Kaçın kurası

1052 Words
Bölüm 3 Ahsen İçim içime sığmıyordu bahar gelmişti.Nisan ayındaydık ve Akdeniz bu mevsimde çok güzel olurdu Akdeniz zaten her mevsim çok güzeldi. Havaların ısınmasıyla beraber her yer cıvıl cıvıl olmaya başlamıştı insanlar üstlerindeki ağır montları attıkları gibi kışın hantallığını da atmışlardı. Az kalmıştı stajın bitmesine.Benden memnun kaldıkları için stajımın kalan zamanını onun yan servisinde tamamlayacaktım bu da onu görme ihtimalimin artması demekti. Kızlarla bölümde otururken sohbet ediyorlardı kendi aralarında.Klasik hastane muhabbeti şu kişi ile nöbet tutmak çok güzel şu kişi ile tutunca çok eğlenceli.Ben de yanlarında olduğum için mecburen duymak zorunda kalıyordum. içlerinden biri “Ömer ile nöbet tutmak çok güzel hem çok eğlenceli hem seni sürekli güldürüyor hem de ben rahatsızdım geçen hafta beni hiç yormadı sen dinlen işleri ben hallederim dedi ve bana bitki çayı getirdi ilgilendi benimle”dedi Bunu duyunca konu biraz daha ilgimi çekmeye başladı.Konuşan kıza kafamı kaldırıp baktım esmer upuzun saçları olan kısa boylu bir kızdı ortalama bir güzelliğe sahipti.Acaba bu kız ile aralarında bişey mi var düşüncesi içime bir kurt gibi düştü. “Evet gerçekten öyle o kadar saygılı ve efendi bir çocuk ki çok beğeniyorum “ dedi yaşça büyük evli zayıf olan abla. “Ee kimin kankası “ dedi az önceki konuşan kız Bu duyduğum ile içime bir su serpilmişti farkettirmesem de derin bir nefes aldım ve işime devam ettim.Önümdeki dosyaya döndüm dosyayla ilgilenirken kadife gibi bir erkek sesi “Selam hanımlar napıyorsunuz” dedi. kafamı kaldırdım sonra hemen geri indirdim bakmamalıydım.Ona nasıl baktığımı bilmiyordum bir kere bir arkadaşım “çocuğa aşık gibi bakıyorsun aptal anlayacak ” demişti bana bunu dediği günden beri insanların içinde ona bakmamaya çalışıyorum hani derler ya bir insan bir yere bakıyorsa onu ilgilendiren bişey vardır eğer ki bir insan bir yere hiç bakmıyorsa orda onu ilgilendiren bişey kesin vardır. “Biz de senden bahsediyorduk” dedi kankası olduğunu söyleyen kız. “Ne anlatıyordunuz iyi mi kötü mü ?” Deyip güldü “ Yok ya iyi bahsediyorduk” “İnşallah pek güvenmiyorum sana dökmedin inşallah kirli çamaşırlarımı” “Yok ya ben bunları döverim diye kavgaya girip gece acillik olduğunu söylemedim ya da köpek görünce korkudan beni önüne atıp koşarak kaçtığını falan” onlar kahkahalarla gülerken içimdeki o tarafa bakma istediği bastıramıyordum. Kalbim bak hemen orda işte derken aklım hayır bakma deyip beni durduruyordu sonunda kalbimi dinledim ve kafamı kaldırdım. Gözlerimi kaldırmamla bana bakıp güldüğünü gördüm.Çok güzel gülüyordu. Gülünce daha da kısılan o çekik gözleri ve dolgun dudakları insanda bağlama büyüsü yaptırma isteği uyandırıyordu. Kafamın içinde Sezen’in “ aman bize nasip olur inşallah boyuna da posuna da bin maşallah” son ses çalarken gözlerimi indirmeye çalıştım.başarabildim.Kalbim yine benden umudunu kesmiş kendi kendine yetmeye çalışıyordu. O sırada servis sorumluları cemal bey geldi. “Hadi çay içmeye gitmiyor muyuz sizi bekliyorum “diyerek geldi yanımıza. “Oo muhabbet ortamı güzelmiş ben olsam bende gelmem.Ben de diyorum Ömer gitti niye gelmedi?” O sırada bana doğru bakıp “ siz yenisiniz galiba” dedi. “Evet “ dedim gülümseyerek “İsminiz neydi?” “Ahsen” “Çok memnun oldum tanıştığımıza ben Cemal yan servisin sorumlusuyum aklınıza takılan bir şey olursa bana sorabilirsiniz” dedi. “ bende çok memnun oldum.Teşekkür ederim sorarım “diyerek gülümsedim. Ömere imalı bir şekilde bakarak “Hadi gidelim” dedi ve birlikte gittiler. Ben biraz daha burda kalırsam galiba erken yaşta kalpten gidecektim.Gösterdikleri işi yapmaya devam ederken aklımı veremiyordum. Ömer