi. Ne söyleyeceğimi de bilmiyordum reddedilmenin acısını çok iyi biliyordum onun o küçük kalbine ağır gelirdi.Bana bunları söylerken hep yere bakıyordu gözlerime bakamadı ve ben yüzünün her bir santimini inceliyordum. Çok güzel bir kızdı belki de ilk defa bu kadar uzun inceleyebildim.Hayallerimdeki kızı tarif et deselerdi onu tarif ederdim.Sezen aksunun da “ sen nazlı bir çiçek bir orman kuytusu üzüm buğusu gibisin “derken bahsettiği gibiydi. Simsiyah uzun saçları ve bembeyaz teni vardı.Yanağındaki gamze belki de dünyada en çok ona yakışıyordu ama ben umutsuz vakaydım.Yanlış insana hissettiğim bir duygu yüzünden kimseyi istemiyor ve güvenemiyordum. Bir anda kalkıp gitti arkasından seslenecekken çağırdılar.Oraya gitmek zorunda kaldığım için peşinden gidemedim. En yakın zamanda gidip tekrar konuşacaktım ikna edecektim bildiğim tek şey vardı bu küçük kızın üzülmesine neden olmak istemediğim.Arkadaş kalmaya ikna edecektim.Zamanla beni tanıyınca vazgeçerdi.
Free reading for new users
Scan code to download app
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Writer
  • chap_listContents
  • likeADD