Kızların yanıma girdiğimde konuşup sohbet ediyorlardı.Ve bizim stajer kız da burdaydı yine çalışıyordu.Benden bahsettiklerini söylediklerinde biraz tedirgin oldum acaba sacideden mi bahsediyorlardı.Hep beraber kızın beni beğenmeyip istemediğini mi söylüyorlardı acaba. kendime güvenim yerle bir olmuştu. Zaten kendime güvenen bir insan değildim ama özgüvenli durmaya çalışıyordum kızlar böyle erkeklerden hoşlanırlardı çünkü sacidede öyle erkeklerden hoşlanıyordu. Hatice yine benimle dalga geçince gülmeye başladı bende gülüyordum o sırada tekrar stajyer kıza dönüp baktım kafasını kaldırıp bana bakınca yine göz göze gelmiştik. Her göz göze gelişimizde birşeyler hissediyordum. Ama adını koyamadığım bir duygu.Değişik bir aurası vardı bakışlarının ve insanda bakma isteği uyandırıyordu. Cemal abinin sesi ile arkamı döndüm.Gelip yanımda durup elini omzuma attı ve hafifçe sıktı. Stajyer kızla konuşmaya başladı. Cemal abi ile yan yana olduğum için kız ona bakıyordu ona bakarken bakışları 1 saniyeliğine bana kaydı ve sonra tekrar önüne döndü.Gülümsedi ilk defa onu gülümserken gördüm. Çok masum gülüyor. Sonra cemal abi bana imalı bir bakış atarak beni dışarıya çekti “Gelmeme nedenin anlaşıldı şimdi “ “Ne nedeni abi” “Fıstık gibi kız orda gelmezsin tabi” dedi gülerek “Yok abi ne alakası var ayrıca o kız küçücük” “ Ah ahh sen bu etrafına bakmayı ne zaman öğreneceksin be oğlum” dedi. Etrafıma baksam bile birşey değişmiyordu kimseye başka bir gözle bakamıyordum. Bugün haticenin doğum günü vardı onun için Cemal abi ile konuşmalıydım.Ona sürpriz bişeyler yapalım diye kararlaştırdık.Çıkış saatinde kutlayacaktık pasta siparişi verdik.Hemşire odasını da balonlarla süsleyecektik. Moladan yukarıya çıktığımda odaya geldim balonlar şişirilmişti masa ortaya çekilmiş ve koltuklar etrafına koyulmuştu.Ortalığı düzenlemeye çalışırken arkamda bir kişinin olduğunu hissedince arkamı döndüm ahsen gitmemişti. “Sen çıkmadın mı daha küçük kız” deyip gülümsedim. “ Hayır ömer çıkmadım ısrar ettiler bende o yüzden kaldım “ “Anladım.Gel bana yardım et o zaman “ dedim.İlk defa adımı onun ağzından duymuştum. “Tamam ne yapayım” “Balonları duvara yapıştıralım diyorum yerde üstüne basarız patlar falan” Olur anlamında kafasını salladı benim şişirdiğim balonları o da duvara yapıştırıyordu balonları şişirip bitirdim. Bir tane balon yapışmıyor sürekli düşüyordu ahsen tutturmaya çalıştıkça olmuyordu boyu da yetmiyordu zıplayıp duruyordu.Eli balonun üstündeyken yardım etmek istedim balonu tutmasına yardım edince ellerimiz buluştu ve dönüp bana baktı o bembeyaz elleri dokunmamla beraber titredi.Gözlerini kaçırıp gülümseyip balonu bıraktı ben yapıştırdım. Odada sadece ikimiz olduğumuz için belki de rahatsız olmuştu. Sonra suna abla geldi yanımıza “ çok güzel olmuş burası” “Ben yaptım tabi güzel olacak .Doğumunda yeğenlerimin odasını da süsleyecem ben “ suna abla hamileydi. İkiz bebekleri olacaktı son ayındaydı. Doğum günü kızı gelince hep beraber doğum günü kutlamaya başladık.arkadaşlardan bir kişi hediye terlik almış onu dene diye ısrar edilince o da denemek istedi. “Ya denemesin ayağı kokuyordur şimdi vallahi boğuluruz” dememle haticenin bana yastık atıp herkesin kahkaha atması bir oldu.Hepimiz gülerken ahsen de gülüyordu.Ama bana bakıp ikimizde gülerken göz göze gelince yüzündeki gülümseme bir anda gitti.Anlayamadığım bir şekilde acı çekiyor gibi bir ifade vardı. “Hatice tekrar doğum günün kutlu olsun ben gidiyorum nice yıllara “ deyip gitti. Biz de doğum gününü kutlayıp evlerimize dağılmıştık.
Free reading for new users
Scan code to download app
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Writer
  • chap_listContents
  • likeADD